Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 02 Ağustos 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kadınlar omuzladı

Kadın haklarının öncüsü gazeteci-yazar Duygu Asena'nın cenaze namazında kadınlar, 'arkaya geçin' uyarılarına kulak asmayıp erkeklerle birlikte saf tuttu, sonra da tabutunu omuzlarında taşıdı

Gülay Fırat

Türkiye'de feminist akımın öncülerinden gazeteci - yazar Duygu Asena dün son yolculuğuna çiçekler, zılgıtlar ve alkışlarla uğurlandı. Tabutu sarı güllerle kaplanan Asena'nın cenaze namazında kadınlar erkeklerle birlikte saf tuttu. Namazın ardından da kadınlar erkeklerin yerine Asena'nın tabutunu omuzlayıp cenaze arabasına kadar taşıdı.
Asena için ilk tören Vatan gazetesinin önünde yapıldı. Burada konuşan meslektaşı Haşmet Babaoğlu, "Duygu sözlerin değil, hayatların özgür ve parlak olmasını isterdi. Duygu Asena, Türk gazeteciliğinde milattır. Kadının adı var artık, herkes biliyor. Duygu Asena güle güle, nur içinde yat" dedi.
Asena'nın sarı güllerle bezenen cenazesi daha sonra AKM' ye getirilerek sahneye konuldu. Törenin sunuculuğunu yapan Metin Uca, beyazlar giyerek geldiklerini, bunun Asena'nın isteği olduğunu belirtti ve "Bu ağlak bir tören olmayacak. Onu gönlümüzde yolluyoruz" dedi.
Törende konuşan KA-DER Kurucu Başkanı Şirin Tekeli, Asena'nın basında çalışmaya başlamasının Türkiye'de feminizmin gelişmesine büyük katkılarının olduğunu anlattı. Pınar Selek, "Annem gibi Duygu'yu da çok severek, örnek alarak büyüdüm" dedi. Gazeteci İpek Çalışlar da konuşmasını "O bir fikir kadınıydı. Her zaman aramızda yaşayacak" sözleriyle bitirdi.

Mor Çatı'yı üzen bağış
Mor Çatı Derneği'ni temsilen konuşan Gül Sun, Asena'nın ölümüyle onun isteği doğrultusunda büyük bir bağış aldıklarını, bugüne dek yapılan tüm bağışlara çok sevindiklerini, ancak bu kez büyük üzüntü yaşadıklarını söyledi.

Alkışlarla uğurlandı
Asena'nın cenazesi alkışlar eşliğinde omuzlara alınarak Teşvikiye Camii'ne götürüldü. Camide Asena'nın sarı güllerle kaplı tabutunun üzerine kırmızı güller de konuldu. Kardeşi İnci Asena ve yeğeni Berfu Çapın, tabutun başında taziyeleri kabul etti.
Asena'nın tabutu başından ayrılmayan bir grup kadın, namaz vaktinde de burada kalıp saf tuttu ve cenaze namazı kıldı. Kadınlar, Asena'nın naaşının cenaze aracına taşınmasını da erkeklere bırakmadı. Aralarında İnci Asena'nın da yer aldığı kadınlar, cenaze aracını uzun süren alkışlarla mezarlığa uğurladı.

Birçok ünlü isim katıldı

Asena ve Tezerdi'nin camideki cenaze törenine, İstanbul Valisi Muammer Güler, CHP Milletvekili Mehmet Sevigen, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, Milliyet Gazetesi İcra Kurulu Başkanı Hanzade Doğan, Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Orhan Erinç, Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, eski bakanlardan Cavit Çağlar, Yaşar Kemal, Dinç Bilgin, Bülent Eczacıbaşı, Berna Yılmaz, Semahat Arsel, Mustafa Denizli, Zeki Alasya, Betül Mardin, Nazan Moroğlu, Sezen Aksu, Erol Evgin, Orhan Gencebay, Mehmet Ali Erbil, Hale Soygazi, Selim İleri, Zeki Alasya'nın da aralarında bulunduğu medya, sanat ve iş dünyasından birçok kişi katıldı.

2 bin 300 sarı gül kondu

Duygu Asena'nın Gelişim Yayınları'ndan çalışma arkadaşı olan Lalehan Uysal, Asena'nın tabutunun çiçeklerle örtülmesi için büyük çaba sarf etti. Uysal, İnci Asena'nın fikri üzerine pazartesi günü Antalya'dan 2 bin sarı gül getirtti. Salı sabahına kadar çiçeklerin açmasını bekleyen Uysal, saat 04.00'ten tören saatine kadar, çiçekçilerle birlikte gülleri tek tek beyaz bir örtünün üzerine yapıştırdı. Daha sonra bu örtü, Asena'nın tabutunun üzerine yerleştirildi. 2 bin çiçeğin yetmemesi nedeniyle, İstanbul'daki çiçekçilerden de 300 sarı gül alındığı öğrenildi.

Sizin hiç Duygu'nuz öldü mü?

Filiz Aygündüz
Sabah 10.00... Vatan Gazetesi'nin önünde buluşuyoruz Duygu Asena ile. İnci Asena, pazar günü Antalya'daki seralardan getirttiği 2 bini aşkın tomurcuk gülden sarı bir şal işletmiş ablasının omuzlarına. Duygu Hanım'ın söylediği anonim bir dörtlükten alıntı bu çiçekler: "Eğer bir gün ölürsem mezarıma gelip de sarı güller dikersin... O da bir sarı güldü ne çabuk soldu dersin..."
Bütün yakınları beyazlar içinde bugün. Onun istediği gibi. Cenaze töreninden çok, erken bir vedalaşma; son çalıştığı gazetenin Mecidiyeköy'deki binası önünde.
Önce gazeteci-yazar Haşmet Babaoğlu kısa bir konuşma yapıyor, sonra "kadının adı", her zaman olduğu gibi önden, AKM'nin yolunu tutuyor alkışlar eşliğinde; sevenleri de ardından...

Sadece kadınlar
AKM'ye giriyoruz. Jan Garbarek'in "Rites" albümünden Duygu Hanım'ın en sevdiği şarkıyla karşılanıyoruz: "Where the Rivers Meet/Nehirlerin Buluştuğu Yerde"
Duygu Hanım, Büyük Salon'da sahnenin ortasında bu kez. Arkasında Negatif dergisini çıkardığı yıllarda çekilmiş siyah-beyaz fotoğrafı. Her zamanki gibi güzel... "Sadece kadınların konuştuğu" törenin sunuculuğunu Metin Uca yapıyor.
Sıkı tembihliyiz, ağlamıyoruz! Nebil Özgentürk'ün Duygu Asena için hazırladığı belgeseli izlemeye başlıyoruz. Mini etekli gelinliğiyle Duygu Asena... Efsanevi dergisi Kadınca'da ekibiyle birlikte Duygu Asena... Doğu'da kadınlarla Duygu Asena... Sinemada başrolünü oynadığı "Umut Yarına Kaldı" adlı filmle, kitaplarıyla...
Ardından Şirin Tekeli alıyor sözü. Asena'nın kadın hakları konusunda verdiği feminist mücadeleyi anlatıyor uzun uzun. Söz, tüm kadınların ortak hikâyesi "Kadının Adı Yok"a geliyor. "Türkiye'de feminizmin manifestosu" diyor Tekeli, kitap için.
Duygu Asena'nın insan hakları konusundaki çabasını Pınar Selek'ten dinliyoruz. Selek'in ardından gazeteci İpek Çalışlar geliyor sahneye. "Duygu aslında bir gazeteye genel yayın müdürü ya da başyazar olarak düşünülmeliydi. Ki eminim kendisine böyle bir görev verilse ilk iş, kabinesinin yarısı kadın olan İspanya Başbakanı Zapatero ile söyleşiye giderdi" diyor.
Ve Teşvikiye Camii... Görülmemiş bir kalabalık. Kenarda beyazlar içinde üzgün Duygu Asena okurları. Sessizce Asena için açılan defterlere yaklaşıyorlar. Biri "Duygu Hanım" diye başlıyor satırlarına, "Ben iki kız çocuğu babasıyım. 'Kadının Adı Yok' ile siz de bizim eve girdiniz. Keşke bu kadar erken gitmeseydiniz."

Yaşar Kemal: İyi bir yazardı
Yazar Duygu Asena. 20 yıldır yazdıklarının edebiyat olup olmadığı tartışılan, vaktiyle kitaplarına burun kıvrılan... Tam da o sırada, Zülfü Livaneli'nin kolunda edebiyatın dev kalemi Yaşar Kemal giriyor camiye. Biri yanına yaklaşıp, "Siz nasıl bilirdiniz Duygu Asena'yı?" diye soruyor. Yaşar Kemal verdiği cevapla 20 yıldır tartışılan soruya son noktayı koyuyor: "İyi bir yazardı!"
Öğle namazını takiben okunan selanın ardından bir erkek, tabutun önündeki kadınlara dönüp "Cenaze namazı kılınacak, kadınlar arkaya" diye sesleniyor. O güne dek içlerinde saklı kalan sesi tek başına çıkaran Duygu'larına doğru bir adım daha atıp "Hayır" diye hep bir ağızdan bağırıyor, erkeklerle birlikte saf tutmaya devam ediyor kadınlar.

Kadınların sırtında
Namazın ardından kadını ikinci cins olarak sınıflandıran toplumun cinsiyetçi şifrelerini kıran neferlerini sırtlarına alıp, cenaze arabasına doğru yöneliyorlar.
Alkışlarla, zılgıtlarla ve 80 sonrasında Yoğurtçu Parkı'nda kadınların yaptığı ilk örgütlü sokak eyleminde, dayağa karşı yürüyüş sırasında söylenen, Avukat Filiz Kerestecioğlu'nun yazdığı şarkı eşliğinde: "Kadınlar vardır, kadınlar her yerde"...
Hep birlikte caminin dışına çıkıyoruz. Teşvikiye'de trafik durmuş. Sokaklar kadınlarla dolu. Herkes şaşkın... Yolun ortasında birbimize bakıyoruz. Odasını, evini, yanını karargah bellediğimiz, erkekler, ilişkiler, kadın olmak, gazetecilik; özetle hayat konusunda en sıkı savaş (!) taktiklerini, gülerek ve hem çok eğlenerek aldığımız telaşsız ve zarif kalemimiz uzaklaşıyor.
Kalbimizin üstünde Duygu Asena fotoğraflarımız ve iki cümle:
"Özgürsünüz... Gücünüzü bilin."
Yaşsız veda buraya kadar. Kızarsanız kızın Duygu Hanım. Erkekli kadınlı ağlıyoruz artık. Sizin hiç Duygu'nuz öldü mü?

Ergil Tezerdi de son yolculuğuna uğurlandı
Teşvikiye Camii'nde dün aynı anda 2 cenaze için tören düzenlendi. Gazeteci Ergil Tezerdi, son yolculuğuna Duygu Asena'yla birlikte uğurlandı. Akciğer ve pankreas kanseri nedeniyle tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren 69 yaşındaki Tezerdi'nin cenazesine ailesi, yakınları ve sevenlerinin yanı sıra sanat dünyasının tanınmış simaları katıldı. Tezerdi, cenaze namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verildi.






GÜNCEL
Kadınlar omuzladı
Ordu'da polis müdürünün merkeze alınmasına tepki
Vali'den kırmızı halının başına nöbetçi memur
Belgeler adliyede top federasyonda
Devlet Hastanesi'nde imam müdür yardımcısı
Lübnan 'sakinleştirici' istedi
Ata'nın defterindeki yazı için takipsizlik
Sorun, yanıtlayalım






Hasan PULUR
Ölümle yarıştı, ölüm geçti...
İNSAN vardır, ölümle yarışır; "Ben geçeceğim!...
Çetin ALTAN
"İslami cihat" politikaları ve "Çellissima" 4'lüsü...
Bir yanda bastırdıkça bastıran sıcaklar, bir ...


 2003 yılında neler oldu
 2004 yılında neler oldu

© 2006 Milliyet