Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 20 Ağustos 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bir Barenboim konseri

Aya İrini'den Daniel Barenboim'in yönettiği Doğu-Batı Divânı Orkestrası geçti. Nefis bir konser dinledik

Fax: (0312) 427 20 64

16 Ağustos'a rastlayan bu çarşamba gecesi Aya İrini'de Daniel Barenboim'in yönettiği Doğu-Batı Divânı Orkestrası'ndan nefis bir konser dinledik. Ara dahil üç saate yakın süren bu programın sonunda bizim İstanbul dinleyicisinin kendine özgü ama genelde de dünyaya kabul ettirdiği bir adetidir; orkestra, ısrarlı alkışlarla bise davet edildiği halde, tükenen şef haklı olarak isteği yerine getiremedi.
Beethoven'ın ("Leonore" uvertürü) üstüne Schubert'in "Alabalık Beşlisi" ve Brahms'ın "Do Minor 1. Senfoni"si ile kalabalık ve seçkin dinleyici üç saat büyülendi. Barenboim konserin başında İstanbul'a ilk defa geldiğini açıklayınca, "aaa vah vah" gibi sesler duyuldu. Doğrusu İstanbulluların şehirleriyle mağrur olmaları bir safha daha ilerlemiş durumda, keşke şehri korumakta da aynı dereceye ulaşsaydık.
Müzik gerçekten üniversal; kökeninde Rusya Yahudisi olan bir ailenin çocuğu çok küçük yaşta Berlin'de Furtwaengler'in yanında ondan birkaç ders alıyor, küçük yaşlardan beri ünlü olan piyanist ünlü bir şef oluyor, Edward Said'le birlikte Goethe'nin İranlı şair Hafız'ın tercümelerinden esinlenerek kaleme aldığı "Doğu-Batı Divânı" adlı ünlü eserine atıfla 1999 yılında bu orkestrayı kuruyorlar.

Harem bölümlerinde neden küflenme var?
İçinde Türk genci Orhan Çelebi de olmak üzere, Yahudiler, Araplar, Almanlar ve daha nice milletten genç müzisyenler var; yaşları 14-25 arası... Genç orkestrayı büyük müzisyenler usta hale getirir, İstanbul artık bir kültür merkezidir ve seviyeli bir dinleyici var.
Büyülenerek dinlediğimiz konser dolayısıyla Aya İrini'nin içinde üç saat boyunca niye terledik veya bizim Topkapı Sarayı'nın Mimar Sinan tarafından yapılan Harem bölümlerinde niye küflenme var? Herhalde Bizanslı mimarın veya dünya dahisi Sinan'ın hatasından değil. Bizim restoratörlerin 1970'li yıllarda eski eserleri beyaz çimentoyla tamir etmelerinden dolayı meydana gelen bir aksaklık...

İsrailli yetkililere rağmen Filistin'e gitti
Barenboim konseri bakın ne dertlere kadar uzanıyor... Barenboim orkestrası politik mesajlıdır. Bütün Yahudiler ve Araplar mutlaka birbirini gırtlaklama meraklısı değildir, dedelerinin Endülüs'te kurdukları medeniyeti devam ettirmeyi düşünenler de var. Kendisi 2005 yılında Ramallah'a konser vermeye gittiği zaman İsrail yetkilileri güvenliğini sağlayamayacaklarını, gitmemesini telkin ettiler, hatta önlediler.
O gitti; fırsat verildiği takdirde Filistin'den de kendisi gibi üstatlar çıkacağını söyledi ve gösterdi. Aynı kararlılıkla Tel Aviv'de de Wagner dinletti. Sevelim veya sevmeyelim, Wagner herhalde konser programlarında bulunmalı.

Açıklama

Bu yazın sıcağında bir açıklama ile başınızı ağrıtmak zorundayım. Bizim basın kendine göre çarpıcı başlıklar koymayı sever; "Onu tanımıyorum" veya "İsyan bayrağını açtı" gibisinden. Oysa benim gibi hem Mülkiye'de okumuş hem de şimdi bürokratik bir görevi olan adamın "Anıtlar Kurulu'nu tanımaması gibi" bir keyfiyet söz konusu olamaz.
Kaldı ki bu kurul benim bağlı olduğum bakanlığın bir destek kuruluşudur. Başındaki Cengiz hocayla başka kurullarda da çalışıyoruz. Benim üzerinde durduğum çok önemli bir ilkedir: Kurullar bize çalışmalarımız için yön veremez, şunu şöyle yapın diye direktif veremez ancak yapmak istediklerimizde tutarsızlıklar varsa teknik bakımdan denetleyerek olumsuz kararlar ileri sürer.
Bu kararlar aleyhinde de hukuki yoldan gerekli yerlere müracaat söz konusu olabilir. Maalesef Ağalar Camii ve kütüphane konusu bir yıldır basını meşgul ediyor, oysa sorunun ikinci ve üçüncü safhası şimdilik tartışılamayacak kadar ağır bir vaziyet söz konusudur. Depremden dolayı binada çatlaklar var, önce binanın restorasyonu lazım. Bu yıl mart ayında bize ulaşmayan bir kararla da restorasyondan sonra kütüphanenin bu binada muhafaza edileceği anlaşılıyor.
Topkapı Sarayı yazmalar kitaplığı herhangi bir zengin şark eserleri kitaplığına benzemez, herhangi zengin bir manastır kitaplığı gibi de değildir. Bu kütüphane imparatorluğun 15'inci yüzyıldan itibaren benimsediği üniversal, siyasi ve kültürel rolün bir yansımasıdır; 20 bin küsur kitabın içinde Osmanlıca, Arapça ve Farsça kıymetli minyatürler, divan ve tarihler, felsefi denemeler kadar değerli Ermenice ve Rumca İnciller, Slav dilinde tarihler, hatta Macar musiki kitapları, Latince eserler vardır. Bu Rönesans dünyasına açılmaya başlayan bir imparatorluğun kütüphanesidir.
"Biz Rönesans'tan çok uzak kaldık" gibi toptancı hükümleri ortaya koymadan evvel bu gibi kurumları incelemek gerekir. Musiki hayranı Kanuni Sultan Süleyman Budin'i fethettiği vakit, "Bunların musikisi nedir?" diye araştırdığından Kral Mathias Lorvinus'un kitaplığının en önemli nota mecmuasını Topkapı'ya getirmiştir. Macarlar "Corviniana" diye tanınan bu eseri, yakınlarda bizim kütüphaneden alıp restore edip bastırdılar. Bu örnek dahi Topkapı Sarayı Kütüphanesi'nin değerini ifade eder sanıyoruz.



PAZAR
İhaneti öğreneli bir yıldan fazla zaman geçtiyse... Geçmiş olsun!
"Zaten bikinili pozlarım var. Niye yakalanmış gibi yapayım ki?"
Dünyayı dolaşıp bu garip enstrümanı çalıyor
Hayatımızı değiştiren internet siteleri
Beş günlük spor zirvesi
Şangur şungur şangırila
Halife tatilde
Kapitalizmin açmazları
Lagos buğulama bir başyapıt
Bir Barenboim konseri
Tatiliniz tuvalette geçmesin!
Kadının adı iffet
Beldibi'nde bir hafta
Okurlara cevaplar...





Ahmet Turhan Altıner
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Mılor
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Fatih Türkmenoğlu
Mehmet Yalçın

© 2006 Milliyet