|
 |
|
|
'Soykırım' ve Orhan Pamuk
TANER Akçam soykırım iddiasını savunan kitabını genişleterek bugünlerde yeniden yayımladı. Kitabın arka kapağına Orhan Pamuk'un eski bir mektubundan aldığı bir cümle var:
"Bu kitap Osmanlı Ermenilerine karşı organize yok edişin kusursuz bir muhasebesidir."
Orhan Pamuk gibi Nobel kazanmış ünlü bir yazarın bu sözleri, Akçam'ın kitabı için müthiş verimli bir reklam aracı olacak tabii.
Akçam "soykırım" iddiasına Atatürk'ü de 'tanık' göstermek için onun konuşmalarından cımbızla seçtiği birkaç kelimelik birkaç cümleyi kullanıyor. Bu konuyu ayrıca yazacağım.
Bugün Orhan Pamuk'un Ermeni meselesiyle ilgili tavrı üzerinde durmak istiyorum.
Pamuk ve diaspora
Orhan Pamuk, 16 Ekim'de Amerika'da Ermeni meselesi hakkında bir konferans verecekti. 12 Ekim'de Nobel ödülünü aldığı açıklanınca bu konferansı iptal etti.
Konferansın sponsorları arasında "Arsham ve Charlotte Ohanessian Kürsüsü" ile "Soykırım Çalışmaları Merkezi"nin bulunması onun niteliği hakkında bir fikir veriyor zaten!
Pamuk'un bu konuda daha önce yaptığı provokatif konuşmalar da hafızalardadır.
Ermeni diasporasının 'tertip' ettiği böyle bir konferansı Pamuk'un iptal etmesini olumlu ve sorumlu bir davranış olarak görüyorum. Bundan sonra da böyle sorumlu davranmasını diliyorum.
Pamuk artık "Nobel kazanmış yazar" olmanın sorumluluğuyla hareket etmelidir.
Nobel Enstitüsü zaten ödülün "Pamuk'un siyasi görüşlerine değil" edebi üretimine verildiğini belirtmişti!
Bütün bunları gözeterek, Orhan Pamuk bundan sonra siyasi beyanlarıyla sansasyonlar yaratan, milletlerin, halkların arasındaki karşıt duyguları kaşıyan bir yazar değil, aksine bundan sakınan bir yazar olmalıdır.
İki araştırma
Pamuk'a iki araştırmayı hatırlatmak istiyorum:
Gallup ile Ermenistan Sosyoloji Enstitüsü'nün araştırmasına göre, "Türkiye'nin soykırım iddialarını kabul etmesini" önemli bir dava olarak görenlerin oranı Ermenistan'da yüzde 1'den ibaret! Büyük çoğunluğun derdi işsizlik, demokrasi, insan hakları gibi konular.İkinci araştırma, Sakarya Üniversitesi'nden Dr. Hüseyin Çakıllıoğlu'nun "Diasporada Ermeni Kimliği" adlı akademik çalışmasıdır. Paris ve Halep'te diaspora Ermenileriyle görüşerek yapılmış bu araştırma, ruhsal gerilimler içindeki diaspora Ermenilerinin "soykırım" iddiasını milliyetçi bir ideoloji haline getirdiklerini gösteriyor. Ama Ermenistan'a yerleşmeyi de düşünmüyorlar!
Nobel kazanmış bir yazarın, artık böyle mariz bir diasporanın sözcüsü gibi gözükmeyi kendisine yakıştıramaması lazım!
Ermenilerin çektiği ıstırabı Türklere hatırlatmak başka şey, Türkleri "soykırım" gibi kara bir lekeyle suçlamak başka şey!
Ermenistan Ermenilerinin de istediği barışı ve ekonomik gelişmeyi filizlendirmek için aynı tarih kesitinde Türklerin çektiği ıstırapları da hatırlatarak yapıcı bir işlevi üstlenmek çok daha ahlaki, insani ve 'evrensel' bir tavır olur.
Pamuk'un eski sözleri Akçam'ın kitabının arka kapağında yer aldı bile fakat bundan sonra Pamuk, böyle bir insani ve daha 'evrensel' bir duruşu benimserse, yeni konuşma ve yazılarında bunu ortaya koyabilir.
Mahut konferansı iptal etmesini, bunun işareti saymak istiyorum.
t.akyol@milliyet.com.tr
|
|
|

|