Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 04 Aralık 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Vatikan'dan İran'a...


Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay 1969'da İran'ı ziyaret etti.
Tahran'a 13.00'te indi. Akşam Şah Pehlevi'yle yemek yiyecekti. Ancak Şah, beklenmedik bir jestle Sunay'ı öğle yemeğine de davet etti.
Gittiler.
Pehlevi, yemek öncesi Türkleri öven cümleler söyledikten sonra birden konuyu laikliğe getirdi ve dedi ki:
"Laiklik belki Türkiye'nin kuruluş yılları için gerekliydi, ama artık bu ilkeyi aynı tonda devam ettirmenizin gerekliliğine inanmıyoruz. Hatta laikliğin tüm İslam âlemine zarar verdiğini gözlüyoruz. Biz İran'da din adamlarını paraya boğarak bu işi hallettik. Sizin de laikliği bir anayasa kuralı olarak kullanmaktan vazgeçmenizi rica ediyorum."
Sofradaki diplomatlar şaşkına döndüler. Gözler Sunay'a çevrildi. Cumhurbaşkanı şu cevabı verdi:
"Türkiye'deki laiklik ne İslam âlemine ne Türklere zarar verir. Laiklik din karşıtı bir ilke değildir. Türkiye'nin laiklik ilkesini terk etmesi düşünülemez. Ama samimiyetinize güvenerek ben de size bir tavsiyede bulunacağım: İran ordusu görebildiğim kadarıyla size bağlıdır. Yarın Allah göstermesin size bir şey olursa bu ordu ertesi gün dağılır. Size içten tavsiyem, bu orduyu bir an önce milletin ordusu haline dönüştürmenizdir."
Bu konuşmaların sofrada estirdiği soğuk hava gezi boyunca sürdü.
10 yıl sonra Şah İran'ı terk etmek zorunda kaldı. Ardından Sunay'ın tahmin ettiği gibi ordusu dağıldı. "Paraya boğduğu" din adamları iktidara el koydu.
***
Bu anıyı, dönemin Dışişleri Ortadoğu Dairesi Genel Müdürü Fahir Alaçam aktarıyor ("Dış Politikamızın Perde Arkası", Ed: Turhan Fırat, Ümit, 2005).
İlginçtir, geçen hafta Papa da Roma'dan İstanbul'a uçağına bindiğinde 37 yıl önce Şah'ın söylediklerine benzer şeyler söyledi:
"Atatürk, Türkiye'nin inşasında Fransız anayasasını model almıştı. Kamusal hayatı, geleneksel değerlerden tamamen ayıran laisizm çıkmaz sokaktır. Dinsel ve kamusal alanların farkını ve özerkliğini, bu alanların aynı zamanda birlikte var olmasını ve birbirlerine karşı sorumluluğunu belirleyen bir tarzda laikliği yeniden tanımlamalıyız."
***
Geçen hafta "din devleti" Vatikan'dan gelen konuğuyla görüşen Başbakan Erdoğan dün bir başka "din devleti"ne, komşu İran'a gitti.
Biri Vatikan, diğeri İran...
Biri Hıristiyan, diğeri Müslüman...
İkisi de Türkiye'nin laikliğini sorguluyor.
Türkiye ise "yürümez" denilen bir ilkeyi 80 senedir sancılarla yürüterek, sadece bölgesine değil, dünyaya da örnek bir model sunuyor;
Amerika'dan Irak'a "iki cihan"da din fanatizminin yükseldiği bir dönemde, o fanatizme benzin döken Papa'yı ilk kez bir camide ağırlayarak farkını ortaya koyuyor.
Sorunları olsa da Türkiye laikliği, yabana atılacak bir model değildir.
Avrupa ne kadar dışlasa da, Türkiye bu modeli demokratikleştirip "geleneksel değerler"iyle barıştırarak geliştirecek, sürdürecektir.
Ve eminim ki yarın medeniyetler çatıştığında, dünya bu modele eskisinden daha çok ihtiyaç duyacaktır.
Vatikan'dan İran'a kadar...

can.dundar@e-kolay.net








Taha AKYOL
'Hıristiyan Kulübü' olarak AB
ALMAN başbakanları Schröder ile Merkel arasın...
Çetin ALTAN
Takım, bu takım
Dedem Hasan Paşa'nın mezarı yanında ünlü bir ...
Hasan CEMAL
Kuzey Irak'a asker kaydırılması yanlış
Başbakan Erdoğan'la cumartesi akşamı Ankara'd...
Yasemin CONGAR
Yavaşlayan AB treni ve ABD
Geçen cuma, ABD Dışişleri Bakanlığı binasında...
Can Dündar
Vatikan'dan İran'a...
Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay 1969'da İran'ı ziy...
Semih İDİZ
AB ile yol ayrımı gözüktü sanki
Gelişmeler, AB ile sanki bir yol ayrımına yak...
Faik ÖZTRAK
Türkiye'de kırılganlığın artması riskleri zorluyor
Geçen ay ABD'de konut piyasasına ilişkin veri...
Hasan PULUR
Neredeyse Papa'yı Müslüman yapacaklar!!!
NE zaman Avrupa'yla başımız derde girse, adam...
Yaman TÖRÜNER
Kadrolaşma nereye kadar?
Ekonomi bürokrasisini ele geçirmek zor oldu. ...
Osman ULAGAY
Vurdumduymaz piyasalar ve doların düşüşü
Geçen hafta Avrupa Birliği (AB) cephesinden g...
Güngör URAS
Mülkiye'de bir öğrencinin yıllık maliyeti 3 bin dolar
Mülkiye'de bir öğrencinin yıllık maliyeti 4.3...

© 2006 Milliyet