|
Türkler işsizken Tekfen neden Çinli işçi arıyor?
İşsizimiz kalifiye değil, kalifiye olanı da kapışıldığı için karaborsada. Meslek lisesi öğrencilerine duyurulur
Tekfen'in 50. yıldönümü nedeniyle Çırağan Sarayı'nda verilen davet, iş dünyasından 4 kuşağı biraraya getiren çok nadir ve özel akşamlardan biriydi. Balo Salonu'nun en iç kısmında, 80 yaşını devirmiş 3 çınarın -Feyyaz Berker, Nihat Gökyiğit ve Necati Akçağlılar- tebrikleri kabul ettikleri salonda, son yıllarda birbirlerini görmeyen dostlar hasret giderirken iş dünyasına yeni adımını atmış 4. nesil gençler, dedelerinin arkadaşlarına saygılarını sunuyorlardı.
Cumhuriyetimizin ilk yıllarında biri Mersin, diğeri Artvin, öteki İzmir'de doğan 3 çocuk Amerikan kolejlerinde okuyup, ABD'de mühendislik tahsili yaptıktan sonra 1956'da şirket kuruyorlar ve teknolojinin "Tek"iyle "Fen"i birleştirerek adına Tekfen diyorlar.
Türkiye onları "ampulcü Tekfen" olarak tanıdı, ama onlar müteahhitliğe, gıdaya, gübreye, bankacılığa da girdiler, devasa projelere imza attılar. Küresel oyuncu olmayana yaşam alanının kalmadığı bugünün dünyasında ise, en iyi bildikleri 2 sektör olan taahhüt ve tarımla geleceğe yelken açıyorlar...
Ampulcü Tekfen'den...
Tekfen'in CEO'su Erhan Öner'in, 50. yıl nedeniyle önceki hafta gazetelerde yer alan demeçlerinde aynen şöyle diyordu:
"Yurtdışındaki taahhüt işlerinde artık Çin firmaları da rakip olarak ortaya çıktılar. Biz de bir Çinli firmayla işbirliği için görüşüyoruz; özellikle de insan kaynağı konusunda... Artık ne yazık ki Türkiye'de, yurtdışında çalıştıracak işçi bulmak çok zor. Eskiden kapımızda kuyruk olurdu; şimdi kimse çalışmak istemiyor. Çinli ve Pakistanlı işçiler çoğunlukta.
(...) Ampulcü Tekfen imajımızı korumaya çalışıyoruz. Ancak fabrikamızı kapattık. GE ve Philips de Uzakdoğu rekabetine dayanamayıp kapattı. Onlar Polonya'da üretip Türk pazarına sokuyor, biz Çin'de TSE belgeli üretim yapıyoruz. 75 milyon dolarlık iç pazardaki payımız % 35."
Memleket meselesi
Ampulü Çin'de ürettirmelerine şaşmadım, ama Türkiye'de milyonlarca yoksulumuz ve işsizimiz varken, sadece Tekfen'in değil pek çok Türk firmasının yurtdışı taahhüt işlerinde bile Çinli işçi istihdam etmeye başlamalarına içim acıdı. Tıpkı ampul fabrikasında olduğu gibi taahhüt işinde de Çinli kalifiye işçi, Türk kalifiye işçinin onda biri fiyata çalışmaya talip. Ama eminim ki bizim yoksulluk ve açlık sınırında yaşayan 20 milyon insanımız içinde de ayda 70 - 80 dolar maaşla yurtdışında inşaat işçiliği yapmaya can atan yüzbinler vardır. Pekiyi bunların kısa bir eğitimden geçirilmesi için devlet önayak olamaz mı?
Geçen hafta Haydar Akın Anadolu Meslek Lisesi öğrencileri, edebiyat öğretmenleri Meral Alkaya ve Songül Şireci ile birlikte gazeteye ziyaretime geldiler. Elektrik/elektronik teknolojileri, bilişim teknolojileri ya da giyim üretim teknolojileri bölümünde eğitim gören pırıl pırıl çocuklar. Liseyi bitirdikleri an, gencecik yaşlarında meslek sahibi olabilecekler. Ama bunun kıymetini ne kadar biliyorlar derseniz, maalesef pek farkında değiller.
"Meslek lisesi, memleket meselesi" sloganıyla bu çok hayati konuya dikkat çeken Koç Topluluğu, hedefi 12'den vuruyor.
mtamer@milliyet.com.tr
|
|