Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 15 Aralık 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Tony Blair hoş geldi


İNGİLTERE Başbakanı Tony Blair bugün ülkemize geliyor. Avrupa'nın bu vizyon sahibi ve Türk dostu liderine 'hoş geldiniz' diyorum.
Blair hakkındaki ilk yazım dokuz buçuk yıl önceydi. 3 Mayıs 1997 tarihli yazımda solu yenileyen bir lider olarak Blair'i övüyorum. Jospin liderliğindeki Fransız solu hâlâ 'kamu' ağırlıklı kaldığı halde, İngiltere'de İşçi Partisi tüzüğünün 4. faslındaki "üretim araçlarının kolektif mülkiyeti" maddesini kaldıran Blair hareketinin yeni bir vizyon getirdiğini belirtiyorum, o yazımda.
Geçen dokuz yılda kimler geldi, kimler gitti; Tony Blair hâlâ ayakta. 'Kamu' yükü altında sendeleyen Avrupa'da İngiliz ekonomisi en dinamik ekonomilerden biri.
Blair'in vizyonunu, AB Dönem Başkanlığı'nı devralırken yaptığı 23 Haziran 2005 tarihli gerçekten muhteşem konuşmada da gördük. İçine kapanan Avrupa'yı eleştiriyor, dışa açılan, genişleyen, rekabetçi bir Avrupa'yı savunuyordu.
"İskoç Aydınlanması" geleneğinden süzülüp gelen bu vizyon, "stratejik" ve "rekabetçi" bir Avrupa için Türkiye'nin nasıl zaruri bir faktör olduğunu, elbette Fransızların evhamlı "Jakoben" geleneğinden çok daha iyi kavrıyor.

İki Avrupa
Avrupa Birliği'nin son Bakanlar Konseyi toplantısında da İngiltere, Türkiye'yi destekledi.
Türkiye, adeta Avrupa'da bir "turnusol" işlevi görüyor: Korumacı ve içe kapanan Avrupa'yı isteyenler Türkiye'nin tam üyeliğine karşı çıkıyor. Dışa açılan, rekabetçi ve stratejik bir Avrupa vizyonuna sahip olanlar Türkiye'nin gerekliliğini görüyor.
Bu denklemde Türkiye'yi destekleyen Blair'e teşekkürler... Ama şunu da belirteyim, Ankara'da hükümet ve Dışişleri, Blair'in Türkiye'ye verdiği destekten memnun, ama "bu defa eskisi kadar aktif davranmadığını" da söylüyorlar.
Benim gözlemim de böyle. İngiltere, yine Türkiye'yi destekledi ama önceki Konsey ve zirve toplantılarında olduğu kadar öne çıkmadı. Bir İsveç, bir Belçika daha aktifti.
Brüksel'de toplantıları izleyen bütün Türk gazetecileri de bunu yazdı, TV'lerde anlattı.
Umuyoruz ki, Blair, ocak ayında başlayacak Kıbrıs sürecinde, KKTC üzerindeki tecridin kaldırılmasında daha aktif olacaktır.
Blair tamamlayacağını açıkladığı siyasi kariyerine "Kıbrıs'ta çözümü hızlandıran lider" diye bir paragraf daha eklemek isteyecektir sanıyorum.

Türkiye'nin rolü
Blair'in Türkiye'ye gelişinin bir sebebi de Ortadoğu sorunlarıdır.
Ortadoğu terörden enerjiye, dünyanın hemen bütün temel sorunlarının adeta odağı haline gelmiştir.
Filistin faciasının İslam dünyasında yarattığı tepkiler... Dünkü Afganistan gibi bugünkü Irak'ın adeta bir terör eğitim merkezi haline gelmesi... Irak'ın parçalanmasının yaratacağı korkunç süreçler... İran'ın nükleer güç haline gelmesi...
Bunlar bütün dünyayı ve AB'yi hayati derecede ilgilendiren sorunlardır.
Başbakan Erdoğan'ın Ürdün, İran ve Suriye temasları, Lübnan Başbakanı Sinyora'ya, Faysal'a, Bush'a ve Putin'e telefonla bilgi vermesi, bugün Blair'le yapılacak görüşmeler...
Coğrafyanın genişliğine ve Ortadoğu sorunlarının nasıl küreselleştiğine bir bakın!
Enerji, güvenlik, strateji, rekabet gibi hayati konularda AB'nin Türkiye'ye büyük ihtiyacı vardır ve bu büyük davalar minik Rum kaprislerine, AB'deki dar görüşlü paranoyalara feda edilmemelidir.

t.akyol@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Tony Blair hoş geldi
İNGİLTERE Başbakanı Tony Blair bugün ülkemize...
Çetin ALTAN
Ankara, Köyceğiz'den hiç görünmüyor
Yemyeşil koyu yaprakların arasında limonların...
Melih AŞIK
Deve kaçakçılığı
ABT Ajans Genel Müdürü Ziya Uçkan dostumuz te...
Fikret BİLA
Sezer sordu, Erdoğan cevapladı: 'Sizi kastetmedim'
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in MHP yönet...
Hasan CEMAL
Menfaat denklemi!
Türkiye'nin 'menfaat denklemi'nin içinde ne v...
Güneri CIVAOĞLU
Devenin başı
Deve kurban etmeyen bir kültür örneği vereceğ...
Abbas GÜÇLÜ
Sıfırdan dolar milyarderliğine
Genç Bakış'ta önceki gece farklı bir konuğumu...
Hurşit GÜNEŞ
Büyüme düşüşünün etkileri
Yılın üçüncü çeyreğinde büyüme rakamının yüzd...
Sami KOHEN
Talat kızgın, ama karamsar değil...
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ı hiç bu ...
Metin MÜNİR
Milliyetçilik dersi? Hayır, teşekkür ederim
Kıbrıs'ta 1963 aralığında, Rumlar Türklere sa...
Faik ÖZTRAK
Büyüme neden yavaşladı? (1)
Bu yılın üçüncü üç aylık döneminde Gayri Safi...
Hasan PULUR
Avrupa bize haksızlık yaptı mı?
BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan, Avrupa Birliği'nin s...
Derya SAZAK
Vatandaşın sesi
Ülke yönetimindeki üslup ve kadro anlayışının...
Meral TAMER
Gün ortasında 20 dakikalık uyku, 14 dolara
Kıskanıyorum.
Ece TEMELKURAN
Sen de mi?
Sen de öyle misin acaba? En tuhaf şeyleri sab...
Güngör URAS
Enflasyon yüzde 4, faiz yüzde 21 (...bu ne iştir?)
Merkez Bankası, 2007 yılı sonunda enflasyon h...
M. Ali BİRAND
AB geride kaldı, sırada Çankaya var...
Türkiye'de yaşamak insanı yorar.

© 2006 Milliyet