|
 |
|
|
Bir 'Derya' vakası daha
İstanbul'da eski sevgilisi tarafından öldürülen Derya Samancı'nın başına gelenler Antalya'da tekrarlandı. Şevket Akbulut ve kızı Seval, 3 ay önce savcılığa şikâyet ettiği kızının eski sevgilisi tarafından öldürüldü
EROL AKKIR Antalya DHA
İstanbul'da kendisini tehdit eden eski sevgilisine karşı defalarca polise ve savcılığa başvurmasına karşın öldürülmekten kurtulamayan Derya Samancı'nın başına gelenlerin benzeri Antalya'da da bir baba kızın başına geldi. Kahvaltı masasında önceki gün kızı Seval ile birlikte öldürülen Şevket Akbulut'un, kızının eski sevgilisi zanlı Ahmet Ergün Özkala hakkında daha önce suç duyurusunda bulunduğu ortaya çıktı.
Milliyet, dün Samancı'nın ölmeden önce polis ve savcılığa yaptığı başvuruları manşetten duyurdu. Hukukçular, resmi makamların yetkilerini kullanması durumunda Samancı'yı tehdit eden zanlının üç haftaya kadar gözlem altına alınabileceğini, ancak bunun yapılmadığını belirttiler.
Kumluca'da oturan emekli eczacı kalfası Şevket Akbulut (67), üst katı inşaat halindeki tripleks villasının giriş katında kızı Seval (37) ile kahvaltı yaparken kapısı olmayan binaya giren saldırgan, tabancasıyla peş peşe ateş etti. Baba kız olay yerinde can verdi.
Güvenlik güçleri, katil zanlısının, Seval Akbulut'un iki yıl nikâhsız yaşadıktan sonra ayrıldığı eski sevgilisi TCDD'den emekli Ahmet Ergün Özkala (67) olduğunu belirlediler. Özkala'nın aynı gün Kumluca'da görüldüğü tespit edildi.
Özkala hakkında baba Akbulut'un, bir süre önce kendisi ve kızını ölümle tehdit ettiği yönünde savcılığa suç duyurusunda bulunduğu saptandı.
Her yerde aranan Özkala, önceki gece Antalya Otogarı'ndan kent merkezine giden halk otobüsünde yolcuların gözleri önünde başına tabancayla ateş etti.
Avukat Cengiz Murat Akbulut, öldürülen Şevket Akbulut ile kızı Seval'in uzun süre Özkala'nın tehditlerine maruz kaldığını belirterek şunları söyledi:
"Şevket Akbulut, yaklaşık üç ay önce tehdit edildiği gerekçesiyle Kumluca Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Özkala ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı. Özkala, ailenin Kumluca merkezdeki evlerinin de kapısını kırıp camını, çerçevesini döktü."
Silah, polise ait
Özkala'nın, tabancayı da Antalya Emniyeti Asayiş Şube Müdürlüğü'nde görevli polis memuru Y.G.'den gizlice aldığı ortaya çıktı. Ceza alırım korkusuyla durumu üstlerine bildirmeyen Y.G. hakkında da soruşturma başlatıldı.
Milli Eğitim de habersiz!
Derya Samancı'nın katil zanlısı öğretmen Ersen Yıldız hakkında Milli Eğitim Müdürlüğü'ne hiç bilgi verilmediği ortaya çıktı
BURCUM DEVREZ İstanbul
İstanbul Üsküdar'da hukuk fakültesi öğrencisi Derya Samancı'nın eski sevgilisi öğretmen Ersen Yıldız tarafından öldürülmesiyle ilgili bir skandal daha ortaya çıktı. Genç kızın, kendisini defalarca tehdit eden Yıldız hakkında yaptığı birçok suç duyurusunu "duymayan" polisin ve savcılığın, Milli Eğitim Müdürlüğü'ne de zanlı hakkkında bilgi vermediği, herhangi bir bilgi de istemediği belirlendi.
Milliyet'in "Ölüm gelirken adalet seyretti" başlığıyla dün manşetten duyurduğu haber üzerine İstanbul Milli Eğitim Müdürü Ata Özer bir açıklama yaparak, polis ve savcılığın kendilerinden Nişantepe İlköğretim Okulu'nda sınıf öğretmenliği yapan Ersen Yıldız hakkında bilgi istemediğini bildirdi.
'İnceleme başlatırdık'
Özer, 6 Aralık'ta Üsküdar'da Samancı'yı öldüren Yıldız'ın 19 Kasım'da Ümraniye Kaymakamlığı'na başvuruda bulunarak askere gideceği gerekçesiyle öğretmenlik görevinden ayrıldığını belirterek şunları söyledi: "15 gün önce askere gitmek için öğretmenlikten ayrılmasına rağmen bu süre içinde askere de gitmemiş ve sevgilisini öldürmüş. Bu insanlık dışı bir olay. Bir öğretmen bunu nasıl yapar, anlamak mümkün değil. Keşke bu kızımız İl Milli Eğitim'e başvuruda bulunmuş olsaydı. Biz de müfettişler kanalıyla inceleme başlatırdık."
Milli Eğitim Müdürü Özer'in bu açıklamaları, zanlı Yıldız'ın, Samancı'ya yönelik saldırı ve tehditlerini sürdürdüğü dönemde 2 aya yakın bir süre öğrencilere ders vermeye devam ettiği gerçeğini de ortaya koydu.
'Asıl suçlu, kızımı koruyamayanlar'
LUBE AYAR İstanbul
Defalarca polise şikâyet ettiği ve savcılığa hakkında suç duyurusunda bulunduğu eski arkadaşı öğretmen Ersen Yıldız tarafından öldürülen Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi son sınıf öğrencisi Derya Samancı'nın babası Turgut Samancı, asıl suçlunun "adalete sığındığı halde kızını korumayanlar" olduğunu söyledi.
Kızının hukuk okuduğu için sorunu hukuki yollarla aşmaya çalıştığını, ancak savcı tarafından kovulduğunu söyleyen Samancı, "Ben çocuğuma silah kullanmayı, gayri ahlaki yöntemleri öğretmiş olsaydım, hakkını aramak için bu kadar çırpınmazdı" dedi.
Samancı şunları anlattı: "Benim hukuka saygım sonsuz. Hukuki mercilerde bulunup da görevini yapmayanlaradır isyanım. Bakın kaç tane şikâyeti var kızımın. Bir insan feryat ediyor; öleceğini, öldürüleceğini bile bile adalete sığınıyor. Ama, sığındığı adalet onu koruyamıyor. Savcının gerekçesine bakın, 'delil teşkil edecek herhangi bir şüpheye rastlanmamıştır' diyor."
Samancı, kızının ölümünde ihmali bulunanların peşini bırakmayacağını belirterek, "Bu davanın başka olayların önüne geçmesi için mücadele edeceğim. Bütün hukuki yöntemleri deneyeceğim" dedi.
Hukuk devletinde bu olmaz!
GÖKÇER TAHİNCİOĞLU Ankara
Adalet Bakanlığı, "Derya Samancı'nın suç duyurusunda bulunduğu savcılıkların yaptığı işlemlerin hukuka uygun olup olmadığını" değerlendirmeye aldığını açıkladı. Samancı'nın ölümünün ardından Antalya'da bir baba ile kızının aynı akıbete kurban gitmesi ise hukukçuların tepkisine yol açtı. Hukukçular Milliyet'e şunları söylediler:
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok: Hukuk devleti olduğumuzu iddia ediyorsak, bunların yaşanmaması gerekir. Savcılık ve zabıta yeterli önlemi almamışsa, kuşkusuz bu kişilerin sorumluluğu vardır. Tabii ülkemizde savcıların ve emniyetin sıkıntılarını da biliyoruz, olayın özelindeki durum nedir, bunu da bilmiyoruz, kimseyi doğrudan da suçlamak istemiyorum, ama mazerete başlayacak olursak herkesin kendine göre mazereti olabilir. En gelişmiş ülkelerde de suçlu vardır, ama bunların mutlaka takip edilmesi, yurttaşın yaşamını güven içinde sürdürmesi lazım. Yasalar kadar kafaları da değiştirmek lazım. Herkes işin kolayına kaçıyor.Prof. Dr. Hikmet Sami Türk: Her insana koruma veremezsiniz, ama bu tip tehditlere muhatap olan kişilerin başvurularına daha yakından ilgi göstermek gerekiyor. Belli kişiler devletin koruma hizmetlerinden yararlanıyor. Bunun kapsamını da genişletmek gerekir. Şiddete başvurma eğiliminde de artış var. Sosyolojik, psikolojik tedbirlerin de alınması lazım. Şikâyet dilekçesi vermişsiniz, ama ne yapılabilir? Olanaklar da çok fazla değil. Çok ciddi bir toplumsal sorunla karşı karşıyayız. Yargının da etkin çalışıp failleri cezalandırması gerekirdi.
|
|
|

|