|
 |
|
|
Fetret devrinin çarı veya Rusya'nın ilk başkanı
Boris Nikolayeviç Yeltsin yönetimi sırasında hızlı kararlar aldı ve bunları acımasızca uyguladı. Müzikal bir milletin marşları, kilise korolarının ilahileri arasında komünizmi yıkan bir Rus olarak toprağa verildi
Fax: (0312) 427 20 64
Geçen haftanın başında Boris Nikolayeviç Yeltsin öldü. Yaramaz bir çocuğu andıran yüz ifadesi ile hatırda kalacaktır. Bu yüz hatlarıyla tam bir Rustu. Yaramaz çocuk bazen sekreterlerine şaplak atıyor, içkiyi kaçırdığı da oluyordu. Ama genelde umulmadık tayinler ve azillerle devlet ediyordu, tıpkı Rusya tarihinin ünlü çarları gibi, işlerin düğümlendiği yerde kılıç darbesiyle düğüm kesmeyi tercih ediyordu.
19 Ağustos 1991'de sözde sallanan Sovyetler Birliği'ni kurtarmak için darbe yapanlara karşı meydana çıktı. Daha doğrusu darbecilerin tankı üzerine çıkarak halkı darbeye karşı harekete geçirdi. Canını sıkan ve işleri çıkmaza götüren parlamentoyu 1993 yılında topa tutmaktan çekinmedi. Harap olan binayı Türk şirketleri çok kısa zamanda restore ederek herkesin hayranlığını çekti.
1931 yılında Urallar Rusya'sının merkezi Sverdlovsk'ta doğdu. Bu Çariçe Katerina'nın kurduğu Yekatarinburg'un komünist adıydı. Sverdlov, Sovyetler Birliği'nin ilk cumhurbaşkanlarındandı; daha doğrusu, ona yüksek şura prezidyumu reisi yani yüksek Sovyet başkanlık divanının başkanı denirdi.
Sovyetler'de bu mevki çok temsilidir ve güçsüzdür. Sverdlov adını alan şehir Magnitogossk ile birlikte Urallar bölgesinde yükselen ağır sanayinin merkeziydi. Boris Nikolayeviç bu şehrin üniversitesinde okudu ve mühendis olarak işe girdi. Çalışkan ve zeki gençti. İşini yapan adam yükselir ve parti büyükleri işleri yaptıracak adama ihtiyaç duyar. 1961'de Sovyetler Birliği Komünist Partisi'ne üye oldu, çok kısa zamanda da Sverdlovsk bölgesi parti birinci sekreterliğine yükseldi. Yani bizim deyişimizle il başkanı oldu.
Moskova ondan soruluyordu
Rivayete göre bugünkü Rusya Patriği Aleksey ile Komünist Parti gençlik teşkilatı saflarından tanışırlarmış. Taşradaki bu parlak ve becerikli idarecinin birilerinin dikkatini çektiği açıktı. Yaşlı parti yöneticilerine metelik vermeyen bu deli dolu adamı Sovyetler'in başına yeni geçen Mihail Gorbaçov Moskova'ya celp etti. Moskova şehir bölgesinin Komünist Parti yöneticisiydi. Şehir ondan soruluyordu. Komünist Partisi Merkez Komitesi üyeliğinden sonra Politbüro'ya da alındı.
Bu dönemde Mihail Gorbaçov'un en güvendiği adamıydı. Moskova ona emanet edilmişti. Aslında yükselmek için gerek Mikhail Gorbaçov'un gerek Yeltsin'in çalışkanlık ve düzenlerinden başka meziyetleri olmamıştı. Şimdi dünyanın yarısı değişiyordu. Rusya'nın milli dahisi Lev Tolstoy'un; tarihte ferdin rolü üzerine buyurduğu hikmet; 1980'lerin sonundaki Sovyetler dünyasında gerçekleşiyordu: "Dibi çürümüş dev bir kayayı yerinden oynatıp yuvarlamak için adamın birinin parmağıyla dokunması yeter."
Gorbaçov ve Yeltsin eski Sovyetler'i yerinden oynattı. Yeni Rusya acılarla doğdu ve Rusya ananın sancıları doğumdan sonra da bitmedi. Rusya sosyalizmi taşıyamamıştı. Kendisine bağlı bütün bir globus (sosyalist dünya) çökerken "Sosyalizm kapitalizmden kapitalizme geçişin en sancılı yoludur" gibi nükteler ortalığı sardı.
Liderliği ele geçirdi
İnsanlar açtı, asayiş yoktu. Mafya Moskova'daki daireleri ecnebilere satıp kiralayabilmek için içindeki ihtiyarları atmanın alçakça yollarını deniyordu. Eski komünist fabrika müdürleri bir gecede telefonla stokları dışarılarda meçhul mercilere satıp dolar milyoneri oluyordu. Duyarsızlık ortalığı sarmıştı. Sokaklarda amatör işportacılıkla geçinmeye çalışan ihtiyarları Çehov'un torunları aynı güçte ve duyarlılıktaki kalemle tasvir etmek bir yana, bu duruma aldırış bile etmediler.
Yeltsin, Gorbaçov ile çatışmaya başlamıştı. Partide bir kenara itildi ve rütbesi bakan yardımcılığına indirildi. Ne var ki parti içi demokrasiyi de yine Gorbaçov getirmişti ve seçimin yarattığı deniz ortasında Yeltsin'in gemisi Sovyet dünyasının en önemli parçasını, Büyük Rusya Federasyonu'nun parti liderliğini ve yönetimini ele geçirdi.
Gorbaçov yöntem değiştirerek Sovyetler'i iflastan kurtarmaya çalışıyordu; Yeltsin ise inkar fırtınasıyla bu yeni Rusya'sını kurmaya karar vermişti. Yöntem işledi, eski Sovyet Rusya toz duman oldu ama ortaya çıkan yeninin de tutar yanı yoktu.
Rusya 1613'te Polonyalılar Moskova'yı işgal ettiğinde "Smutnoye vremya" yani fetret devri yaşamıştı. Sadece o kadar değil, 1917-1918 kışında başlayan iç savaşı ve 13'üncü asırdaki Altınordu devrini hatırlamak gerekir.
İnsanlar fetret devrine ve yeniden doğmaya alışıktı. Yeltsin hızlı karar alıyor ve acımasızca uyguluyordu. Hafif skandallarla dolu yönetim döneminin sonunda bir dedikodu daha çıktı: "Damat ve kız malı götürmüşlerdi."
Son hediyesi: Putin
Esen kasırga artık onun yorgun ve hasta vücudunun dayanabileceği cinsten değildi. Rusya'nın istediği bir yeni Büyük Petro'yu getirdi. Petrogradlı Vladimir Putin onun son hediyesiydi.
Herkes bu atletik, sert yapılı adamın KGB şefliği üzerinde duruyordu. Oysa Alman dilini bilen ve tarzını benimsemiş düşkün bir Rus her zaman Rusya'nın istisnai ve çekinilecek adamlarındandır. Putin, Petersburg Rusya'sının soğuk gururunu temsil ediyor; "Fazla konuşmayın" tarzı söylem Rus bürokrasisini sarmış vaziyette; bütün beynelmilel toplantılarda Putin üslubu gidiyor.
Yeltsin müzikal bir milletin marşları, kilise korolarının ilahileri arasında komünizmi yıkan bir Rus olarak, mazide ünlü komünistlerin de gömüldüğü Nova Devitsa Manastırı'na uğurlandı. Nâzım Hikmet'le komşu...
Rusya bilim akademilerinin ilmi-teknik buluşları raflarda yatıyor. Modern Rusya herhalde petrol ve gazdan geçinecek değil. Yatırım gerekiyor. Yeltsin Rusya'sı dosttu, şimdiki de öyle. Türk girişimciliği Rusya toprağına yayılıyor, asayiş berkemal. Rusya'yı takip etmek, bilmek ve yakın olmak lazım.
|
|
|

|