
Hurşit GÜNEŞ
Gösterge
IMF'nin 2007 küresel büyüme tahmini
Türkiye son krizden bu yana sürekli yüzde 5 büyümeyi öngörüyor. Ancak her seferinde bu tahmin aşılıyor. Yani ekonomi daha hızlı büyüyor. Bunun temelinde dünyada talebin canlı olması ve küresel gelirin çok hızlı büyümesi yatıyor. Bu nedenle seçim sonrası bizi ne bekliyor diye merak ediyorsak, dünyada ne olacağını anlamalıyız.
2006'da küresel gelir yahut dünya hasılası, şaşırtan düzeyde, yüzde 5.4 büyümüştü. IMF bu yıl bunun bir miktar yavaşlamasını bekliyor. Tabii bu öngörünün bazı riskleri de var:
| 2006 | 2007 | 2008 | |
| Dünya | 5.4 | 4.9 | 4.9 |
| ABD | 3.3 | 2.2 | 2.8 |
| Avrupa | 2.6 | 2.3 | 2.3 |
| Japonya | 2.2 | 2.3 | 1.9 |
| Afrika | 5.6 | 6.3 | 5.8 |
| Çin | 10.7 | 10.0 | 9.5 |
| Hindistan | 9.2 | 8.4 | 7.8 |
Tabii bunlar riskler. Hiçbiri olmazsa dünya yine hızla büyüyebilir. Küresel hasılanın artış oranını yılbaşından tahmin etmek elbette kolay değil. Ancak artık yılı neredeyse yarılıyoruz. Yani belirsizlikler artık azaldı.
Öncelikle ABD'de konut piyasasını yakından izlemek gerekiyor. ABD'de ekonomik toparlanmanın 2008 yılının yarısından önce başlayacağı sanılmıyor. Zaten bu nedenle FED (enflasyon kaygılarına rağmen) geçen yılın haziranından bu yana faizleri aynı düzeyde tutuyor.
Avrupa'da ise büyümenin çok az da olsa bir gevşeme göstereceği sanılıyor. Almanya'da KDV'nin gelecekte yükseltileceği açıklaması mevcut tüketimi hızlandırdı. Ancak gerek mali disiplin, gerek para politikasının sıkılması Avrupa'nın büyümesini dizginliyor.
Japonya'da, malum, enflasyon endişesi uzun süredir yok. Ancak ekonomik canlanmayla beraber faizler bir parça artırıldı. Fakat kısa zamanda doğunun motoru Japonya'nın önemli bir trend değişikliği beklenmiyor.
Gelişmekte olan ülkelerin lokomotiflerine gelince. Çin'de bir miktar yavaşlama (yüzde 10.7'den yüzde 10'a) bekleniyor. Ama yüzde 10 hâlâ çok yüksek. Hindistan'ın da benzer bir performans göstereceği sanılıyor. Çünkü her iki ülkede de geçtiğimiz dönemde enflasyon kaygılarıyla faizler artırıldı.
IMF 2007'de küresel büyümeyi yüzde 80 olasılıkla yüzde 4'ün üzerinde bekliyor. İlginçtir, dünyada ensesi kalın merkez bankaları sürekli faiz artırmalarına rağmen küresel likidite daralmış değil. Mali piyasalardaki coşku sürüyor. İşte böylesi bir ortamda Türkiye'deki büyüme hızının MB tarafından dizginlenmesi de zorlaşıyor. Yüksek reel faizler zorunlu hale geliyor.
hgunes@milliyet.com.tr

