
Güngör URAS
Olayların içinden
Tarımda alternatif üretim yeni teknolojiyi zorunlu kılıyor
Tarımda teknoloji denilince bizim aklımıza çiftçinin tarlayı inek ve karasaban ile sürecek yerde, traktör ile sürmesi gelir. Günümüzde tarımda teknoloji kavramı değişti. Teknoloji ile ürünün şekli, tadı, verimi belirleniyor. Tüketicinin beğenisine göre tarım ürünleri oluşturuluyor.
Günümüzde dünyanın farklı köşelerindeki tüketicinin ağız tadı da farklı. Birinin beğendiği elmayı öbürü, öbürünün beğendiği domatesi beriki beğenmeyebiliyor.
Günümüzde ıslah edilmiş tohum, aşılı fide, doku kültürüyle yetiştirilmiş anaç fidan sayesinde tarım ürünlerinde hem verimi artırmak hem de tüketicinin talebine uygun sebze ve meyve üretmek mümkün olabiliyor. Tüketicinin zevkindeki değişime göre de ürünlerin tadında, biçiminde değişime gidilebiliyor.
(Bu teknolojilerin değiştirilmiş hücre teknolojisiyle ilgisi yok. Değiştirilmiş hücre teknolojisinde, hücrenin yapısı ile oynanıyor.)
Teknolojiden yararlanmaya başladık
Türkiye'ye de bu teknolojiler (az da olsa) girmeye başladı. Islah edilmiş tohum konusunda ilerlemeler var. Aşılı sebze fidesi (bir bitkinin kökünü bir başka bitkinin gövdesine ekleyerek ortaya çıkarılan fide çeşitleri) ve de doku kültürü ile (bir bitkiden alınan ufak dokudan, kontrollü ortamlarda bitki büyüme düzenleyicileri yardımıyla istenen tür yeni bitki geliştirilmesi yoluyla) anaç meyve fidanları yetiştirmeye başladık.
Örneğin Antalya'da Rito Tohumculuk ve Grow Fide ıslah edilmiş tohum ve aşılı fide üretiminde büyük yol aldı. Adana'da Tekfen'e ait Toros Agripark tesislerinde doku kültürü ile kiraz, badem, şeftali, erik ağaçları yetiştiriliyor. İhracatta aşılı fide kullanarak dış talebe, yabancının ağız tadına uygun kiraz ve elma üretiminde Alara firmasının örnek olacak başarısı var.
Aşılı domates fidesi ile dönümde 5-10 ton ürün alınırken 30 bin ton ürün alınmaya başlandı. Dönümde 4-5 ton olan karpuz üretimi 15 tona çıktı.
Talebe göre üretmeye mecburuz
Tarımda "Biz üretiyoruz. Alan olmuyor" diye ağlaşma devrini kapatmak zorundayız. Bunun için tarım teknolojilerini kullanarak yurdun neresinde, hangi toprakta hangi ürünü yetiştireceğimizi belirlememiz gerekiyor. Daha sonra da tarım teknolojilerinden yararlanarak alternatif ürünlere yöneleceğiz. Yurtdışındaki tüketici "ne istiyor, ne zaman istiyor ve ne kadar istiyor" ise üreteceğiz.
Bunların olmaması için sebep yok. Ama bunlar kendiliğinden olmuyor.
Bunlar tarımda "alternatif politikalar geliştirilmesini" zorunlu kılıyor. Bu politikaları birileri geliştirecek, birileri bu politikalara sahip çıkacak ve de tarım kesimindeki üreticileri yönlendirecek.
(Türkiye'de 29 ziraat fakültesi ve 40 bin ziraat mühendisi var. (Kaynak: TZYMB Başkanı A. Erdurmuş) Ziraat fakültelerinin imkânlarından ve ziraat mühendislerinden tarım teknolojilerini geliştirmede ve uygulamada yeterince yararlanamıyoruz.)
guras@milliyet.com.tr

