
Güneri CIVAOĞLU
Bugün
Çankaya'ya Roma modeli
Erdoğan'a, Baykal, "Uzlaşmayla Meclis dışından da cumhurbaşkanı seçebiliriz" önerisini yaptı.Böyle bir örnek, geçen yıl İtalya'da yaşandı.
2006 İtalya'sında tıpkı 2007 Türkiye'si gibi "genel seçimlerle yeni cumhurbaşkanı seçimi" aynı süreçte örtüştü.
Merkez sol, seçimleri kazanınca cumhurbaşkanını seçebilecek çoğunluğa sahip olamadığı için "uzlaşma" aradı. Çünkü... Seçimleri kazanan merkez sol ile sağ arasında sadece 24 bin oy farkı vardı.
Cumhurbaşkanı seçimi kilitlenme riskiyle karşı karşıyaydı.
Aktif siyasetin içinde olan isimler üzerinde "uzlaşma" sağlanamadı.
Bunun üzerine uzunca bir süredir aktif siyasetin dışında olan "tarafsız" sayılabilecek bir aday arandı. Eski Meclis Başkanı Giorgio Napolitano üzerinde seçimine yetecek kadar mutabakat oluştu. Napolitano'ya ununu elemiş, eleğini asmış eski bir politikacı ama deneyimli ve saygın adam olarak bakılıyordu.
Bu görevi iyi yapacak kadar siyasi deneyimi vardı. Ayrıntıya girmiyorum...
Sonunda Giorgio Napolitano cumhurbaşkanı seçildi. 1 yıldır görevde. "Uzlaşma"yı "taviz" sanan "dayatmacı zihniyete" belki yararlı bir örnek olur.
Karanlık bastığında orman yangınları tabiatın insafına bırakılıyor.
Yoksa orman yangınlarının gündüz mesai bitince gece tatile girdiği mi sanılıyor?..
Sorumlular anlatıyor:
"Şu kadar helikopter, bu kadar yangın söndürme uçağı... Ama hepsi sadece gündüz uçabiliyor. Gece alevler Allah'a mı emanet?"
Bu nasıl kafadır ki orman yangınlarının gece de sürebileceğini, hele rüzgâr sert eserse, orman köylerini, otelleri, tatil köylerini kavurabileceğini düşünemez!..
Teröriste karşı gece görebilen özel dürbünlerle mücadele veriliyor ama gece de süren orman yangınlarına karşı gece uçabilecek özel yangın söndürme uçakları ve helikopterleri alınmıyor.
2 - Ege'nin orman bölgesi kıyı kentlerinde havaalanlarına bakınız. Genellikle sarı renkli Rus malı yangın söndürme uçakları vardır.
Örneğin... En büyük yangının yaşandığı Bodrum için Muğla havaalanındaki 2 uçak kullanıldı.
Neden daha fazla değil?
Uçakların fiyatlarını sordum... Ankara'daki bakanların ve diğer kodamanların Mercedes makam araçlarının fiyatlarıyla aynı.
Türkiye'de kaç bin böyle Mercedes makam aracı var.
Demek ki Mercedes saltanatından biraz fedakârlık yapılsa, tüm Türkiye ormanlarını koruyabilecek asgari 500 yangın söndürme uçağı filosu oluşabilir.
3 - Neden "500 uçaklık filo?" sorusunu duyar gibiyim.
Açıklayayım...
En etkili yangınla mücadele, "alevler henüz göründüğü başlangıç anında" yangını söndürmektir.
İzmarit, şişe kırıklarının güneşte kızarak mercek işlevi, sabotaj, köylülerin alan açması... Hangi nedenle olursa olsun orman yangınının bir başlangıcı vardır.
En fazla 100-200 ağaç yandığında yeterli sayıda yangın uçağı ve yangın söndürme helikopteri, alevlerin üzerine çullansa, yılanın başı küçükken ezilmiş olur.
Ama... Hem geç kalınırsa, hem de yetersiz uçak ve helikopterle söndürme çalışmalarına başlanırsa, alevler çoktan yayılmaya başlar.
Ayrıca... Alevler büyüdüğünde tek bir uçak ya da helikopter su attığında bir kısmı daha havada ısınarak buharlaşıyor.
Yani... Kepçelerin hacmi büyük olmalı ve birinci uçak suyu boşaltır boşaltmaz ardından hemen diğer uçaklar su bırakmalılar.
Sayı önemli.
.........................
Ve ağzımdan yel alsın... Eğer bu yangınlar sabotajsa, hainlerin alevleri gece başlatmaları halinde nasıl mücadele edilecek? Elde bir tane bile gece uçabilen yangın söndürme uçağı yok. Muhalefet partileri acaba bunu neden tartışmaya açmazlar?..
gunericivaoglu@milliyet.com.tr

