
Taha AKYOL
Objektif
Atatürk ilkeleri
AKP Milletvekili Prof. Zafer Üskül, "Kemalist ideoloji"nin Anayasa'dan çıkarılmasını istedi. Gelin, önce Anayasa'ya bakalım.
Başlangıç kısmında şu ifade var:
"Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, ölümsüz önder ve eşsiz kahraman Atatürk'ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve O'nun inkılap ve ilkeleri..."
Ve 2. madde:
"Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti..."
Üskül'ün önerisi üzerine Kenan Evren, "İran'a döneriz" diye tepki gösterdi! Sabih Kanadoğlu, "Atatürk'ün kurduğu bağımsız ulus devleti içine sindiremeyenler" diye konuştu!
Baykal, "dakika bir, gol bir" diyerek bunu AKP'nin rejim düşmanlığının işareti gibi gösterdi...
Hayır, Türkiye İran olmaz; buna tarihi ve gelişme düzeyi engeldir! Rejim tehlikesi de bir temelsiz vehimdir! Ama bu kaygıları paylaşan milyonlarca vatandaşımızın bulunduğu da bir gerçektir. Bu bir...
Altı Ok ve Anayasa
Seçimlerde oyumu kullandığım okulda, bütün okullarda olduğu gibi, büyük bir "Atatürk Köşesi" vardı. "Atatürk ilke ve inkılapları" diye kocaman harflerle meşhur "Altı Ok" sayılıyordu!
Anayasal bir hüküm olan "Atatürk ilkeleri" eğer Altı Ok ise, mesela "devletçilik" Anayasa emridir! Bütün liberal iktisat programları Anayasa'ya aykırıdır! Şaka yapmıyorum, özelleştirmeleri Atatürk ilkelerine aykırı bulan yargı metinleri vardır Türkiye'de!
Yargıda ve devlet katında Atatürk'le Altı Ok'taki kavramları bütünleştirmekten gelen bir 'ideoloji sorunu' olduğu inkâr edilemez.
Anayasa'mızda ise Altı Ok'tan sadece cumhuriyetçilik ve laiklik "cumhuriyetin temel ilkeleri" olarak yer alıyor! Buna "demokratik", "sosyal" ve "hukuk devleti" ilkeleri eklenmiştir.
"Devletçilik, halkçılık, devrimcilik" diye Anayasa ilkelerimiz yoktur; demokratik bir ülkede düşünülemez zaten.
Anayasal hüküm olarak "Atatürk ilkeleri" dediğimiz zaman bunun içeriğinin hukuken belirsiz, o yüzden ideolojik tutuma müsait olması önemli bir sorundur! Bu iki...
Milli mutabakat?
Üçüncüsü... Her devletin anayasasında bir "kuruluş felsefesi" vardır; genelde şiirsel, edebi bir dille anlatılır. Bizim de anayasa metinlerimizde tarihimize, Kurtuluş Savaşı'na, Atatürk'e ve inkılaplarına atıfta bulunmamız doğaldan öteye gereklidir. Hatta "Atatürk ve arkadaşları" diyerek referans kadrosunu genişletmek daha iyi olur.
Bunun yanında, "Atatürk ilkeleri"nin neler olduğu net olarak ifade edilmelidir. Buna çok itiraz edileceğini sanmıyorum.
Ama toptan "çıkaralım" deyince, işte, Evren ve Kanadoğlu gibi isimlerin ifade ettiği endişeler doğuyor. Anayasalar "milli mutabakat metni" olduğuna göre, milyonlarca vatandaşımızın paylaştığı bu duyarlılıkları dışlayan bir anayasa da "milli mutabakat" metni olmaz.
Dördüncüsü... Profesör olarak, entelektüel olarak, vatandaş olarak konuşmak başka şeydir ve elbette özgürlük alanına girer. Ama "politikacı" olduğunuz zaman sadece özgür değil, aynı zamanda "sorumlu" davranmak gerekir, ağzına geleni konuşmak sorumsuzluk olur. Üstelik "parti disiplini"ni, yani seçildiğiniz partinin genel politikalarını gözetmek de demokrasinin bir gereğidir.
Üskül Hoca bu çıkışıyla siyasi hata yapmıştır. Bu da dört...
t.akyol@milliyet.com.tr

Cafe