SKORER
PEMBENAR
CADDE
YAZARLAR

BESLENİRKEN, KALBİNİZİ DE KORUYUN

.

Milliyet Haber

Kalp ve damar sağlığını korumanın yollarından biri de, sağlıklı beslenmek. Ancak GDO’lu gıdaların, koruyucu içeren ve yapay ortamlarda yetişen besinlerin vücutta toksik etki gösterdiklerini ortaya koyan araştırmalar var!

Beslenme düzensizlikleri, sigara, şişmanlık, hipertansiyon, diyabet ve hareketsiz yaşam gibi faktörler, bazı kardiyovasküler hastalıkların toplumda daha fazla ortaya çıkmasına yol açıyor. Kalp ve damar sağlığımızı korumanın yollardından biri de, sağlıklı beslenmek. Kalp-Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Cem Arıtürk, sera gibi yapay ortamlarda yetiştirilen sebze-meyvelerle, uzun süre dayanması için konserve haline getirilen ve koruyucuyla muhafaza edilen gıdaların sadece damarları değil, tüm vücudu olumsuz yönde etkilediğini belirtti.

- Beslenme, egzersiz ve kalp rahatsızlıkları arasında nasıl bir ilişki var? Kalbimizi nasıl koruyabiliriz?

Besinlerle ilgili akılda tutulması gereken temel konu, ne kadar saf ve basit olduğudur. Bundan kasıt, vücudun gıdayı enerjiye çevirebilmek için ne kadar ‘uğraşacağı’ ve bu sırada ya da sonrasında zarar verme potansiyelinin ne kadar olduğudur...

Bu açıdan değerlendirildiğinde, karbonhidratları, nişasta bazlı besinler (ekmek, börek) yerine, meyve-sebzeden almak daha akılcıdır. İşlenmiş ve rafine yağlar yerine, zeytinyağı, saf tereyağı ve süt kaymağı tercih edilebilir. Hayvansal ve sebze kaynaklı proteinlerin kararında tüketilmesi ve kırmızı-beyaz et arasındaki dengenin korunması önemli.

- Damar sağlığını koruyan beslenme şekli nasıl olmalı?

Ortalama boy ve kiloda bulunan (1.75 cm. ve 70 kg.) 30 yaşındaki bir erkeğin dinlenme halinde ihtiyacı olan kalori miktarı, yaklaşık 1700 kCal’dir. Aynı özelliklerdeki bir kadının ihtiyacı ise 1550 kCal... Bu miktarı, üç ana enerji kaynağı olan karbonhidrat, protein ve yağlardan almak gerekir. Öyle ki, standart bir insan için bu denge; yüzde 50-55 karbonhidrat, yüzde 15-20 protein ve yüzde 20-30 yağ şeklindedir.

Suyun damarlar açısından önemi, hem içinde taşıdığı kandan hem de damar hücrelerinin yapısından kaynaklanır. Su, kanın akışkanlığını artırarak, damar tıkanıklığı ve buna bağlı sorunlara yakalanma riskini azaltır.

Tuzun, damar üzerinde doğrudan bir etkisi olmasa da, hipertansiyona yol açtığı bilinir. Hipertansiyon, damarlarda kireçlenme-tıkanıklık ve genişlemeyle sonuçlanabilir. Aynı miktarda doğal kaya veya deniz tuzunun damarlar üzerindeki olumsuz etkilerinin, rafine tuza oranla daha az olduğu bilinir.

Egzersiz de damar sağlığını koruyan bir etkendir.

- GDO’lu besinlerin damar sağlığına ne gibi etkileri var?

GDO’lu gıdalar, sera gibi yapay ortamlarda yetiştirilen sebze-meyveler ve uzun süre dayanması için konserve haline getirilen, koruyucuyla muhafaza edilen gıdalar sadece damarlar için değil, tüm vücut için tehlikelidir.

GDO’ların, her ne kadar uluslararası otoriteler tarafından insan sağlığını olumsuz yönde etkilemediği savunulsa da, vücutta toksik ve alerjik etki gösterdikleri ve istenmeyen mutasyonları tetikleyebildiklerini ortaya koyan bilimsel araştırmalar mevcut.

- Damar hastalıklarının gelişiminde genetik geçiş etkili mi?

Evet etkili. Aile öyküsü bulunanların rutin check-up programlarına daha erken yaşlarda başlaması öneriliyor.

Sadece kalp-damar değil, diyabet ve hipertansiyon gibi hastalıkların varlığında da dikkatli olunmalı.

HİBRİT AMELİYATLAR

- Geçtiğimiz günlerde bir hibrit ameliyat gerçekleştirdiniz. Hibrit ameliyat nedir?

Hibrit ameliyat; hem klasik açık cerrahi tekniklerin ve robotik cerrahinin hem anjiyografik tedavilerin hem de çeşitli görüntüleme yöntemlerinin (BT, MR, ultrason) bir arada kullanıldığı işlemlerdir. Bu yöntem biliniyordu ama mevcut teknolojik imkanların yetersizliğinden ötürü yapılamıyordu. Türkiye’de ilk defa uygulanan bu operasyonla, koroner arter hastalığı ve abdominal aort anevrizması olan hastaya, aynı seansta hem koroner baypas ameliyatı uygulandı hem de karın damarı, endovasküler yöntemle tamir edildi. Avrupa ve Amerika’da sayılı örneklerin olduğu bu işlem, ‘Kalp Damar Cerrahi Dergisi’nde de yayımlandı. Bu gelişme, yeni bir dönemin başlangıcına işaret ediyor.

Yazarın Diğer Yazıları

  1. ‘MAMOGRAFİ KANSER YAPMAZ’
  2. YÜZ ŞEKİLLENDİRMEDE ‘NOKTA’ ATIŞLARI
  3. FARKINDALIK HAYAT KURTARABİLİR!
  4. MOLDOVALI VASİLE TÜRKİYE’DE HAYATA DÖNDÜ
  5. BESLENİRKEN, KALBİNİZİ DE KORUYUN
  6. İSTEM DIŞI TİTREMELER HASTALIK BELİRTİSİ
  7. 'KORKU HİKAYELERİ'NE KULAĞINIZI KAPATIN!
  8. FARKINDALIĞI DÜŞÜK MASRAFI BÜYÜK
  9. KÖPEK MEMESİ HASTALIĞI
  10. HAYAT HER YAŞTA GÖRMEYE DEĞER!

© Copyright 2019

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.