SKORER
PEMBENAR
CADDE
YAZARLAR

Oynamadan kazanmak



Bazı maçlar vardır ki, hesap - kitap işi olmaktan çıkar, elinizde ne var, ne yoksa riske etmek zorundasınız. Galatasaray derbisinde kazanılacak bir puanın Beşiktaş'a hiç mi hiç yararı olmadığını, sokaktaki çocuklar bile biliyordu artık. Beşiktaş'ın tecrübeli, bilgi - birikimi yüksek hocası Lucescu'yu anlamakta hâlâ zorluk çekiyorum ! Kartal neredeyse iki sezondur tek forvet, arkasında iki ofansif oyuncu, kalabalık orta saha taktiğiyle mücadele ediyor. Beşiktaş'ı çözmek için fazla kafa patlamaya gerek yok. Zirveye oynayan güçlü ekipleri ne Lucescu'nun, ne de bir teknik adamın "korkak" futbol oynatmaya hakkı yok.
Derbi Galatasaray açısından sadece "prestij" anlamınıt aşıyordu. Nitekim bu tablonun verdiği rahatlıkla Galatasaray, savunma ağırlıklı (!) oynayan Beşiktaş karşısında daha etkili ve bol pozisyonlu bir futbol ortaya koydu.
Gaziantepspor maçının ilk yarısında ayakta alkışladığımız Beşiktaş'ın, İbrahim'in kendi kalesine attığı golden sonra aklı başına geldi! 32.dakikada Necati, hava topunda Cordoba'ya faul yapmadı, ancak Sarı - Kırmızılı futbolcunun elle oynamasına Ali Aydın'ın "devam" demesini yadırgadık. Aynı Aydın, 54.dakikada Suat Usta'nın Ahmed Hassan'ın formasını çekmesini iyi değerlendirdi ve penaltı noktasını gösterdi. Bugüne kadar aynı pozisyonları izledik, ancak birkaç hakemin dışında penaltı çalındığına rastlamadık!
Pancu'nun penaltı golü belki Kartal'ı ateşler dedik, yanıldık. Tam tersi yine rakip kaleye yüklenen, pozisyon üstüne pozisyon üreten Galatasaray'dı.
Ne var ki, futbolun sürprizler oyunu olduğunu dün bir kez daha gördük... Siz oynarsınız, pozisyonlar üretirsiniz, son vuruşlarda yeterli olamazsınız, rakibiniz sadece mücadele eder, iki kez kalenize gelir, yenilirsiniz.
Nitekim Lucescu'nun aklı başına 70.dakikada geldi, Zago'yu aldı, yerine İlie'yi oyuna soktu. Riske girdi, ama bizce geç girdi. Baştan ofansif ağırlıklı bir taktikle Kartal'ı sahaya sürseydi, ne Galatasaray'a bu kadar pozisyon verirdi, ne de galibiyet için bu kadar sıkıntıya düşerdi.
Beşiktaş korkarak geldiği Olimpiyat Stadı'ndan iki penaltı golüyle gülerek ayrıldı! Bazı maçlar vardır ki, futbol adına bir şeyler üretemezsiniz, ancak son gülen siz olurunuz. Beşiktaş bu yönden şanslıydı dün!
Beşiktaş'ın matematiksel olarak şampiyonluk şansı var olmasına var da, bu futbolla kalan maçlar nasıl kazanılır? Bütün avantajları altın tepsi içinde rakiplerine sunan Beşiktaş'ın kalan maçlarda çok dikkatli olması şart. Aksi taktirde lig ikinciliği de tehlikeye girer!




SPOR


ZALİM OYUNBOZAN: 1-2
At yarışları
Avrupa Ligleri
Aslan'ın gücü yetmedi: 77-74
İkinci Lig Puan Durumu
Nowitzki döktürdü
Kartal'dan müthiş pençe: 3-2
VIP'te kavga
Fener'de isyan
Başkan'ı da konuşturdu!
Doğan ava çıktı
Lav yüreğimizi yaktı
Timsah'ın gözü açıldı: 0-3
Gençlerbirliği lige döndü: 2-1
Schumi çok oluyor
Elazığ kendini yaktı: 0-0
Rize başladı, Konya bitirdi: 2-1
Sakarya tekledi: 1-1
Erciyes'in bayramı: 1-0
Manisa'ya soğuk duş: 2-3
Haber turu...
Sadece üç puan hepsi o kadar...
En tartışmalı derbi
Büyük deha
Oynamadan kazanmak
Büyük deha

Yazının devamı...

Eğriye eğri doğruya doğru



Oldum olası eyyamdan nefret ederim... Bildiğim ve de gördüğüm doğruları yazmaktan hiçbir zaman sakınmadım... Yani doğruya doğru, eğriye eğri...
Samsunspor maçında Cem Papila'nın çıkardığı 5 kırmızı kartın doğru olduğunu her şeye rağmen savunduk. Hatta Papila'nın art niyetli olmadığını, kurallara işlerlik kazandırdığını anlattık. Bu maçtan sonra kamuoyunda, "Beşiktaş'ın şampiyonluğu engellenecek" diye yorumlar da yapıldı. Biz buna güldük! Hakemlerin ara seminerde sıkı bir şekilde uyarıldığı ve kuralları uygulayacaklarını düşündük.
Ne var ki dünkü maçın ilk yarısında Bülent Uzun'u izlerken ben de karamsarlığa düştüm! Uzun, ilk devrede başta Zago olmak üzere, Ahmet Yıldırım'a yapılan kasıtlı faullerde inanılmaz eyyamcılığa kaçtı. Bırakın sarı kart göstermeyi, neredeyse Ankaragücülü futbolcuların bir yanağını okşamadığı kaldı. İbrahim'in penaltı pozisyonunu da atladı.
MHK Başkanı Bülent Yavuz da dünkü maçı mutlaka izlemiştir. Şimdi Yavuz'a sormak istiyorum, kurallar sadece Beşiktaş için mi geçerli? Eğer ki arkadan kasıtlı tekme vuruluyorsa, bunun karşılığı karttır, nasihat değildir sayın Yavuz!

Beşiktaş'ın dünkü zorlu Ankara deplasmanında iyi oynadığını söylemek çok zor. İlk yarıda Ankaragücü, Kartal'ın hızını keserken, iyi top yapan ve çok adamla Beşiktaş kalesine yüklenen bir görüntü çizdi. Nitekim her iki devrede de Cordoba, çok kritik birer gol kurtardı. İlk yarıda Beşiktaş'ın sıkıntı çekmesinde en büyük faktör, rakibin etkin futbolunun yanısıra, Kartal'ın özellikle hücumdaki en büyük kozu Sergen'in gününde olmamasıydı. Buna bir de Tümer faktörünü eklersek ortaya çıkan görüntüyü yadırgamamak gerekir.
İlhan Mansız'ın Japonya'ya gitmesi Kartal'ı zerre kadar etkilemez. Allah yolunu açık etsin. Lucescu'da jeton biraz geç düşüyor! Beşiktaş'ın içinde birçok golcü var, ama o farkında değil. İkinci yarıda Serdar'ı forvete yerleştirmesi bizce geç alınmış bir karardı. Elinde böyle bir yetenek var, Lucescu onu ısrarla solda kullanıyor. Serdar Topraktepe, kritik bir maçta akıl dolu bir gol attı, ne var ki bir dakika sonra kendini kenarda buldu. Oyuncu kazanmak böyle olmaz. Serdar'ın forvette yer almasından sonra Kartal'da bir hareketlilik oldu. Yani değişiklik yerindeydi. Ama kenara alınışı yanlıştı. Bir takımda oturmuş taşları yerinden oynatmak riskleri de beraberinde getirir. İbrahim'in cezası bitmiş kenarda, Pancu asıl yerinden alınmış forvette... Takımla bu kadar oynarsanız, sürpriz kayıplara da davetiye çıkarırsınız.
Çalımbay, Beşiktaş'ı iyi analiz etmiş. Kartal'ın etkili silahları Tümer, Sergen ve Pancu'yu adam adama markajla durdurdu. Doğrusu Beşiktaş karşısında daha baskılı görünen Ankaragücü'nü iyi oyunundan dolayı kutlamak gerek.



SPOR


Kartal'ın tüyleri ürperdi: 1-1
At yarışları
Avrupa Ligleri
Biletler cepte
İKİNCİ LİG PUAN DURUMU
Hidayet'e tam not
Eczacı'ya piyango: 2-3
İlhan'da rapor krizi
Kadıköy'de ilk raunt
İmzalar atılmadı
Tolga hedef büyüttü
Alpay start verdi
Bravo Tuğba
Martin zirveyi kaptı
Kocaman döndü
Fırtına estirdik
Bisiklette yol krizi
Nihan'dan dokuz sayı
Haber turu...
Baba'yı anıyoruz
Menfi ve müsbet
Yanlış hesap
Telefonla artırma devam ediyor!
Eğriye eğri doğruya doğru

Yazının devamı...

Yedekleri gördük



Lider Beşiktaş, Türkiye Kupası'nda Kocaelispor engelini adıyla geçti. Lucescu'nun yedek ağırlıklı oyuncuları ilk on birde sahaya sürmesi bir anlamda bizler için de iyi oldu! Rumen hocanın çanta gibi yanında taşıdığı bazı oyuncuları izleme şansı bulduk. Gökhan Zan... Maşallahı var, boylu poslu. Ne var ki, biraz acemi... Lucescu'nun maç süresince onu fırçalaması hiç de hoş değildi. Ümit Aydın... Orta sahada mücadele etti. Ondan umduğumuzu bulamadık. İlk yarıda forvette görev yapan Serdar Topraktepe fazla pozisyon bulamadı. İkinci yarıda sol kulvara çekilmesine karşın yine golünü attı. Tecrübeli futbolcu, fizik gücünü geliştirmesi halinde Beşiktaş'ın ligdeki gol sıkıntısına çare olacaktır. İlhan Mansız ikinci yarı girdi. Uzun bir aradan sonra gol attı. Ancak topun ağzındaki yıldız oyuncu, golün dışında hiçbir şey yapmadı. Nedense hakemle uğraştı !
Bana göre dünkü maçın yıldızı Tümer Metin' di. Tecrübeli futbolcu çok çalıştı, orta sahadan ofansa iyi çıkışlar yaptı. Atılan iki golde de asistleri ön plandaydı. Yasin Sülün' ün yeteneğine bir şey diyeceğimiz yok. Ama bir de, tek top oynayıp, riske girmese her şey mükemmel olacak.
Benim asıl üzerinde durmak istediğim Lucescu'nun geleceğin yıldızı olarak sezon başında ön plana çıkardığı Serdar Özkan... Gerçekten hem teknik, hem de topla çok çabuk. Hele bir pozisyonu var ki, izlenmeye değerdi.
Konuk takım Kocaelispor'un Beşiktaş'ın yedek ağırlıklı kadrosunu eleyecek gücü yoktu. Skor 2 - 0, hâlâ savunmasını kalabalık tutan, hücumu düşünmeyen böyle bir ekip nasıl tur atlardı?
Bir çift sözüm de orta hakem Hakan Sivriselvi'ye olacak. Adını ilk kez duydum, boylu poslu, ancak inanılmaz hatalı kararlar verdi. İlk yarıda ceza alanı içinde topsuz alanda Beşiktaşlı oyunculara yapılan faulleri hiç görmedi.




SPOR


ASLAN'IN JETONU DÜŞTÜ: 4-1
At yarışları
Avrupa Ligleri
Efes takipte: 69-59
İKİNCİ LİG PUAN DURUMU
Kings'e nazar değdi!
50. ŞEREF YILI
Yeşilyurt çeyrek finalde
KARTAL HER TELDEN: 2-1
Alex tehlikeye girdi
Biz bu filmi gördük
Trabzon'un kupa sefası: 3-1
Kulüplere gözdağı!
Fatura yöneticilere
Rize işi uzatmadı: 2-3
Gümüş Timsah: 0-1
Konya son nefeste3-2
Türkiye Kupası 2. Kademe Maçları
Haber turu...
Vıcık vıcık
Yedekleri gördük
De Boerlar bitmez!

Yazının devamı...

Kaliteli derbi



Bazı söylemler vardır ki, kolay kolay unutulmaz... Sözüne ve özüne inandığımız Lucescu, geçtiğimiz sezon, Sergen ve Tümer konusunda "İkisi bir arada olmaz" diyerek, kamuoyundaki iddialara yanıt vermişti! Lucescu bu sözünü unutmuş olacak ki, dünkü derbide, iki sol ayaklı oyuncuyu sahaya sürdü, her maçta banko oynayan Pancu'yu yedeğe çekti. Aslında, ikisinin de bir arada oynayabileceğini dün bir kez daha gördük. Beşiktaş'ın attığı iki gol de frikiktendi. Her ikisi de Sergen ve Tümer imzalıydı.
Benim asıl kafamı karıştıran, Lucescu'nun böylesine zorlu bir derbi öncesinde bu değişikliği yapmasıydı. Pancu'yu sürekli oynattığı için, takım içinde Lucescu'ya tepkiler olduğunu biliyoruz. Temennimiz, Lucescu'nun bu sürpriz kararında, bu tepkilerinin olmamasıdır!
Şükrü Saracoğlu'ndaki derbi, futbol adına güzelliklerle doluydu. Bu derbi, iki takım için, farklı anlamlar taşıyordu. Avrupa yorgunu Beşiktaş, Fenerbahçe'yi yenip zirvedeki yarışta arayı açmak istiyordu. Fenerbahçe ise dertli ve sıkıntılıydı. Sarı - Lacivertliler için bu 90 dakika, "olmak veya olmamak" idi. Fenerbahçe'nin bu maçtan alacağı üç puan, bir anlamda zirve yarışındaki iddiasını sürdürme adına önemliydi. Sergen'in muhteşem frikik golüyle şoka giren Fenerbahçe, Van Hooijdonk'un iki şık golüyle öne geçmesine rağmen galibiyeti koruyamadı. Kim ne derse desin, dünkü derbinin tabelaya yansıması ancak beraberlik olabilirdi.
Fenerbahçe'yi geçmiş maçlara oranla daha diri ve istekli gördük. Fenerbahçe dünkü futbolunu, kalan lig maçlarında sürdürürse, yukarıyı zorlayabilir. Ama soru işaretleriyle devam ediyor.
Fenerbahçeli taraftarlar, ilginç bir pankart hazırlamışlar. Tribüne her tarafı yara bere içinde bir Kartal posteri asan Sarı - Lacivertliler'in yazdığı mesaj hayli ilginç geldi bize; "Haddinizi bilin. Asla büyük olamazsınız." Elbette büyük olmak kolay değil... Ama herkesin kabul ettiği bir gerçek var; ligdeki konumuyla, Beşiktaş büyüklüğünü kanıtladı. Yorgun olmasına karşın, zorlu derbiden öyle veya böyle bir puanla ayrılmasını bildi Beşiktaş ve fazla bir şey kaybetmedi. Sadece keseden yedi, hepsi o kadar.
Beşiktaş cephesinde tek sıkıntı forvette. İlhan Mansız geçmiş başarılı günlerinden bir hayli uzakta. Gerçek gücünü hala yakalayamadı. Allah korusun Sergen Yalçın'a bir şey olursa, pozisyonları kim yaratacak, golleri kim atacak ? Aslında yedek kulübesinde gol adamları var. Örneğin Ahmed Hassan... Ufak tefek boyuna rağmen attığı kafa golü Lucescu'nun her halde dikkatini çeker...



SPOR


Recep to cep
At yarışları
Avrupa Ligleri
Kartal apolet söktü : 75-66
İKİNCİ LİG PUAN DURUMU
Detroit uçuyor : 80-69
Erdemir, Fener'i yaktı :3-0
Lucescu'ya yakışmadı
Daum'dan taşlama
Göreceksiniz!
Trabzon karıştı
Gençler ayılamadı!: 1-3
Seri atışlar: 2-1
Evdeki yabancı: 2-3
Vestel acil serviste : 3-2
Körfez Engin aktı!: 1-0
Haber turu...
Yıldızlar savaşı
En büyük tribün
Kaliteli derbi
İki takım da büyüktü

Yazının devamı...

Canınız sağolsun



Futbol bu. "Banko" dediğiniz maçtan hayal kırıklığıyla çıkarsınız! Rakip büyüktür, yenilirsiniz, üzülmezsiniz, sineye çekersiniz. Letonya asla "büyük" takım değil. Hele hele Dünya Üçüncüsü olmuş bir ekiple Letonya'yı aynı kefeye koymak hataların en büyüğüdür. İşte asıl ağrımıza giden de yol parası bulamayan, ekonomik krizle boğuşan Letonya'nın bizim yerimize Portekiz'deki finallere gitmesidir.
Düşünün Letonya gibi bir ekip karşısında ilk golü buluyoruz, ardından Portekiz yolunu açacak golü de buluyoruz. Ama, öyle basit gol yedik ki, gözlerimize inanamadık! 78.dakikada Verpakovskis'in golü tüm hayallerimizi alıp götürdü.
Yazık, çok yazık... Onca emekler, onca elin teri "hibe" olup gitti... Beni asıl kızdıran, finallerin kaçırılmasından sonra tribündeki futbolseverlerin Ay - Yıldızlı futbolcuları "yuhalaması", Şenol Güneş'in "istifaya" davet edilmesidir. Bunun adı olsa olsa "vefasızlıktır". Dünya Kupası'ndan sonra "alkışlanan", baştacı yapılan bir ekibi yuhalamakta nereden çıktı? Onlar değil miydi ülkemizi ayağa kaldıran? Onlar değil miydi dünyanın "şapka" çıkardığı futbolcular ?
Ne yuhlanmayı, ne de istifayı hakettiler... Biraz "vefalı" olup, onları bağrımıza basmanın, kötü günde onlara sahip çıkmanın zamanıdır.
Biliyoruz, şimdi kalemleri ucu tıraşlanıyor, pusuda bekleyenler yavaş yavaş önümüzdeki haftalarda ortaya çıkacak. Belki Şenol Güneş görevi bıracak, belki bırakmayacak, bilemiyoruz.
Kriz mi olur, barış mı, orası da karanlık!
Bence Başkan Ulusoy'a bu alanda büyük işler düşüyor. Krize alkış tutacak olanlara en büyük set çekecek yine başkan Ulusoy'dur. Ulusoy, böyle günlerin adamıdır.



SPOR


Amiral battı: 2-2
At yarışları
AVRUPA LİGLERİ
Efes sendeledi : 78-89
İKİNCİ LİG PUAN DURUMU
Okur'lu Detroit Lakers'ı ezdi
Arçelik taş gibi: 3-0
Bir devir bitti
Luce'den talimat
Fener'den tek isabet
Galatasaray işi bitirdi
Özkan Sümer kan ağlıyor!
Sanki bir savaş
Haber turu...
Madem ki Türk'sün!
Hanedanın sonu
Terörün dini yok, takımı var mı?
Canınız sağolsun
Olmaz kardeşim
Hüzün gecesi

Yazının devamı...

Tecrübe ve özgüven



Başkan Serdar Bilgili'nin olaylı Galatasaray maçından sonra kamuoyundan "özür" dilemesi sporumuzdaki "terörün" ortadan kalkması, barış ve dostluğu pekiştirmesi adına önemli bir adımdı. Ankara'daki FAİR - PLAY adına yaşanan tablolar da, doğrusu spordaki terörün barış ve dostluğa dönüşmesi açısından sıcak örnekler idi bizce.
İki Avrupalı'nın mücadelesinde futbol adına fazla güzellikler izleyemedik. Faul yüzdesinin bir hayli yüksek olduğu maçta orta hakem Erol Ersoy trafik polisi gibiydi. Ersoy'un çaldığı fauller kadar, çalmadıkları da vardı elbette. Ersoy, 65.dakikada Emre Aşık'ı çift sarı karttan oyun dışı bırakırken, El Saka'nın ikinci kartını pas geçmesi inanılır gibi değildi. Ayrıca Ahmed Hassan'ın ceza alanı içinde düşürülmesi de tartışılırdı.
İlk yarıda tecrübesini ve de özgüvenini maça yansıtan Beşiktaş, önce İlhan Mansız ardından da El Saka'nın kendi kalesine attığı golle iki farkı yakaladı. İki fark Kartal cephesinde rahatlığı birlikte getirdi. Nitekim ikinci golden sonra ev sahibi Gençlerbirliği ağırlığını sahaya yansıttı. Emre Aşık'ın 65. dakikadan çift sarı kartla oyun dışı kalması, Beşiktaş'a kalan dakikalarda ecel terleri döktüren en büyük faktördü. Oyunu tamamen rakip kaleye yıkan Gençlerbirliği sayısız fırsat yakaladı, birini gole çevirebildi, diğerlerinde ise son vuruşlardaki beceriksizliği ve telaşının kurbanı oldu. Gençlerbirliği'nin yoğun baskısında Beşiktaş'ı ayakta tutan ve üç puana taşıyan krampon sayısı bir elin parmaklarını geçmedi. Savunmada Ronaldo neredeyse üç kişilik oynadı. Gördüğü sarı kart bunun karşılığıydı. Orta alanda Guinti her taşın altına elini koydu, savaştı, son bölümlerde savunmaya yardım etti. Kaptan Tayfur da savaşanlar arasındaydı. Kaleci Cordoba zorlu doksan dakikadan Kartal'ın üç puanla ayrılmasında büyük faktördü. Soğukkanlılığı, çıkışları ve yer tutuşları mükemmeldi. Sol kulvarda İbrahim Üzülmez'deki düşüşü anlayamadım. Ondaki bu form düşüklüğü takımı olumsuz etkiliyor, savunmayı da müthiş sıkıntıya sokuyor. Beşiktaş zorlu Ankara deplasmanından üç puanla dönmesini sadece tecrübe ve özgüvenine borçludur.
Lucescu başarılı bir hoca... 90 dakika yerinde durmuyor. Ama oyunun başlarında Pancu ile ağız dalaşına girmesi hiç hoş değildi. Gergin olan futbolcuları, uyarırken daha dikkatli olması şart. Çünkü o tablolar hoş görünmüyor.





SPOR


BAŞKENT EKSPRESİ: 1-2
At yarışları
AVRUPA LİGLERİ
Fener açıldı: 79-73
İKİNCİ LİG PUAN DURUMU

Hidayetli Spurs kan kaybediyor
Salladık, yıkamadık: 2-3
Hata Damir'in
Ve karar anı
EVİM, EVİM GÜZEL EVİM
Ateşleyen hezimet
'Yeter artık! Rüştü kaleye'
Şenol Güneş ders verdi
Vestel'den üçlük: 1-0
Sakarya şen döndü: 1-3
Denizli baskını: 2-1
Solberg şampiyon
İstanbulspor eli boş dönmedi: 1-1
Diyar evinde kral: 2-0
Haber turu...
Donmamak için koşarak...
Kibar hırsız Cordoba
Tecrübe ve özgüven
Hapis cezası

Yazının devamı...

Usta farkı



Beşiktaş'ta Demirören ve Oktay'ın istifalarına doğrusu bir anlam veremedim ! Kongreye daha beş ay var... Üstelik Beşiktaş, hem ligde, hem Şampiyonlar Ligi'nde ciddi sınavlar verecek. Böylesi bir kritik dönemde iki yöneticinin istifa etmesi hiç de hoş değil. Eğer kafalarında bir hesap varsa, bunu ocak ayında ortaya koymaları gerekir. Bu tip sürpriz istifalar dileriz ki takımı olumsuz etkilemez. Eğer aksi olursa, bu da bir takım hesap yapanlar için hiç de iyi olmaz.
* * *
İnönü'deki 90 dakikalık mücadelede ağır basan Beşiktaş'tı... Ofansif ağırlıklı bir taktikle sahaya çıkan Malatyaspor, 1 - 0 öne geçmesine karşın yenilmekten kurtulamadı. Bunun da temelinde Beşiktaş'ın daha tecrübeli, daha istekli, daha yetenekli oyuncularının fazlalığı yatıyordu. Sergen'i izlemekten müthiş keyif alıyoruz. Dünkü mücadelede attığı tek gol bir Sergen klasiğiydi. Ancak Sergen'in fiziksel olarak hala hazır olmadığını görüyoruz. Sergen, bu özelliğini 90 dakikaya yaydığı taktirde, hem Beşiktaş'a yararlı olacak, hem de izleyenlere daha büyük lezzetler sunacak.
Sahanın bana göre tartışmasız en iyi ismi Ahmed Hassan'dı. İleri ikilinin arkasında görev yapan Mısırlı yıldız çok çalıştı, oyun kurdu, gollük paslar attı, pozisyon kovaladı, çok kritik bir gole de imzasını koydu. Topla fazla oynaması doğrusu bizi rahatsız etmiyor. Hem adam eksiltiyor, hem de topla çok çabuk, isabetli paslar atıyor.
Lucescu ideal on bir konusundaki değişkenliğine dün bir yenisini daha ekledi. Her hafta farklı bir kadroyla izliyoruz Beşiktaş'ı. Tabii ki bu onun doğrusu. Ancak kadroda devamlılığı yakalamanın başarının temel taşlarından birisi olduğunu unutmamak lazım. Herhalde Lucescu'nun bir bildiği var !
İlk kez on birde yer alan kaleci Ramazan'ı da çok beğendim. Yan toplardaki başarısı ve kendisine olan özgüveni mükemmel. Kartal'ın gözü artık kalede olmayacak.
Uzun bir aradan sonra yeniden sahalara dönen İlhan Mansız 69 dakika oyunda kaldı. Bu süre içinde iyi niyetli ve istekliydi. Ama fiziksel olarak hazır değil. Mansız'ın, bu açığını kapatması halinde hem Beşiktaş'a, hem de Milli Takım'a büyük katkıları olacaktır.
Malatya karşısında mağlubiyetten farka giden Beşiktaş, ikinci yarının sonlarına doğru inanılmaz goller kaçırdı. Fark üç değil, altı olabilirdi. Ancak kafalarda Lazio maçının oluşu konsantrasyon eksikliğini de birlikte getirdi.



SPOR


Kartal'dan kaçış yok: 3-1
At yarışları
Avrupa ligleri
Yarı finalistler tamam
İKİNCİ LİG PUAN DURUMU
ABD tam gaz
Filede yas
Kriz 'geliyorum' dedi
Kendin pişir, kendin ye!
Değişim zamanı
Trabzon kenetlendi
Devrim,11Ekim!
Bu kez sobelendi!
Schumi ucuz kurtuldu
Minder keyifsiz
Doktor savunması
Tansiyon düşmüyor
Tchanliev mayoyu kaptı
İsveç'te yarı final günü
Açlık
Beşi bir yerde
'Ben demiştim' tayfası
Usta farkı

Yazının devamı...

© Copyright 2019

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.