SKORER
PEMBENAR
CADDE
YAZARLAR

2 tahliye, 1 beraat

.

Milliyet Haber

Dün Bülent Ecevit’in vefat yıl dönümüydü.

Gazetecilikte ilk çıraklık yıllarımda tanımıştım Ecevit’i.

Aramızdan ayrılıncaya kadar süren “gazeteci-politikacı” ilişkilerimiz oldu.

Bülent Ecevit’le çok anılarım var.

Onları yazacaktım ama bir sonraki yazıya...

....................

Nazlı Ilıcak, Ahmet Altan’ın tahliye edilmeleri ve Mehmet Altan’ın beraatine ayıracağım bu yazıyı.

Ilıcak’la başlayayım...
....................

Pazar günü öğleden sonra eşim Canan “Aslı’yı arayacağım şimdi, Nazlı’nın durumunu merak ediyorum” dedi.

Nazlı Ilıcak, eşim Canan’la Fransız Lisesi son sınıftan beri arkadaştır.

Lozan Üniversitesi’nde Nazlı “Siyasal Bilgiler”, Canan da “Hukuk Fakültesi”ni bitirmiştir.

İsviçre’de aynı pansiyonda geçmiş öğrencilik yılları.

Bu dostlukları hep devam etti.

Canan, Nazlı’nın hapiste olmasından endişe duyuyordu.

Sağlığının bozulmasından korkuyordu.

“Elimize doğdu” diyebileceğim kızı Aslı’yla telefonda bu endişelerini paylaştı.

Aslı “Biliyorsun, annem, dirençlidir” demiş.

Sağlığı iyiymiş.

Ancak annesinin sinir sisteminin bozulmasından kaygılıymış.

“Annesinin ilaç almak istemediğini” söylemiş.

...................

Sonra...

Telefonu ben aldım.

“Hukuki durumu” konuştuk.

Aslı “Yarın duruşması var” dedi.

“Tahliye kararı” için pek iyimser olmadığı izlenimini aldım.

Savcının “tutukluluğun devamını isteyebileceğinden” kuşkuluydu.

Ancak...

2020’nin ilk aylarında Meclis’e gelecek “ikinci yargı paketinden” umutluydu.

“Bu ikinci pakette yaş indirimi olacağını ve annesinin de büyük ihtimalle faydalanaca-ğını, tahliye edilebileceğini” düşünüyordu.

Ve...
Pazartesi akşamı “tahliye kararı” açıklandı.

Nazlı Ilıcak ve Ahmet Altan serbest bırakıldılar.

Canan’ın bir gün önce “Nazlı’nın durumunu merak ediyorum” diyerek kızı Aslı’ya telefon etmiş olması için “altıncı duyu mu, önsezi mi” desem?

....................

Nazlı Ilıcak ve Ahmet Altan beraat etmiş değiller.

“Kanun yolları” açık olmakla beraber “mahkûmiyet” kararları açıklandı.

Onların bilerek ve isteyerek FETÖ’ye destek verdiklerine ve hele darbe girişimi fikrini paylaştıklarına inanmam.

İkisini de tanıyorum.

Ne var ki...

Onların bazı ciddi yanlışları yok farz edilemez. Acı çeken, hapis yatan, hatta hayatlarını kaybeden Ergenekon kumpası mağdurları hafızalarda taze...

Kökü Türkiye hudutlarının çok ötesinde kabaran bir büyük dalga -iradeleri dışında- onları da içine almıştır.

Nazlı’nın ve Altan’ın acılar çekmiş, yaşamını yitirmiş mağdurlar ve aileleri için yürekleri sızlamış olmalı.

Ancak...

Bütün bunların ötesinde gazetecilerin hapiste olmamaları gerekirdi.

Tahliyeler ve Mehmet Altan için beraat kararı önemlidir, iyi olmuştur.

İçeride hâlâ bir an önce tahliye edilmeleri gereken başka isimler de var.

Şu duyarlı süreçte dünyaya karşı Türkiye’nin olumluluk katsayısını yükseltir.

Yazarın Diğer Yazıları

  1. Aşil’in topuğu ‘Hafter’
  2. Büyük oynamak
  3. MEB’i anlamak
  4. Doğu Akdeniz hazinesi
  5. Balık hafızası ve Sır Küpleri
  6. Başkanlara notlar
  7. NATO’dan ayrılmak mı?
  8. Bildiri ve gerçekler
  9. NATO
  10. Naim/Memleketim

© Copyright 2019

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.