09.02.2018 01:30 | Son Güncelleme:
ANKARA Milliyet

'Asıl büyük hamleler daha sonra gelecek'

Askerlerimizin Afrin’de destan yazdığını söyleyen Cumhurbaşkanı, “Zeytine yemin olsun ki, Allah’ın izniyle bu işi bitireceğiz” dedi. Erdoğan, CHP liderinin “Esad’la görüşülmeli” önerisine ise “1 milyon vatandaşını öldüren bir katille biz neyi konuşacağız?” tepkisi gösterdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘Esad’la görüşülmeli’ ve ‘Afrin’e girilmemeli’ önerilerine de sert tepki gösterdi. Erdoğan, dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki Muhtarlar Toplantısı’nda şu mesajları verdi:


İDLİB’İ DE ÇÖZECEĞİZ: İslam adına Müslümanları katleden bir terör örgütü bahane edilerek, bir başka terör örgütünün bölgemizde palazlandırıldığını görünce artık daha fazla bekleme imkanımız kalmadı. Afrin olayını çözeceğiz, İdlib’i aynı şekilde çözeceğiz ve mülteci kardeşlerimiz tekrar kendi topraklarına, kendi evlerine dönsün istiyoruz. 3.5 milyonu burada ilanihaye saklayacak halimiz yok. Onlar da zaten bir an önce kendi topraklarına dönmek istiyorlar. Bir kısmı burada kalabilir o ayrı bir konu.

ZEYTİN SIRADAN DEĞİL: Zeytin Dalı Operasyonu derken bu sıradan aklımıza gelip de söylenen bir şey değil. Niye? Unutmayın. Rabbimiz Kuran-ı Kerim’de, ‘Zeytine yemin olsun, tine (incir) yemin olsun ki’ buyuruyor. Bu bölge adeta zeytinlerle dayalı, döşeli zengin bölge. Zeytine yemin olsun ki dedik, Allah’ın izniyle bu işi bitireceğiz.

BAŞKA ÇIKIŞI YOK: Ya bir yol bulacağız ya bir yol yapacağız. Bu işin başka bir çıkışı yok. ‘Terör örgütü DAEŞ’ dediler, ona karşı mücadeleyi kimle yaptılar, bir başka terör örgütü PYD, YPG onlarla yaptılar... Terörist teröristle yok edilmez, yanlış yapıyorsunuz Sayın Trump dedim ama maalesef o yine onlara baktı. Peki siz yolunuza, biz yolumuza dedik.

ISINMA TURLARI BİLE DEĞİL: Şu ana kadar yaptıklarımız daha ısınma turları bile sayılmaz. Asıl büyük hamlelerimizi, ataklarımızı önümüzdeki dönemde gerçekleştireceğiz. 2019 kritik bir tarih. Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin resmen ve tüm unsurlarıyla devreye girmesiyle artık bu ülkeye operasyon çekmek öyle kolay olmayacaktır.

HEDEF KIZIL ELMA: Operasyona giden askerler ne diyorlar? ‘Hedef Kızıl Elma’ Onun anlamı çok ama çok büyük. O İla’yı Kelimetullah’tır. Gidebileceğin noktanın sonsuzudur. Bizim Mehmetçiğimizden daha imanlı, daha inançlı, daha büyük bir asker dünyada var mı? Şahsen ben görmedim, duymadım.

‘Türk kavramına layık değiller’

Bu ara tweetler atıyorlar. Neymiş, ‘Türkiye ve Türklük’ kavramına karşıymışız. Niye? Türk Tabipleri Birliğinin isminden Türk’ün kaldırılmasını istediğimiz için. Evet istiyoruz. Çünkü Türk Tabipleri Birliği denilen bu kuruluşun Türklükle alakası yok, Türk kavramına da layık olan bir yanı yok. Türkiye Barolar Birliği’nin de Türkiye’ye layık olan hiçbir yanı yok. Dolayısıyla bunlar ne hukuku ne de hekimliği kendi saltanatları altına alamazlar. Şimdi çıkarılacak kanunlarla, çıkarılacak Bakanlar Kurulu kararıyla bu ülkede tüm hukukçular, tüm doktorlar kendi derneklerini, vakıflarını rahatlıkla kurabilecekler ve bunlara da kaynağında para ödemesi diye bir şey yapmayacaklar. Bunların hepsi bitecek. Ondan tutuştular. Şimdi de kalkıp tweetlerle güya yavuz hırsız ev sahibini bastırır ya bunlar da bu şekilde ev sahibini bastırmaya çalışıyorlar. Ne Türk ne de Türkiye kavramını kullanamayacaksınız artık. Onu layık olanlar kullanacak.

‘Bir katille biz ne konuşacağız?’

Her türlü olumsuzluğa, alçaklığa rağmen bölgeyi adım adım teröristlerden askerimiz, milletimizle temizliyoruz. Bay Kemal’e rağmen temizliyoruz. Ne diyor beyefendi? ‘Afrin’e gitmeyin, fazla içerilere gitmeyin’. Senden mi alacağız izni? Ona kalsa, ‘Esed ile masaya oturun bu işi konuşun.’ 1 milyon vatandaşını öldüren bir katille neyi konuşacağız? Siz yeri gelir teröristlerle el ele kol kola dolaşabilirsiniz.

İSPAT ET BU MAKAMDA DURMAM: Bizi utanmadan DAEŞ ile iş birliği yapmakla suçluyor. Bu ne biçim anlayıştır, yaklaşımdır? Ama bunda yüz yok, haysiyet yok, onur yok. Ne zaman ben bunu ispata davet ettiysem hiçbir şeyi ispat etmemiştir ve hâlâ da yerinde durmaktadır. Bununla ilgili de söylüyorum. Ak Parti’nin DEAŞ’a destek olduğunu ispat et, ben bu makamda durmam, görevden çekilirim. Bunu ispat edemezsen çekilir misin? Çekilemez. Hayatı yalan üzerine kurulu bu adamın. DHKP-C’liler ile yürüyen birisi. Rahat rahat bunları kamufle edebiliyorlar. Kalkıyor, kağıt gösteriyor. Senin kağıtlarına alıştık. Bay Kemal, şu anda DEAŞ’ın tehdidi altında olan sen misin, biz miyiz?

EL NUSRA DA TERÖR ÖRGÜTÜDÜR: Sana ben bir şey söyledim. Şu PYD, YPG, PKK bunların terör örgütü olduğunu ilan et. Şöyledir, böyledir, yamalı bohça yapma, açık ve net konuş. Bunlar birer terör örgütüdür de. ‘El Nusra terör örgütüdür dedin mi?’ diyor. Ben bunların hepsini dedim, yine diyorum. ‘El Nusra da terör örgütüdür’ diyorum. Sen de. PKK, PYD, YPG terör örgütüdür de görelim. DHKP-C terör örgütüdür de göreyim seni. Diyemezsin. Çünkü gücünü onlardan alıyorsun.

VAR MI 25 KURUŞA SİMİT?: Bugün ülkemizde halen, ‘Bizim Afrin’de ne işimiz var’ diyebilen bir zihniyetin olması gerçekten üzüntü vericidir. Sokaktaki vatandaşımızın çok iyi anladığı, gerçeği anlayamayan güya siyasetçi, güya aydın, akademisyen, sanatçı kisveli herkese, ‘yazıklar olsun’ diyorum... İçeridekiler bunu yapar da el oğlu boş durur mu? Bizden, Suriye topraklarından bir an önce çıkmamızı isteyenler olduğunu duyuyoruz, görüyoruz. Bunu duyan da sanır ki Suriye’de her şey güllük gülistanlık, sadece Türkiye’nin varlığı işi bozuyor. Bunların mantığına göre PKK Suriye’de olabilir, DAEŞ Suriye’de olabilir. Amerika, Rusya, İran, Fransa, İngiltere ve daha nice ülke çeşitli görüntü ve bahaneler altında Suriye’de olabilir. İsrail, canı istediği zaman Suriye’de operasyon yapabilir ama Türkiye 911 kilometre sınırının bulunduğu Suriye’de olamaz. Var mı 25 kuruşa simit ya?

Kılıçdaroğlu’na 250 bin liralık dava

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na partisinin 6 Şubat’taki TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, kişilik haklarına saldırıda bulunduğu gerekçesiyle 250 bin liralık tazminat davası açtı. Erdoğan’ın avukatı Hüseyin Aydın’ın Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi’ne verdiği dava dilekçesinde, Kılıçdaroğlu’nun konuşmasında, Erdoğan’ın kişilik haklarını ihlal eden ifadeler kullandığı onur ve saygınlığına yönelik ifadeler sarf ettiği savunuldu. Dilekçede, Kılıçdaroğlu’nun kullandığı ifadelerin ve iddiaların tamamen asılsız olduğu, daha önce birçok kez tekzip edildiği belirtilerek, “Davalının Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik uzun süredir ısrarla devam edegelen bu yakışıksız üslubu kendi beyanlarından da anlaşılacağı üzere daha da sertleşecek ve çirkinleşerek devam edecektir. İşte bu noktada davalının konuşmalarında hakim olan ve bir siyasetçiye yakışmayacak düzeydeki bu çirkin üslubuna karşı caydırıcı bir tazminata hükmedilmesi gerekmektedir” ifadesi kullanıldı. 

SP lideri ile bugün bir araya gelecek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ile bir araya gelecek. Görüşme bugün saat 14.15’te AK Parti Genel Merkezi’nde gerçekleşecek. Saadet Partisi, uyum düzenlemelerine yönelik “Adil seçim adil sistem” kitapçığını sunmak üzerine bir süredir partilerle temas halindeydi. Karamollaoğlu, daha önce CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ile görüşmüştü. Edinilen bilgiye göre, Karamollaoğlu, yaklaşık bir ay önce aynı çerçevede görüşmek için AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan randevu talep etti. 

Görüşmenin geçtiğimiz hafta yapılması planlanıyordu ancak Erdoğan’ın program yoğunluğu nedeniyle ertelendi.

 

Bu habere ifade bırak
  • 3Mutluyum
  • 2Şaşkınım
  • 1Kararsızım
  • 5Kızgınım
  • 1Üzgünüm
Toplam Oy12