Türkiye’de her futbol izleyicisinin potansiyel hakem ve teknik direktör olduğunu biliyordum, ama birçok insanın özellikle de eli kalem tutanların reyting uzmanı olduğunu bilmiyordum.
Son günlerde reytingler üzerine yapılan tartışmalardan sonra bazı insanların, reyting konusunda AGB Genel Müdürü Arzu Eder’den bile daha fazla fikir sahibi öğrendim.
Bu “reyting uzmanları”nın(!), Türkiye’de ya da dünyada reyting ölçümü nasıl yapılır, denekler nasıl belirlenir, bir haneyi denek yapmanın maliyeti nedir, deneklerden gelen bilgiler hangi datalarla abonelere servis edilir konusunda derinlemesine bilgileri yoktur.
Ama olsun...
Çünkü bu ülkede fikir beyan etmek için bilgiye gerek yoktur.
Duyduğunuz birkaç yalan yanlış bilgiyi, sloganlaştırıp “çok şey biliyormuş” havası vererek anlatmanız yeterlidir.
O nedenle Çinliler için, nüfusu 1 milyar 321 milyonu aşan ülkelerinde reyting ölçümünün 13 bin hanede yapılması yeterlidir...
Ama 70 milyonluk Türkiye’ye 2 bin 500 denek az gelir...

Deneklerin yarısı değişti yapımcıların aklı karıştı

Türkiye’de reyting ölçümü 1993 yılında başladı.
O zaman ölçümler İstanbul, Ankara ve İzmir’de 440 hanede yapılıyordu.
O zaman da çıkan sonuçlara karşı böylesine itirazlar vardı.
Hatta Cem Uzan, AGB’ye karşı Nielsen’i getirip ölçüm yaptırmıştı.
Nielsen’in yaptığı ölçümlerden de benzer sonuçlar çıkınca da Uzan adamları kovmuştu.
O dönem birbirine rakip olan AGB ile Nielsen bile birleşti, ama Türkiye’de reyting ölçümlerinin ülke gerçeğini yansıttığında hiç kimse birleşmedi.
Son günlerde bu işin bu denli tartışılıyor olmasının sebebi de aslında yönetmen ve yapımcı Osman Sınav’ın “Yıllardır Türk televizyon izleyicisinin nabzını iyi tutan yapımcılardan biriydim, ama 1.5-2 yıldır hesaplarım tutmuyor” sözlerinde gizli.
Çünkü...
TİAK’la olan sözleşmesi gereği AGB, her yıl deneklerinin yüzde 25’ini yenilemekle yükümlü.
Ancak iki yıl önce bazılarının deneklere ulaşıp, sistemi manipüle ettiğinin ortaya çıkmasından sonra deneklerin yüzde 50’si değiştirildi.
AGB’nin yenilenen hanelerden elde ettiği veriler o günlerde, “Yeni denekler Samanyolu TV ile Kanal 7’nin reytinglerini yükseltti” diye eleştirenler bile nedense şimdilerde saf değiştirdi.
Rüzgâr birden bire yön değiştirdi.
AGB’nin ölçüm yaptığı 36 ilin toplam nüfusu 59.5 milyon.
AGB evrenine, TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin’in istediği gibi tüm Türkiye’ye alsa sonuç değişir mi?
Kanaatim o ki çok fazla bir şey değişmez.
O nedenle önemli olan veri tabanını genişletmek değil, mevcudu inanılır ve güvenilir hale getirmek.

Akrep Nalan ‘haber’i anladı!
1992 yılıydı... TRT’nin bayram çekimlerini takip etmek için Gayrettepe’deki Discorium’a gittiğimden olayı Mehmet Ali Erbil’den duymuştum. Erbil’in anlattığına göre Akrep Nalan, çok sevdiği köpeği “Bahtiyar”ı basıp öldürmüştü.
Bunu habere dönüştürebilmek için Akrep Nalan’ı aradım. Erbil’den duyduklarımı anlatıp, şayet olay doğruysa bunu haber yapacağımı söylemiştim.
Hiç unutmuyorum, Akrep Nalan bana, “Bunun neresi haber?” demişti. Milliyet’in birinci sayfasında çıkan haber bayağı ses getirmiş, Akrep Nalan’ın kazası karikatürlere ve skeçlere konu olmuştu.
Akrep Nalan, 17 yıl önce “Bunun neresi haber?” dediği olayı bu kez kendi anlatmaya başladı.
Şarkıcının “Her Şey Dahil”de anlattığı kötü anı, “Akrep Nalan köpeğini nasıl öldürdü” diye haber oldu.
Akrep Nalan’ın neyin haber olduğunu 17 yıl sonra anlaması beni bahtiyar etti.

Herkes reyting uzmanı kesildiPolat âşık oluyor!
‘KURTLAR Vadisi Pusu’nun ‘Elif’ten sonra kadınsız ve aşksız bir hayat süren baş karakteri ‘Polat’ nihayet aşkla tanışacak. Aslında dizinin geçen haftaki bölümünde ‘Nazife Anne’yle Necati Şaşmaz’ın canlandırdığı oğlu ‘Polat’ arasında, “Artık evlen de bir yuva kur oğlum” sözleri yeni bir aşkın habercisiydi.
OĞLUNDAN gönülsüz de olsa, gelin bakması için yetki alan ‘Nazife Anne’, dizinin bu akşam ekrana gelecek bölümünde diziye damgasını vuracak aşkı hem “Polat”a hem de dizi tutkunlarına tanıtacak. ‘Polat’ın yeni aşkı Hatice Şendil olacak. Şendil, ‘Polat’ın evlatlığı ‘Ali’nin kreş öğretmeni ‘Ebru’ olarak diziye katılacak.