Şeriatçıların katlettiği “Kubilay”, film oluyor

Can Dündar’ın “Bu da benim Atatürk’üm” dediği “Mustafa” adlı belgeselle ilgili tartışmalar sürerken, Türkiye’nin sancılı bir dönemini beyazperdeye aktaracak bir başka dönem filminin de hazırlıkları başladı.
Ahmet Akıncı’nın yazıp yöneteceği “Kubilay”ın çekimleri, Cumhuriyet şehidinin şeriatçılar tarafından başı kesilerek öldürüldüğü günün yıldönümü olan 23 Aralık 2008’de başlayacak.
23 Aralık 1930 tarihinde vatani görevini yaptığı Menemen’de, kendini mehdi ilan eden şeriatçı Sütçü Mehmet ve bir grup Atatürk ve Cumhuriyet düşmanı tarafından önce vurulup, ardından da başı kesilerek şehit edilen Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay’ı Berke Üzrek’in canlandıracağı film, Şubat 2009’da vizyona girecek.
“Kubilay”ın yapımcısı, senaristi ve yönetmeni Ahmet Akıncı, filmi çekme amacını şöyle anlattı:
“Kurulduğu günden beri Cumhuriyetimiz her zaman tehdit altında olmuştur. Birilerinin, medeni toplumların benimsediği Cumhuriyet yerine şeriata dayalı bir devlet düzeni kurma sevdaları hep sürdü. Nasturi ayaklanmaları, Şeyh Said isyanı, Menemen olayları, Madımak Oteli’nde insanların yakılması Cumhuriyete karşı isyanların belli başlıları...
Madımak yangınını çıkarıp 37 kişiyi katleden Cumhuriyet karşıtları, bir genelgeyle serbest bırakıldı. ‘Kubilay’ filmini çekmekteki amacım, dinin istismar edildiğinin ve dinin elden gittiğini söyleyerek şeriat düzeni isteyen gericilerin gerçek yüzünü kamuoyuna anlatmak ve Cumhuriyetin vazgeçilmez bir yönetim biçimi olduğunu kamuoyuna sunmak olacak.”
Ahmet Akıncı, 2 milyon dolara mal olacak “Kubilay”ı, sponsorlar, İzmir ve Menemen belediyelerinin desteğiyle çekeceğini, bu film için yıllardır AKP’li belediyelere “Yaz Sinema Günleri” yaparak da sermaye oluşturduğunu söyledi.
Vatani görevini asteğmen olarak yaparken, şeriatçılar tarafından 24 yaşında şehit edilen Mustafa Fehmi Kubilay’ın filmi, “Mustafa” kadar tartışma yaratır mı bilemem?
Ama senaryoyu okuyunca şu kanaate vardım ki, “Kubilay” vizyona girdiğinde, Cumhuriyet’le oldum olası yıldızı barışmayanları bir hayli kızdıracak.

Atatürk’ün taziyetnamesi
“Kubilay” filminin Cumhuriyet tarihimizin nasıl bir dönemini beyazperdeye yansıtacağını, 23 Aralık 1930’da Cumhuriyeti yıkıp, yerine şeriatı getirmek isteyen gericilerin şehit ettiği Kubilay için, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ordumuza gönderdiği taziye mesajındaki şu satırlar çok iyi anlatıyor olsa gerek:
“...Kublay Beyin şehadetinde mürtecilerin gösterdiği vahşet karşısında Menemen’deki ahaliden bazılarının alkışla tavripkâr bulunmaları, bütün cumhuriyetçi ve vatanperverler için utanılacak bir hâdisedir.
...Menemen’de ahaliden bazılarının hataları bütün milleti müteellim etmiştir.
...Büyük ordunun kahraman genç zabiti ve Cumhuriyetin mefkûreci muallim heyetinin kıymetli uzvu Kublay Bey, temiz kanı ile cumhuriyet hayatiyetini tazelemiş ve kuvvetlendirmiş olacaktır.”

İskender, bu kez füzeyle vuracak
Geçen hafta “Kurtlar Vadisi Pusu”nun 45. bölümü en heyecanlı yerinde bitmişti.
“Derin devlet”in kirli yüzü “İskender Büyük”, “Yaşarken bir faydasını göremedik. Bari ölüsü bir işimize yarasın” diyerek yüz bulamadığı “Sadi Paşa”yı öldürmeye karar vermişti.
“Sadi Paşa” da, kendisine yönelik olası suikastı önlemek için yardımcısı “Albay”la birlikte “İskender Büyük”ün sonunu getirecek dosyayı Ankara’ya elden teslim etmek için sivil kıyafetler ve sivil plakalı bir otomobille yola çıkmıştı.
Bu yolculukta “İskender”in “Sadi Paşa”ya öldüreceğini öğrenen “Polat Alemdar” da ekibini toparlayıp, komutanları kurtarmak için peşlerine takılmıştı.
Dizi geçen hafta, “Sadi Paşa”yı Ankara’ya götüren otomobilin önünün iş makineleriyle kesildiği yerde sona ermişti.
Bu akşam ekrana gelecek 46. bölümünde “Polat Alemdar” ve arkadaşları “Paşa”yı ilk aşamada “İskender”in tuzağından kurtaracak.
Ancak “İskender Büyük”, kurduğu hain planı işletip “Polat” ve arkadaşlarını bir kez daha mağlup edecek.
“Sadi Paşa” ve “Albay”, kendilerini Ankara’ya daha güvenli bir yolla götürmesi için bir helikoptere bindirilecek, ama bu onları korkunç sona daha da yaklaştıracak.
“İskender Büyük”, “Madem öyle, işte böyle” deyip hazırda tuttuğu füzeyi ateşleyecek.
“Sadi Paşa” ve “Albay” parçalanan helikopterin içinde ölüp, “Kurtlar Vadisi Pusu”ya veda edecek.
Böylece “Derin devlet”in kirli adamları, devletin istihbarat örgütünün başı “Doğu Bey”den sonra “Sadi Paşa”ya da bindikleri helikopterleri mezar edecek.