Türkan Şoray’ın adını hiçbir zaman tek başına anmadık biz. O’nu hep, ‘Türk sinemasının sultanı’ olarak bildik, öyle koruduk gönüllerimizde. Şoray da hiç vazgeçmedi sinemadan. Her daim sinemada olmak, onun için üretmek istedi. Başka türlüsü olamazdı. Çünkü kendi anlatımıyla; Türkan Şoray kişiliğini, kimliğini sinemayla buldu. Adına kitaplar yazıldı, tezler verildi ve filmleri derslere konu oldu. Hep söylediği gibi başka bir hayatı yoktu, hayatı sinemadan ibaret oldu. O yüzden gün geldi, yaşadıklarını kendisi kaleme aldı. Satır satır, kelime kelime paylaştı başından geçenleri. Adına ‘Sinemam ve Ben’ dedi, sinemayla dolu anılarını yazarken, aslında özelini, hayatının bilinmeyenlerini anlattı. Deyim yerindeyse; Türkan Şoray hayatını bir film şeridi gibi gözler önüne serdi.

GÖNLÜMÜZÜN ‘SULTAN’IŞimdi ‘Sinemam ve Ben’ yenilenen baskısıyla Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından okura sunuluyor. Şoray, kitabının değeri bilindiği için çok mutlu. Biz de, onunla geçen o güzel yıllarımıza sahip çıktığı için İş Bankası’na müteşekkiriz. Üstelik, daha fazla okura ulaşabilmesi için bu kez eserin satış fiyatı da düşük tutuldu.
Fakat gelin görün ki, Türkan Şoray’ın son açıklamalarındaki serzeniş içimizi biraz burktu. Çünkü “Tek aşkım” dediği sinemaya kırgın olduğunu anlattı. Hatta “Belki bir daha sinema yapmam” diyecek kadar da üzgün. Kızı Yağmur Ünal’ın yapımcılığını üstlendiği, kendisinin yeniden yönetmen koltuğuna oturduğu ‘Uzaklarda Arama’ filminin yeterince seyirciye ulaşamaması, en büyük hayalkırıklığı.

Bir ömür boyu sadece seyircisinin istediği gibi yaşayan, ‘Türkan Şoray’ imajını korumak için hayatını kalıplar içinde sürdüren bir sinema sevdalısı olarak, belki de izleyicisinin onu bu kez yalnız bıraktığını hissediyor. “Demek ki, seyirci sahip çıkmalı” diyor. Bir yandan da, belli bir yaşa gelen kadın oyuncuların sinema yapmasının zorlaştığının farkında. Yine de Türkan Şoray ‘ın daha anlatacak çok hikayesi var. Yazmaya devam edecek. Hatta yeni kitabı için teklif bile almış. Bu kez yönetmenlik tecrübelerini ve yönetmenliğini yaptığı filmlerdeki anılarını paylaşmaya hazırlanıyor.

Umalım ki, ‘Bir Film Çektim’ adını vereceği yeni kitabı kısa süre sonra sinemaseverlerle buluşsun. Gönlümüzün sultanı ister beyazperdede,
ister kitaplarında kendisini, yaşadıklarını paylaşsın. Biz onu hep aynı sevgiyle takip edeceğiz.

‘Fİ’ GELİYOR

Devir değişiyor, televizyon izleme alışkanlığımız dönüşüyor. Online televizyon kanalları ve onlar için üretilen orijinal içerikler, hem yapımcılar hem de izleyiciler için daha fazla özgürlük anlamına geliyor.

Bu alanda önemli bir adım; Doğuş Grubu tarafından hayata geçirilen online televizyon kanalı puhutv. En sevilen yerli dizi ve filmlerin yeni adresi olarak yayına başlayan puhutv, binlerce saatlik içeriği ücretsiz olarak sunuyor. Bir yandan da sadece puhutv’de yayınlanacak, yerli orijinal yapım ‘Fi’, iddialı kadrosuyla merak uyandırıyor. Azra Kohen’in geniş ve kende ait okur kitlesiyle ses getiren ‘Fi’, ‘Çi’, ‘Pi’ üçlemesi diziye uyarlandı. Ozan Güven, Serenay Sarıkaya, Mehmet Günsür, Berrak Tüzünataç ve Büşra Develi’den oluşan iddialı başrol kadrosu duyulduğu ilk andan itibaren ilgi çekti. Ve o an geldi, puhutv’de ‘Fi’ bu akşamdan itibaren ücretsiz olarak yayınlanmaya başlıyor. İlk üç bölümü aynı anda yüklenecek. Her bölüm 60 dakika olacak. İlk sezon, üç kitaplık serinin yarısından oluşacak.

Türkiye’de televizyonun dijital dönüşümü ve yurt dışında da yüzümüzü güldüren dizi sektörünün kurumsallaşması, gelişimi için önemli adımlar atılıyor. Benim gibi, dünyadaki örneği Netflix’in etkisine çoktan kapılmış bir izleyici için de daha renkli bir dönem başlıyor.