Dünya ‘ABD’de 10 yılda oluşan algı bir ayda değişti’

‘ABD’de 10 yılda oluşan algı bir ayda değişti’

27.06.2013 - 02:30 | Son Güncellenme:

Obama yönetimine danışmanlık yapan Jenny White, iktidarın Gezi eylemlerine tepkisinin Washington’da bakışı değiştirdiğini belirtiyor

‘ABD’de 10 yılda oluşan algı bir ayda değişti’

ABD Başkanı Barack Obama yönetimine Türkiye konusunda danışmanlık yapan Boston Üniversitesi’nden antropolog Jenny White, İstanbul Politikalar Merkezi’nin davetlisi olarak geldiği İstanbul’da sorularımızı yanıtladı.

- 1975 yılından beri Türkiye’yi yakından takip eden biri olarak son bir aydır olanlar karşısında şaşırdınız mı?
Sokaktaki insanların çeşitliliğine şaşırdım. Gösterilere katılanların büyük çoğunluğu sokağa çıkma nedenlerinin park değil; polis şiddeti olduğunu belirtiyor. İşkence ve ifade özgürlüğü, 1 Mayıs’ın kutlanması gibi konularda ilerleme kaydedilmişti. Erdoğan, özellikle de PKK’yla barış anlaşmasını sağlayabilirse Türkiye’nin Atatürk’ten beri gördüğü en büyük devlet adamı olabileceği bir anda niye bu ölçüde polis şiddetine başvurdu? Aklıma gelen tek açıklama neleri riske attığının farkında olmaması. Belediye başkanı olduğu dönemde onunla saatler süren bir mülakat yapmıştım; bir planı olmadan hareket eden bir politikacı değil.

- İktidar sık sık “Türkiye’nin en başarılı olduğu zamanda olaylar patlak verdi” diyerek uluslararası bir komplodan ve bunu destekleyen içerideki aktörlerden bahsediyor. Tanıdık bir tutum... “Müslüman Milliyetçilik ve Yeni Türkler” kitabınızda laikler ve dindarlar arasında siyasi anlamda büyük bir fark olmadığını söyleyerek öneml ibir tartışma başlatmıştınız.
Sadece Türkiye’ye ilgi duyduğum için kaç kere CIA ajanı olduğum iddia edildi, biliyor musunuz? Dışarıda gücünüzü azaltmak için birilerinin devamlı komplo kurduğunu düşünmek tehlikeli. İç ve dış düşmanlar fikri her zaman vardı. Sadece düşmanın adı değişiyor. “Bize saldıranlar var. Ordu ya da Başbakan sizi onlara karşı koruyacak o yüzden boyun eğmelisiniz. Eğer kurallara uymazsanız haklarınız olmaz” kavramı yerleşik. Türkiye’de vatandaş, birey olarak görülmüyor. Edhem Eldem, New York Times‘ta yayımlanan “Türkiye’nin Sahte Nostaljisi” makalesiyle bütün düşüncelerime tercüman oldu. Başörtüsünü yasaklamakla alkolü yasaklamak arasında ne fark var? Hayatı en ufak detayına göre düzenleyebileceğini varsayan sosyal mühendislik fikri Kemalizm’de de vardı.

- AK Parti toplumu dönüştürmedi, Türk toplumunun temel özelliklerini mi yansıttı bu durumda?
Evet. Türkiye’ye tehdit İslamcılık değil; otokrasi, otorite, toplumun bireysel haklara baskı, erkek egemen kültürün içselleştirilmesi... Kitabım için görüştüğüm Soli Özel “Türkiye’de birey olmak çok tehlikeli” demişti. Gezi protestocularını bireyler olarak görürseniz ‘sürüden ayrılanı kurtların kapması’ beklenebilir. Kendilerini korumak istiyorlarsa örgütlenip grup olmalılar. Liberaller dağınık bir görünüm sergilediği için bugüne kadar tek alternatif Kemalizm olarak düşünüldü. TESEV’in araştırmasına göre Türklerin çoğu demokrasiyi ‘en fazla oyu alanın yönetmesi’ olarak görüyor. Halbuki demokrasi farklı fikirdeki insanları da korumayı içerir. Türkiye siyasetin gelişimi açısından kilitlenmiş durumda. Parklarda buluşup görüş paylaşmak harika ama sadece konuşmak bir şeyi değiştirmez, kurumsal bir yapıya geçmek önemli. Tahrir’de Mübarek’in devrilmesini sağlayan liberal görüşlü gençler sonrasında halihazırda örgütlenmiş bir güç olan Müslüman Kardeşler tarafından sahneden süpürüldüler. İkinci aşamada örgütlenmeye geçilmezse bu hareket ezilir.

- Obama yönetimine ‘yeni Türkiye’yle uyum sağlamak’ için tavsiye veren üst düzey bir çalışma grubunun içindeydiniz. Washington çevrelerinde Türkiye’ye bakış değişti mi?
Ah kesinlikle. ABD yönetimine, Türkiye’yi ‘eşit bir ortağınız olarak görmelisiniz’ demiştik. Türkiye’de bazıları “İnsan hakları ihlallerini görmüyorsunuz” diye kızmıştı. Hayır, görüyorduk ama büyük resime bakıldığında Türkiye’nin kaydettiği ilerleme muazzamdı. ABD ülkeleri değerlendirirken ifade özgürlüğü penceresinden bakar. İdeolojik bakış açısı ‘özgürlük’ üzerine kuruludur. Şu an Türkiye, ABD’yi tanımlayan en temel değerleri kirletiyor. Son bir ay, 10 yıldan uzun sürede oluşan algıyı değiştirdi ama tabii ABD çıkarlarına göre hareket eder. Çıkarlar hâlâ Türkiye’yi değerli bir ortak yapıyor.