ABD Suriye satrancında oyunda kalmaya çalışıyor

ABD Dışişleri Bakanı’nın Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey, Türkiye ve Ürdün’ü ziyaret edecek. Gelişi öncesinde Astana sürecinin sonuç vermediğine yönelik açıklamalar yapan Jeffrey’nin, özellikle son dönemde ülkesinin Suriye’de atmaya çalıştığı adımlarla ilgili istişareler yapması bekleniyor.

ABD Suriye satrancında oyunda kalmaya çalışıyor

ABD Suriye satrancında oyunda kalmaya çalışıyor
Nitekim ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Jeffrey’nin Türkiye’deki görüşmelerinde Suriye’deki son durumu ele alacağı, Türk yetkililerle “Yüksek Düzeyli Suriye Çalışma Grubu” oluşturacağı belirtilirken, Ürdün’de de Şam rejimi üzerindeki baskının en yüksek seviyede sürdürülmesi konusunu ele alacağı vurgulanıyor. Açıklamada Jeffrey’nin, BM Güvenlik Konseyi’nin Suriye’ye ilişkin 2254 sayılı kararı çerçevesinde siyasi çözüme yönelik adımları Ürdünlü yetkililerle masaya yatıracağına işaret ediliyor.

Jeffrey, bu kararı ilk kez telaffuz etmiyor. Nitekim bundan birkaç gün önce düzenlediği bir toplantıda, son gerçekleştirilen Astana toplantısına atıfta bulunan Jeffrey, üç ülkenin, yıl sonuna kadar İdlib’deki çatışmasızlık bölgesindeki ateşkes ve anayasa komisyonunun kurulması konularında somut bir sonuca ulaşmayı hedeflediklerini, ancak bu sürenin belirsiz bir zamana yayılmaya başladığını anlatmıştı. Özel temsilci, kendilerinin de, “küçük grup” (Mısır, Fransa, Almanya, Ürdün, Suudi Arabistan, İngiltere) olarak adlandırdıkları ülkelerle bir araya geldiklerini ifade edip, 2254 sayılı karar çerçevesinde çözüm olanaklarını konuştuklarını belirtmişti.

İnce hesaplar

Özel temsilcinin bu açıklamalar sonrasında Türkiye’ye gelmesi, ister istemez ABD’nin Suriye’de farklı bir inisiyatif yürüttüğü izlenimini güçlendiriyor. Nitekim ABD Savunma Bakanı James Mattis, geçtiğimiz haftalarda Suriye’nin kuzeyinde, tam da Türkiye ile sınırı boyunca gözlem noktaları kurma kararı aldıklarını söylemiş, bunun da bölgede istikrar ve güvenlik açısından önem taşıdığını vurgulamıştı. “Türkiye ile PKK’nın Suriye’deki kolu olan PYD/YPG arasında gerilimin engellenmesi”ne yönelik olduğu da belirtilen bu noktaların 12 adet olacağı, ancak sayılarının 20’ye de çıkabileceği belirtilmişti. Türkiye buna, “mevcut karmaşayı körükleyeceği” gerekçesiyle karşı çıkarken, ABD ise “istikrar getirecek ve bölgede DAEŞ’e karşı daha iyi savaşılmasını sağlayacak, iki taraf için de kazan-kazan durumu yaratacak” diyerek ortamı yumuşatmaya çalışıyor.

Oysa ABD’nin “açıklama getirmesi” gereken başka iddialar da vardı. Nitekim ABD’nin, PYD/YPG kontrolündeki Kobani’de hava savunma ve elektronik radar sistemi kurduğu iddia edilmişti. Yine yakın bir zamanda, Fırat’ın doğusunda, ABD’nin sınır hattındaki bölgelerde, kendi eğittiği belirtilen PKK/PYD’lilerle ortak devriye görüntüleri çıkmış, Pentagon bunu “güvence devriyesi” şeklinde savunmuştu.

Farklı iddialar

Tüm bunlar, uzmanlar tarafından farklı değerlendiriliyor. Nitekim bunun, Türkiye sınırında, terör örgütü PYD’ye ait bir devlet kurma hazırlığı olduğu yorumları hayli fazla. ABD’nin, böylelikle bölgede kalmak ve İran’ın buradaki hakimiyetini engellemek, Lübnan’a kadar Suriye üzerinden bir koridor açmasının ve İsrail’e “bela olmasının” önüne geçmek için bir bahane yaratmış olacağı kaydediliyor. Zira DAEŞ için hava savunma sistemine gerek yok! Bunun maliyetinin ise, büyük oranda Suudiler ve Birleşik Arap Emirlikleri tarafından karşılanacağı savunuluyor.

Uzmanlar, ABD’nin, Türkiye’nin PYD/YPG’nin Fırat’ın doğusuna püskürtülmesine yönelik muhtemel operasyonunu engellemeye çalıştığını, bu yüzden de Ankara’ya “farklı bir barış inisiyatifi” üstlendiğini göstermek, “Münbiç’te ortak devriye” gibi aksiyonlarla durumu kontrol altında tutmak istediğini de söylüyor.

Sonuç itibariyle, Rusya ve İran ile soruna barışçıl çözüm yaratmaya çalışan Türkiye’nin bir anlamda kafasını karıştıran, diğer ülkelerle yaratmaya çalıştığı alternatiflerle bunu kanıtlamaya uğraşan ABD, Irak’ta olduğu gibi Suriye’de de uzun bir süre kalmak için PYD üzerinden “vesile” arıyor. Zira İsrail’in ısrarı, Suudilerin desteği ve Avrupalı bazı müttefiklerinin yardımıyla bu konudaki çabalarını sürdürüyor.

Hırsızlar yüzünden marketçi canından bezdi!İstanbul Esenyurt'ta iki şubesi bulunan market sahibi Mehmet Kaya, son dönemde iş yerlerine dadanan hırsızlardan bunaldı. Ayda yaklaşık 28 bin lira tutarında ürünün çalındığını belirten Kaya, güvenlik kamerası kayıtları bulunan hırsızların yakalanmasını istedi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber