Aklında kalmasın: Dene

Bir şirkette yönetici olarak çalıştığı işinden ayrılıp girişimci olan Buse Erdoğan, “Denemek, yaşanabilecek en güzel anıları oluşturuyor” diyor

Aklında kalmasın: Dene

Sizi bu hafta Buse Sibel Erdoğan ile tanıştırmak istiyoruz. Buse, 2010’da Marmara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’ne kazandı. Kendini bulduğu eczacılık mesleğini, şans eseri bulduğunu söylüyor.

Üniversite yıllarında birçok kulüpte aktif olarak görev aldı, kulüp dergisinin editörlüğünü yaptı. Kariyerine farmakovijilans uzmanı olarak başlayan Buse, global bir ilaç firmasında bölgesel medikal müdür iken Şubat 2017’de BinYaprak’ın düzenlemiş olduğu yarışmayı kazanarak, Yeditepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi’nde Bütünleşik Pazarlama İletişimi Yönetimi Yüksek Lisans Programı’na başladı. Yüksek lisans eğitiminin ardından, işten ayrılarak kendi eczanesini açtı. Bundan sonrasını Buse’ye bırakıyoruz, bu keyifli sohbeti kaçırmayın.

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

1992 yılında Karadeniz Ereğli’de doğdum, eğitim hayatıma Karadeniz Ereğli Ted Koleji’nde başladım ve babamın işi nedeniyle Batı Karadeniz’in güzel bir ilçesi olan Safranbolu’da Anadolu Öğretmen Lisesi ile devam ettim. Farkında olmadan son tercihim ile Marmara Eczacılık kazandım. Hedeflediğim değil ama şans eseri kendimi bulduğum mesleğime böylece başlamış oldum. Eczacılığa ilaç firmasında başladım. Medikal müdür iken ayrıldım ve kendime ait bir eczane açtım.

Yönetici olan bir kadın olmak hakkında doğru bilinen yanlışlar nelerdir?

Günümüz Türkiye’sinde maalesef kadın olarak pek çok durumda başarmak için savaş veriyoruz. Bu nedenle yönetici olalım ya da olmayalım kadın olmak iş dünyasında oldukça zorlu. Bazen bu yüzden iş hayatında kadınlar daha sert mizaçlı ve savaşçı görünebiliyor. Oysaki birçok zorluk içinde evine, işine, ailesine ve kendine vakit ayırmaya çalışıyor ve bir yandan toplum baskısını yönetmeye çalışıyor.

Bilgiyi paylaş

Sektörünüze girecek bir girişimci ve yeni mezuna önerileriniz nelerdir?

Denemek, yaşanabilecek en güzel anıları oluşturuyor. Aklınızda kalmasın, deneyin. Özel bir şirkette başladığım kariyer hayatıma tam da istediğim pozisyona geçişim sonrası, kararımı değiştirip eczane eczacılığı yapmaya karar verdim. Hem özel sektöre başlangıç aşamasında hem de karar değişikliğimde pek çok kişi tarafından onaylanmadım ama denedim ve her anına iyi ki diyorum. Diğer önerim ise bence denemekten daha da önemli. Her zaman inandığım felsefemdir. İlerlemek için, bireysel olmaktan vazgeçip bilgini, tecrübeni paylaş.

Bir gününüz nasıl geçiyor? Gün kaçta başlıyor, kaçta bitiriyorsunuz işi?

Genelde erken kalkan ve erken yol alan insanların arasındayım. Kahvaltı yapmadan asla evden çıkmam. Eczane eczacısı olduğum için genelde sabahları dışarıdaki işlerimi hallederim, sonrasında eczaneme geçerim. Eczanede hastalarımın derdine ortak olmak günümün en kıymetli anları benim için. Boş kaldığım anlarda da güncel makaleler okuyorum, videolar takip ediyorum, mutlaka günde 1 saat hem işimi geliştirebileceğim noktaları bulmak hem de güncel konuları takip etmek için kendime zaman ayırıyorum. Fakat iş benim için asla bitmez, gece rüyamda bile düşünebilirim. Sadece hobilerime vakit ayırdığımda istemsizce unutuyorum iş hayatımı.

Sor, öğren

İşte sizi çıldırtmak için ne yapalım?

Kendisine faydası olmayan insanlar beni çıldırtıyor sanırım. Bana göre kendisine faydası olamayanın zaten çevresine veya dünyaya da faydası olmuyor. İşin sadece para kazanmak için bir araç olarak görülmesini anlayamıyorum. Çalıştığı güne anlam katmayan, yeni bir bilgi öğrenmeyen insanlar beni zorluyor.

Şu an bu işi yapmıyor olsaydınız ne yapıyor olurdunuz?

Sanırım tarihi rehberlik yapmak isterdim. Bilinmedik hikayeleri anlatan İstanbul rehberi olmak gelecek planlarımdan olabilir.

İşte kilitlendiğinizi hissettiğinizde ne yaparsınız?

Danışırım. Yoldan geçene dahil fikrini sorabilirim. Belki benzer bir olay ile karşılaşmıştır ve benim yeni bir yöntem belirlemem konusunda mutlaka desteği olacaktır, diye düşünüyorum.

20 yaşına dönseydiniz neyi farklı yapardınız?

Daha çok kitap okur, dans etmeye daha erken başlardım. Dizi ve film kültürüm hiç yoktur, 20’lerin başında biraz daha bu konuya eğilebilirdim ama sonunda yapmaktan da bir şey kaybetmem.

Beyaz Zambaklar Ülkesinde mutlaka!

Şu an hangi kitabı okuyorsunuz?

Okumakta çok geç kaldığım bir kitap var elimde: Beyaz Zambaklar Ülkesinde. Kesinlikle okuyun, bir ülke nasıl değişir harika anlatıyor. Onun haricinde seyahatlerde eğlenceli vakit için Selçuk Aydemir’in Mahalleden Arkadaşlar kitabı, çocukların hayal gücüne ulaşmak için Ahmet Şerif İzgören’in çocuk kitaplarını ve sürükleyici klasiklerden Stefan Zweig’in kitaplarını okurken keyif almıştım, öneririm.

Çantanızda olmazsa olmaz ne var?

Sanırım olmazsa olmazım yok. Mecburen cüzdan, telefon ve anahtar taşıyorum. Eşyalarım kıymetlidir ama gözümün önünden ayırmam.

Sabah çay mı kahve mi?

Çaysız olmaz, derim.

Gizli kahramanız kim?

Annem hep kahramanım oldu. Asla öğrenme aşkının bitmemesi, yeniliğe meraklı tavrı ve pes etmeyişi... Her gün bana öğretmenlik yapıyor her haliyle.

Zaman kaliteli geçsin

15 dakika herkesi mutlu edecek bir mutfak tarifiniz var mı?

Sanırım günün her saatinde kahvaltılık bir şeyler atıştırmaya kimse hayır demez. Ama 15 dakikada harika lezzetler olması için kesinlikle annem girmeli mutfağa!

Mutlu kadın, mutlu erkek, mutlu eş. İş hayatında başarılı olmak bir takım oyunu. Bu yoğunlukta eşimi ihmal ediyorum tasasında olanlara ne önerirsiniz?

Evli değilim ama özel hayatımı ihmal edebilecek kadar yoğun anlarım oldu. Bu anlarda bence karşınızdaki kişilerin size desteği çok önemli. İşinize yetişirken bile sizin yanınızda o anlamlı zamanı yaratabilecek kadar özverili insanların olması ile ihmal söz konusu bile değil. Bir de bu noktada annemin hep şu sözü gelir aklıma: “Mesleğimden ötürü gün geldi belki vaktimin yalnızca bir kısmını size ayırabildim ama o vakti öyle kaliteli geçirdik ki hiçbir zaman sizin yanınızda olamadığım anların eksikliğini hissetmediniz.” Buna katılıyorum.

Binyaprak nedir?

Kız kardeşim! Biz çalışma hayatında birbirimize destek olmak için BinYaprak’ta hep bir arada olan kadınlarız. Dijital işte kız kardeşlik networküyüz. İlham veren İlk Yapraklarımız, bize destek olan İlham Veren Şirketlerimiz, aklımızdaki soruları cevaplayan ve cesaret veren kadınlarımız, kadının iş hayatında yükselmesi için ben de varım diyen erkeklerimiz ile 10 bin üyelik ‘ilham ve destek platformuyuz. Hikayenin ve tecrübenin biricik olduğuna inanıyor ve seni çok merak ediyoruz! 

Japonya'da tayfun felaketiGünlerdir kırmızı alarmla beklenen Hagibis Tayfunu, dün sabah Japonya kıyılarına ulaştı. Yetkililer, “1200 kişinin öldüğü 1959 tayfunu gibi olabilir” diyerek 6 milyon kişinin tahliyesini istedi. Arama kurtarma çalışmaları için on binlerce askeri görevlendirdi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber