Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Gül Eryılmaz son dönemlerin en sık konuşulan zehri Flakka ve uyuşturucu bağımlılığı ile ilgili sorularımızı yanıtladı.

Gizem Aydoğan - PembeNar.Com

Flakka nedir?

Flakka ‘alpha-PDP’ içeren kimyasal bir uyarıcıdır. Sentetik uyuşturucular içerisinde en güçlülerinden sayılmaktadır. Yapısal olarak banyo tuzuna benzerlik göstermektedir.
 Flakka ile Bonzai arasında ne fark var?

İkiside sentetik, kimyasal maddelerdir ama içerdikleri etken madde farklıdır.
 
Flakka’nın etkileri nelerdir?

Bu madde alındıktan sonra halüsinasyonlar, bedensel güçte artış, tuhaf hareketler, saldırganlık, şüphecilik, kalp ve solunum problemleri, intihara sürükleme ve ölüm görüldüğü bildirilmiştir. 

Flakka'ya neden "zombi yapan madde" deniliyor?

Bu madde alındıktan sonra sonrahalüsinasyonlar, bedensel güçte artış, tuhaf hareketler, saldırganlık, şüphecilik, başkalarına zarar verme şeklinde davranışların ortaya çıkması nedeniyle “zombi yapan madde” olarak anılması şaşırtıcı değildir.

Bir kişinin bağımlı olduğu nasıl anlaşılır?

Kişinin aldığı maddenin miktarlarında giderek artış görülmesi, eski dozlarda eski etkinin ortaya çıkmaması, sosyal ve maddi kaynaklarını madde almak için harcaması, madde almaya yada bulmaya giderek artan şeklide daha çok vakit ayrılması, madde alınımın zararı görülmesine rağmen ondan vazgeçememe ve başarısız bırakma dönemleri gibi durumlar sayılabilir. 
 
Kişi neden uyuşturucu maddeye yönelir?

Bu konu biyolojik, psikolojik ve sosyal yatkınlık olarak üç grupta değerlendirilmelidir. Korkuyu yenerse, ‘Bir kereden bir şey olmaz’ diyerek madde kullanmaya başlayan kişi bir kere denedikten sonra asla kullanmayacağını zanneder fakat beklenen son bir türlü gelmez. Bundan sonraki aşamada kişi madde kullanımı ile ilgili sorununun olduğunu inkâr eder ve kontrolün kendi elinde olduğunu, istediği zaman bırakabileceğini düşünür ve buna inanır. Kişiye göre, etrafındaki kişilerin uyarısı evhamdan öte bir şey değildir.

Madde bağımlılığı gelişen kişiler, bağımlısı olduğu maddeleri tasarladıklarından daha fazla almaya başlarlar.

Bırakmak ya da kontrollü bir şekilde kullanmak için sürekli boşa çıkan bir çaba içerisine girerler. Kullandıkları maddeleri temin etmek, kullanmak ya da etkilerinden kurtulmak için çok fazla zaman harcarlar.

Bunun neticesinde günlük işlerini aksatırlar. Öğrencilerin okul devamlılığı ve akademik performansı azalır, ailesi ile çatışmaya girerler. Arkadaş grubu değişir, eve geç gelme, yalan söyleme, zamanının büyük bir bölümünü odasında geçirmeye başlarlar.

Erişkinler ise işyerinde sorun yaşamaya başlarlar, ailesine yeterince zaman ayırmaz ve ihmal ederler, sürekli çatışma ve tartışma haline girerler. 

Tüm bunlara ek olarak, fiziksel ve psikolojik sorunlarının olduğunu bildikleri halde madde kullanmaya devam ederler. Defalarca bırakmak için karar verirler ama bir türlü başaramazlar. Başaramadıkları için suçluluk ve başarısızlık hislerine kapılırlar. Bu hislerden kurtulmak için daha fazla madde alırlar.

Hangi psikolojik durumlarda uyuşturucu kullanımına eğilim yüksektir?

Özellikle kaygı bozuklukları, depresyon, şizofreni, zekâ geriliği, dikkat eksiliği ve hiperakitivite bozukluğu, kişilik bozuklukları ön sıralarda sayılabilir. 

Bağımlılık tedavisi nasıl bir süreçtir? Ne kadar sürer?

Bağımlılık tedavisi kişiye özel bir tedavidir. Tedavide hastalığın biyolojik, psikolojik sosyal yönleri ele alınır. Aile tedaviye dahil edilerek network ağı kurulur. Bazı hastalarda ilaç, bazılarında implant, derin beyin uyarımı gibi tedaviler söz konusu olabilir. 

Bağımlılık tedavisi belli bir disiplin içerisinde sürdürülmesi gereken bir tedavidir. Tedavinin kişinin kendisi, aile ve tedavi ekibi olmak üzere üçayağı vardır. Bu ayaklardan birinin eksik kalması tüm tedaviyi ekileceği için ailelerin baş etmekte zorlandıkları durumlarda tedavi ekibinden destek almaları hem kendilerine hem de yakınlarına yardımcı olacaktır.

Aileler çocuğunun uyuşturucu madde kullandığını nasıl anlayabilir?

Ailelerin kaygılanması normaldir ancak bu şüphelerini emin bir şekilde yargılayıcı ya da suçlayıcı bir ifadeyle belirtmeleri çoğu zaman tartışmalara sebep olmaktadır. Çoğu zaman bu tartışmalar sonrası kişi, kendisine güvenilmediğini düşünerek tekrar kullanıma dönmeyi düşünebilir.Eğer aileler yakınlarının madde kullanımından şüpheleniyorsa bu kaygılarını yargılamadan ve suçlamadan ben diliyle anlatmaları daha uygun olacaktır.

İstekleri olmazsa tekrar madde /alkol kullanacağıyla ilgili tehdit edilen aile:

Aileler, yakınlarının sık sık kendilerini madde /alkol kullanımıyla ilgili tehdit ettiğini düşünüyorsa bu durumda iki noktaya dikkat etmek gerekir. Kişi kullanım yönünde aileyi tehdit ediyorsa bu durumda kişinin bırakma motivasyonunun tam olmadığı düşünülebilir. Bu yüzden olası bir kullanım, ailenin o bahsedilen davranışı yapmamasından değil, kişinin motivasyonunun zaten azalmış olmasından kaynaklanır. İkinci bir nokta,bu durumun yaşanması ailenin, kişinin kendisinden daha çok kullanımı önemsemekte olduğunu gösterir. Bu da kişinin bırakma sorumluluğunu alamamasına ve bir süre sonra tekrar kullanmasına sebep olabilir. Böyle bir durumda ailenin tehditlere soğukkanlılıkla cevap vermesi, kişinin isteklerini uygun bir dille reddetmesi ve kullanım kararının kendisine ait olduğunu vurgulaması önerilir.

Tedavisini/ilaçlarını bırakmak isteyen, özel günümde içmek istiyorum diyen yakını olan aile:

Son olarak ailelerin sıklıkla yaşadığı bir başka konu da yakınlarının ilaç kullanımlarını, doktor görüşmelerini bitirmek istediğini söylemesi ya da doğum günü, düğün ya da yılbaşı gibi özel günlerde kullanım talep etmeleridir. Bu durumlarda ailelerin kaygıları artmaktadır. Ve yakınlarına kendi sorumluluğunda olmayan cevaplar ve sözler vermektedirler. ‘Bir kere kullan bir daha kullanmak yok ama’ diyen aile de ‘Hayır asla kullanamazsın’ diyen aile de yanlış yapmaktadır. 

Bu sorulara cevap vermek kullanımı olan kişiyle gereksiz tartışmalara girmeye ve ilişkilerini bozmalarına sebep olur. Kişinin bıraktıktan sonra tekrar kullanımının olup olmayacağı, ilaçlarını ne kadar kullanacağı ya da tedavinin ne kadar süreceğinin kararı tedavi ekibinin vereceği kararlardır. Ailelerin bu konularda yorum yapması kişinin tedavisini ve bırakma sürecini olumsuz etkilemektedir. Böyle bir durumda ailelerin net bir tavırla bu konuda yorum yapma haklarının olmadığını söyleyerek bu soruyu tedavi ekibine sormasını istemek en uygun yaklaşımdır.

Uyuşturucu madde kullandığından şüphelenilen çocuğa nasıl yaklaşılmalıdır?

Eğer aileler yakınlarının madde kullanımından şüpheleniyorsa bu kaygılarını yargılamadan, suçlamadan ben diliyle anlatmaları daha uygun olacaktır.

Ailelere çocuklarını bağımlılıktan uzak tutma konusunda ne önerirsiniz?

Uzaktan gözlem, spor ve benzeri gibi sosyal aktivitelere yönlendirme, madde konusunda bilgilendirme, evde anne baba rollerinin netleşmesi ve kuralların olmasının sağlanması, gelecek hedeflerinin belirlenmesi, sorumluluk verilmesini önerebiliriz.