Yaman Törüner

Yaman Törüner

yaman.toruner@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Darbe girişimi, Suriye savaşı, Başkanlık tartışmaları gibi gelişmeler ülkemiz ekonomisindeki belirsizliği arttırıyor. Bu dönemin, güçlü küresel sermaye akımı dönemine rastlaması, ekonomimize olan döviz akımının durmamasını ve kolayca borçlanmamızı sağlıyor. Küresel ölçüdeki düşük faiz seviyeleri, yabancı yatırımcıları getiri arayışına itiyor. Ülkemiz de bu fon akımından payını alıyor.

Bloomberg ve Akbank kaynaklarından alınan aşağıdaki grafikler, küresel uzun vadeli tahvil getirilerinin çok düşük seviyelerde seyrettiğini ve bu görünümün devam edeceğini gösteriyor.

Haberin Devamı

GÜÇLÜ KÜRESEL  SERMAYE AKIMI

Faiz enflasyonun altında

Gelişmiş ülkelerin hepsinde, genel faiz oranları, enflasyon beklentilerinin altında seyrediyor. Aşağıdaki tabloda, 10 yıllık tahvil faiz oranlarının bile enflasyon oranlarına çok yakın seviyelerde olduğunu görüyoruz. Enflasyon yıldan yıla ölçüldüğüne göre, 10 yıllık tahviller yerine vadesi bir yıldan düşük bonolar esas alındığında, sabit faizli enstrümanlara yapılan yatırımların getirilerin, o ülkenin enflasyon oranının altında olduğunu görüyoruz.

GÜÇLÜ KÜRESEL  SERMAYE AKIMI

Küresel büyüme geriliyor

Özellikle gelişmiş ülkelerde, potansiyel büyümeye katkı yapan, verimlilik ve yatırım artışı gibi girdiler, önceki yıllara göre azalıyor. Dolayısıyla, istihdam artışı yavaşlıyor. Bu düşük büyüme ortamının en önemli sonucu, çok düşük enflasyon ve gerileyen faiz oranları olarak kendisini gösteriyor. Bu durumda, gelişmiş ülkeler merkez bankaları, deflasyon riskini azaltmak adına, parasal genişleme politikalarına başvuruyorlar.
Kısacası, tüm ekonomik sorunlarımıza rağmen, küresel konjonktürün bize yardımcı olmaya devam edeceği, anlaşılıyor.