‘Kaybettiğimiz canları derinlerde hissettim’

Gölcük’te enkaz altında iki bacağını kaybeden Ufuk Koçak, sarsıntıyla denizin içinde kalan batık şehre daldı. Depremde kaybettiği annesini hatırlayarak suların altındaki dev çınara sarılan Koçak, kitabı Sınırsız’ı da depremde hayatını kaybedenlere adadı...

‘Kaybettiğimiz canları derinlerde hissettim’

17 Ağustos 1999’da 7.4 büyüklüğünde yaşanan depremin en çok etkilediği Gölcük’te, yaklaşık 5 bin kişi hayatını kaybetmişti. Ağır bir yıkıma uğrayan Gölcük’e bağlı Değirmendere’de bir vapur iskelesi, 24 çınar ağacı, avcı kulübü, çay bahçesi, restoran, çocuk parkı, otomobil ve bir otelin bulunduğu dört dönümlük arazi su altına kalmıştı. Suyun 55 metre derinliğine kadar yayılan Değirmendere’deki batık şehir depremin izlerini en çarpıcı şekilde anlatıyor. Sarsıntıya Gölcük Kavaklı Mahallesi’ndeki evlerinde uyurken yakalanan ve 72 saat enkaz altında kaldıktan sonra kurtarılan Ufuk Koçak, 20 yıl sonra batık şehre daldı.

İki bacağını enkazda yitirdiği için hayatını protezlerle sürdürmesine rağmen Türkiye’nin ilk engelli dalış eğitmeni olan Koçak, 22 metre derinlikteki batık şehre indiği ilk dakikalardan itibaren duygusal anlar yaşadı. Koçak, derinlerde kendisini bekleyen 12 metre boyundaki çınar ağacına sarılarak kaybettiği annesini andı. Yaşadığı acıları, hayatta kalma mücadelesini ve başarıyla yaptığı doğa sporlarını anlattığı “Sınırsız” adlı kitabını deprem şehitlerine adadığını söyleyen Koçak, batık kente kitabının metal örneğini bıraktı. Koçak, “Annem Aygül, teyzem Firüze ve kuzenim Barış, ayaklarımı yitirdiğim enkazda hayatını kaybetti. Depremin 20’inci yılında kaybettiğimiz tüm canları suyun derinliklerinde hissettim. Acılarımız dimdik karşımızda dursa da hayat onu yaşamayı bilen cesur insanlarındır. Hatıralarım ve amaçlarım için yaşamaya devam edeceğim” dedi.

Kitabını ölenlere adadı

En derine dalan engelli su altı sporcusu branşında iki dünya rekorunun yanı sıra dünyanın en zor doğa yürüyüş rotalarından 508 kilometrelik Antik Likya yolunu yürüyerek geçen ilk engelli olan Ufuk Koçak, “Denizdeki batık şehir acılarımızı bize hatırlatırken deprem gerçeğiyle yüzleşmemizi de sağlıyor. Protez ayaklarım hayatımı kolaylaştırsa da gerçek engeli insanların çıkardığını görüyorum. Bir daha böyle büyük acıların yaşanmaması için kamuoyunu bilinçlendirmek için yazdığım kitabımı da depremde yitirdiğimiz canlara adıyorum” diye konuştu.

‘O bir azim örneği’

Anma dalışına katılan Türk Deniz Kuvvetleri’nin 1996’da Kardak kayalıklarına yaptığı operasyonun tim komutanı olan emekli Deniz Kurmay Albay Ali Türkşen duygularını şöyle ifade etti: “Gölcük’te doğup büyüdüm. Çocukluğumun geçtiği Değirmendere’yi 20 yıl sonra su altından görmek beni tarifsiz duygulara sürükledi. Ufuk gibi iki bacağını kaybetmesine rağmen hayata tutunan ve yaşam sevincini diri tutan bir azim örneğiyle derinlere dalmak ve depremin izlerini görmek bana gurur verdi.”

Ufuk Koçakla Birlikte daldılar

Marmara Denizi’nin aldığı dört dönümlük araziye kurulu binaların arasına dalan Koçak’a depremde yüzlerce insanı hayata döndüren AKUT’tan Volkan Tunç ile muhabirimiz Gökhan Karakaş da eşlik etti. Değirmendere Marka Dalış Merkezi’nden Cihan Arslan’ın rehberliğinde dalan ekibin tüm görüntülerini su altı görüntü uzmanı Recep Şen çekti.

‘Kaybettiğimiz canları derinlerde hissettim’

 

Ukraynalı anneden boşanma aşamasındaki eşinin çocuklarını kaçırdığı iddiasıAnkara'da yaşayan Ukraynalı Svitlana Krychun (38), boşanma aşamasında olduğu eşi Şevki Melih Eker'in (37), velayeti kendisinde olan 2 kızını Marmaris'e kaçırdığı iddiasıyla ilçeye geldi. Svitlana, yaklaşık 1 aydır kızları ile eşine ulaşamadığını belirtirken, polisin arama yaptığı villada baba ile çocuklar bulunamadı

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber