Lastik-İş Genel Başkanı Karacan'ın öldürülmesine ilişkin dava

DİSK'e bağlı Lastik-İş'in Genel Başkanı Abdullah Karacan'ın öldürülmesi ve 2 kişinin yaralanmasına ilişkin 1'i tutuklu 8 sanık  hakim karşısına çıktı.

Lastik-İş Genel Başkanı Karacan'ın öldürülmesine ilişkin dava

Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanık Sedat Uzunlar, tutuksuz sanıklarla avukatları ve yakınları katıldı. Ayrıca Lastik-İş Genel Başkanı Alaaddin Sarı ile Karacan'ın kızları Ebru Karacan ve Esra Aktaş da bir süre duruşmayı izledi.

Kimlik tespiti ve Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianamenin özetinin okunmasının ardından sanıklara söz verildi.

Tutuksuz sanık E.A, savunmasında, 19 yıldır lastik fabrikasında işçi olarak çalıştığını söyledi.

Tutuklu sanık Uzunlar'ı aynı fabrikada çalıştığı için tanıdığını belirten E.A, olay tarihinden 1 hafta önce iş verenin, pişirme bölümünün otomasyona geçeceği için burada çalışan 11 işçinin başka birime kaydırılacağını sendikayla paylaştığını, sanık Uzunlar'ın da yeri değişecek işçiler arasında olduğunu kaydetti.

Sanık E.A, Karacan'ın bir cenazeye katılmak için fabrikaya geldiğini aktararak, "Fabrikada buluşup cenazeye gidilecekti. Genel Başkan fabrikadaki durumları sordu, Sedat'ın konusunu anlattık. Genel Başkan Sedat'la görüşmek istedi ve çantasından iş yeri değişiklik belgesini ararken telefonunu, anahtarını ve silahını çıkardı. Silahı masanın alt gözüne koydu. Sanık temsilcilik binasına geldi. Agresif bir şekilde maktule doğru 'hadi anlatın' diyerek genel başkanın karşısına oturdu. Maktul, 'oğlum, derdin ne' diye sordu. Sanık Sedat elinde telefonla oynayarak 'benim derdim ekmek davası, ben yerimin değişmesini istemiyorum' dedi. Sanık sonra maktule doğru hamle yaptı, araya girdik. Bazı arkadaşlar genel başkanı sakinleştirmeye çalışıyordu, ben de Sedat'ı uzaklaştırmak için kapıya doğru itekledim, dışarı çıktık." ifadelerini kullandı.

Sonra tekrar içeriye girdiklerini aktaran sanık E.A, "Sedat suyu içtikten sonra bir anda ok gibi masaya doğru fırladı ve silahı aldığını gördüm. Silahı alır almaz genel başkana 1 el ateş etti. Maktule isabet edip etmediğini görmedim. Sedat'ın ateş etmesini engellemeye çalıştım. Sedat benim üzerimden ateş etmeye devam ediyordu. Sedat'ın silahı Osman'a doğrultup ateş ettiğini ve Osman'ın vurulduğunu gördüm. Bu sırada genel başkan arkamdan Sedat'ın elinden silahı almaya çalışıyordu. Sedat benden kurtulup dışarı çıkıp kaçmaya başladı. Ben de dışarı çıktım. Geri döndüğümde genel başkanın vurulduğunu gördüm. Şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum." dedi.

"Maktulün tabancasını aldığını ve Sedat'a doğrulttuğunu görmedim"

Tutuksuz sanık M.S. de savunmasında sendikanın Sakarya Şube Başkanı olduğunu söyledi.

Karacan'ın bir cenazeye katılmak için fabrikaya geldiğini aktaran M.S, "Fabrikada buluşup cenazeye gidilecekti. Fabrikadaki durumları sordu, Sedat'ın konusunu söyledik. Sedat'la görüşmek istedi ve Sedat'ı çağırdık. Sedat geldi ve 'evet sizi dinliyorum.' dedi. Maktul de nazikçe oturmasını söyledi, neden böyle yaptığını sordu. Maktul konuşurken Sedat'ın telefonla oynadığını görünce 'sen kayıt-mayıt yaparsın, o telefonla oynama cebine koy, karşında genel başkan var.' dedi. Bunun üzerine Sedat bir anda ayağa kalkarak maktule karşı hamle yaptı. Sanık E.A, Sedat'ı sakinleştirmeye çalışıyordu ve dışarı çıktılar. Bir süre sonra tekrar içeri girdiler, oturdular." dedi.

Sanık M.S, Karacan'ın sanık Uzunlar'a sakin olmasını söylediğini aktararak, "Sedat suyu içtikten sonra bir anda maktulün yanındaki silahı aldı, maktule karşı ateş etti. Osman ise Sedat'a doğru hamle yaparak silahı almak istedi. Bu sırada Ersoy da Sedat'ı tutarak silahı almaya çalışıyordu. Sedat Osman'a iki el ateş etti. Osman'ın yaralandığını ve düştüğünü gördüm. Sedat'a sakin ol dedim, bana da ateş etti, hafif yanma hissettim ancak sıcağı sıcağına anlayamadım ve kendimi dışarı attım. İçeri girdiğimde maktulün yaralandığını gördüm. Arbede esnasında arkadaşlarımız tarafından Sedat'a karşı bir darp olayı olmamıştır. Maktulün tabancasını aldığını ve Sedat'a doğrulttuğunu görmedim. Şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum." ifadelerini kullandı.

"Kimseyi öldürmek ve yaralamak için ateş etmedim"

Tutuklu sanık Sedat Uzunlar da savunmasında böyle bir olayın içerisinde olduğu için üzüntü duyduğunu söyledi.

Karacan ile daha önceden husumetinin bulunmadığını aktaran sanık Uzunlar, "2014 yılında fabrikada işe başladım. Kapanan yerin başka bir yer olmasına rağmen yerimin değiştirileceğini duydum ve sebebini öğrenmeye çalıştım. Sanık ifadelerinden sonra anladım ki genel başkanımızı doldurmuşlar. Olaydan 1 hafta önce gece saatlerinde sendika binasına gittiğim doğrudur ama kimseye karşı bir tehditte bulunmadım. Yer değişikliğinin sebebini öğrenmeye gittim ve normal konuştum. Sendika iş alımlarında, yer değişikliklerinde söz sahibidir." dedi.

Sanık Uzunlar, olay günü Karacan'ın çağırması üzerine sendika binasına gittiğini belirterek, "Normal şekilde içeri girdim, selam verdim. Selam verir vermez Karacan silahı elinde olduğu halde 'gel lan buraya' dedi. Bunun üzerine ben geri çıktım ve işim olduğunu söyledim. Sanık O.B. 'nereye gidiyorsun, biz de buradayız' deyince güvendim ve içeri girdim. İçeri girince maktul telefonumun alınmasını, beni tutmalarını istedi. Bana yönelmeler oldu ve telefonum zorla alındı." dedi.

Karacan'ın "Bu işi neden karıştırıyorsun?" şeklinde söyleyince kendisinin de "ekmek meselesi" dediğini aktaran sanık Uzunlar, "Maktul, 'senin ekmeğini ben veriyorum' dedi ve yanıma yaklaşarak kafa attı. Diğerleri de üzerime çullandılar. Kendimi dışarı attım. Ancak beni sürükleyerek içeri soktular. Maktul ayakta olduğu halde silahıyla oynayarak 'elimi öp, biat et' demesi üzerine kimsenin elini öpmem dedim ve elindeki silaha doğru yöneldim. Maktulun silahlı elini tutunca sanıklar E.A. ve O.B. müdahale ettiler. O sırada silah sesleri geldi. Bu sırada silah benim elimde değildi, tetiği ben çekmedim. Maktulun eli boşalınca bana zarar vermesinler diye silahı aldım ve kaçmaya başladım." dedi.

Sanık Uzunlar, kimseyi öldürmek ve yaralamak için hareket etmediğini, kimseye ateş etmediğini öne sürerek diğer sanıklardan şikayetçi olduğunu kaydetti.

Söz alan diğer sanıklar da sanık Uzunlar’dan şikayetçi olduklarını belirterek beraatlarını istedi.

Söz alan Lastik-İş ile Karacan'ın eşi ve çocuklarının avukatları, şikayetçi olduklarını belirterek davaya katılma talebinde bulundu.

Görüşünü açıklayan cumhuriyet savcısı, Lastik-İş'in avukatlarının katılma talebinin reddine, diğer katılma talebinin kabulüne ve tutuklu sanığın bu halinin devamına karar verilmesini talep etti.

Söz alan sanık avukatları da müvekkillerinin savunmalarına katıldıklarını, aleyhe olan hususları kabul etmediklerini ifade ederek, sanıkların tahliyesini ve beraatını istedi.

Tutuklu sanık Uzunlar'ın bu halinin devamına, tutuksuz 7 sanık hakkında yurt dışı çıkış yasağı şeklinde adli kontrol uygulanmasına, Lastik-İş'in avukatlarının katılma talebinin reddine, diğer katılma talebinin kabulüne karar veren mahkeme heyeti, dosyadaki eksik belgelerin tamamlanması için duruşmayı 19 Haziran'a erteledi.

Süreç

Sakarya'nın Arifiye ilçesinde bulunan lastik fabrikasını 13 Kasım 2018'de ziyarete gelen Lastik-İş Genel Başkanı Abdullah Karacan, iş yeri temsilciliği binasında henüz belirlenemeyen nedenle fabrikada çalışan işçilerden Sedat Uzunlar'ın silahlı saldırısına uğramış, Karacan ile yanındaki iş yeri temsilcisi O.B ve M.S, vücutlarına isabet eden kurşunlarla yaralanmıştı.

Ağır yaralı Karacan ile O.B. ve M.S, Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılmıştı. Karacan, burada yapılan müdahaleye rağmen hayatını hayatını kaybetmişti.

Olaydan sonra gözaltına alınan Uzunlar, 14 Kasım 2018'de çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanmıştı.

Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve 3. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen 29 sayfalık iddianamede, tutuklu sanık Sedat Uzunlar hakkında, "kasten öldürme" suçundan müebbet, "kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan 18 yıldan 30 yıla, "nitelikli yağma" suçundan 10 yıldan 15 yıla, "Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet" suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

İddianamede, diğer tutuksuz 7 sanığın "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan 4 yıldan 14'er yıla, "nitelikli yağma" suçundan 10 yıldan 15'er yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Raylara düşen kadın trenin altında kalarak hayatını kaybettiAnkara’nın Polatlı ilçesinde iddiaya göre dengesini kaybedip tren raylarına düşen bir kadın, trenin altında kalarak hayatını kaybetti.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber