Tunç, 25 yaşında bu kararı almış

Eşinin kazanacağına kesin gözüyle bakan Neptün Soyer, “Tunç, 25 yaşında bir günlük tutmuş ve demiş ki ‘45 yaşıma geldiğimde ekonomik gücümü kazanacağım, sonra Türkiye siyasetinde söz sahibi olmak istiyorum’. 25 yaşında bu kararı almış birinin Büyükşehir adaylığı sizi şaşırtabilir mi?” diyor

Tunç, 25 yaşında bu kararı almış

CHP İzmir Büyükşehir Başkan adayı Tunç Soyer’in eşi Neptün Soyer; 2 çocuk annesi, matematik öğretmeni, Köy Kooperatifleri Genel Başkanı ve sivil toplum kuruluşlarında sayısız proje destek veren bir gönüllü... Bazıları onu fazla iddialı buluyor, hatta eşinin önüne geçtiğini söyleyen bile var. “Ben bazen onun yanında, bazen önünde, bazen arkasındayım. Her evlilikte olması gerektiği gibi. Kadınlar da erkekler kadar güçlü olmalı tüm derdimiz de bu değil mi?” diyor. Neptün Soyer Milliyet’in sorularını şöyle yanıtladı.

- Kaç yıldır İzmir’desiniz?

Babam askerdi, 1980 yılında İzmir’e geldik. Balıkesir’de doğdum sonra Batman, İstanbul’a gidildi. Ama benim İzmir’e karşı çocukluğumdan bu yana hayranlığım vardı. Adını koymaya çalışıyorum... İnsan ilişkileri çok sıcak İzmir’de ondan biraz da galiba.

- Tunç Beyin adaylığını ne zaman öğrendiniz ve ilk tepkiniz ne oldu?

Tunç’un adaylığı aslında 2014’te de konuşuldu. Tunç, 25 yaşında günlük tutmuş ve demiş ki, “Ben 45 yaşıma geldiğimde ekonomik gücümü kazanacağım, ailemin geçimini sağlayacağım ve ondan sonra Türkiye siyasetinde söz sahibi olmak istiyorum.” 25 yaşında bu kararı almış birinin Büyükşehir adaylığı sizi şaşırtabilir mi? Beni de şaşırtmadı. (Gülüyor) Ama ne zaman duyduk? Ben de sonucu herkesle birlikte duydum. Tunç’un söylediği gibi, iyi insanların siyaset yapması lazım bu memlekette. Siz yapmazsanız başkası yapıyor ve o zaman iyi yönetilmiyoruz.

- Kendisine sahada destek veriyorsunuz değil mi?

Tabii ki Tunç’un en büyük destekçisiyim. Sabah 09.00 gibi evden çıkıyorum, gece 01.00’e kadar vatandaşlarla görüşüyorum. Evlere de gidiyorum, kahvehanelere de... Daha çok kadın yaşlı, çocuk ve engellilerin sorunlarına yönelik çalışma yapıyoruz. Sorunlarını dinliyor, kooperatifleşmeyi anlatıyorum.

- İzmirli kadınların en büyük sorunu ne?

İstihdam. Tüm Türkiye’de olduğu gibi aslında. Kadınlar tanıyorum ilkokul mezunu bile değil ama zekaları pırıl pırıl. Tunç, “Arka sıradakiler için geliyorum” diye yola çıktı aslında. İzmir’i bir amfitiyatroya benzetiyor. Bu çok hoşuma gidiyor. Sahnede Körfez ve etrafına dizilmiş bir yaşam var. Ön tarafta Kordon, Güzelyalı, Karşıyaka... Bir de arka sıralar var. Önde bulunan o 4 çöp bidonunun arka sıralarda olmadığını, hatta günde değil haftada sadece 2 kez çöplerinin toplandığını görüyoruz. Aynı zamanda Kiraz’ın en ücra köşesi de arka sıra Tunç için. Oradaki kadınlar, üretici, çocuklar. O nedenle “Çok renk, çok ses, çok nefes” diyoruz. Bu alanda çalışmak için sabırsızlanıyorum. Yapmadığımız şey değil.

- Kadın için çocukların bakımı sorunu da var değil mi...

Olmaz mı? Kadınlarımız bir de eğitim almak istiyor. Ama önce o çocuğu alıp bizi kreşe koymamız lazım. Tunç, burada bir kreş açtı mesela Masal Evleri diye.. Arkada da çamaşırhane açıldı. Kadınlar çamaşır yıkıyor para kazanıyor ön tarafta da çocuklar kreşte eğitim alıyor bakılıyor. Bu merkez arka sıradakilerde çok iyi uygulanacak bir proje bizim için. Kadınlar üretmek, çalışmak istiyor, kimse sadaka istemiyor.

Tunç, 25 yaşında bu kararı almış

‘İzmir’de eşeği nereye bağlayacağım’

- Seçimi kazanırsanız İzmir’e taşınacak mısınız?

Hayır, Seferihisar’da oturacağız. Seferihisar’dan Tunç’un işyerine 45 dakika. Benim burada bir tarım hayatım da var. Benim eşeğim var. Eşeği İzmir’de nereye bağlayacağım? (Gülüyor.) Ben öyle iki, üç evli yaşayamıyorum. Tek ev olmalı. Eşyalarım, hatıralarım var. Ama İzmir’de bazı lojmanlar var düzenlenir. Bazen orada kalınabilir.

- İzmir’de en çok nereyi seviyorsunuz?

Her yeri çok güzel. Ama benim için İzmir Kemeraltı’dır. Orada kaybolmak güzel...

‘Şansı çok yüksek’

- Sizce Tunç Bey nasıl bir başkan olacak?

Seferihisar’daki gibi, aynı dili yakalayacağını biliyorum. Bakış açısı çok geniş. Kendi kararı, görüşü vardır. “Zarafetle zafiyeti karıştırmam” der. Gerçekten burada 10 yıl zarafetiyle belediye başkanlığı yaptı. Ama hiçbir konuda zafiyet göstermedi.

- Kendisini eleştiriyor musunuz?

Çok. Ama ben kendimi de çok eleştiren bir insanım. Sadece kendimiz için karar vermiyoruz ki... Seferihisar’da 40 bin kişi bir şeyler yaptı, şimdi İzmir’de 4.5 milyon için, gelecekleri için karar verecek. Ben Tunç’a bazen bir şeyi beğendiğimi söylediğimde de, “Hakikaten mi beğendin mi?” diye şaşırıyor.

- Sizce şansı ne?

Tunç kazandı, demeyelim... (Gülüyor) Az kaldı ama şansı çok yüksek. Biz zaten bunu yapıyorduk, yapmaya da devam edeceğiz.

‘Seferihisar modeli kelebek etkisi olacak’

- Kadınlara yönelik kooperatifleşmeyi Seferihisar’da da uyguladınız değil mi?

Evet. Hep şunu anlatıyorum. Yanımda bir teyze çalışıyordu, Songül Teyze. Ona her zaman, “Bu Sığacık Pazarı’na sen çıkmalısın. Dolmanı, böreğini, cevizini incirini sat” diyordum. 1 yıl bana, “Ne gerek var, benim dolmamı kim alacak ki” dedi. Bir yıl sonra Songül Teyze bana, “Ben artık sana gelmeyeyim işi bırakayım” dedi. “Neden?” dediğimde de “Pazarda daha çok kazanıyorum” yanıtını verdi. Şimdi geliniyle beraber bu işi yapıyor. Bir de börek açmak için kadın çalıştırıyor yanında. Biz bu uygulamayı Seferihisar’da başarıyla yaptık. İzmir’de neden olmasın? Songül Teyze gibi niceleri var. Bir kelebek etkisi olacak eminiz.

- Sizi çok heyecanlı görüyorum...

Öyleyim ama ben güç birliğine inanıyorum. STK’larla ilgili güzel bir toplantı oldu. Kadınlar bana “Eğer başkan olursa Tunç Bey, mahalleleri bize zimmetlesin, oradaki kadınlardan mesul olalım. Mahalle temsilcisi gibi. Muhtarlarla ilişkilerimiz de var zaten. Ne kadar engelli var, durumları ne? Ya da ne kadar yaşlı, yatalak, kadın, çocuk var? bildirelim” dedi. Düşünebiliyor musunuz, tüm kadınların bunu kılcal damarlar gibi girerek önce ilçe belediyelerle, sonra büyükşehirle paylaştığını. İzmir’in farkı bu işte. Dinamikler iyi çalışıyor ve birbirimizi biliyoruz. O yüzden ben bazılarına kolay gelsin diyorum.

Polisin tekmesiyle yere yığıldı, hayatını kaybettiArjantin'de bir polis, trafiği kestiği iddiasıyla Jorge Gomez isimli şüpheliye yolun ortasında tekme attı. Düşerken kafasını asfalta çarpan Gomez, kafatası kırığı sonucu hayatını kaybetti. O anlar, trafik kamerasına yansıdı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber