14.03.2018 01:30 | Son Güncelleme:
ANKARA-Milliyet

'Katil sürüsünü temizleyeceğiz'

Afrin’de terör örgütünün sivilleri canlı kalkan olarak kullandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Batı medyasında moda ikonu edasıyla pazarlanan teröristlerin vahşi, gaddar, katil yüzleri ifşa oluyor. Birileri Suriye’ye binlerce kamyon dolusu silah ve mühimmat gönderirken Türkiye oraya binlerce kamyon insani yardım malzemesi gönderiyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Diyanet Vakfı tarafından organize edilen “Uluslararası 4. İyilik Ödülleri” törenine katıldı. Erdoğan önceki gün uçak kazasında ve dün Çorum’da hayatını kaybedenlerin ailelerine de başsağlığı diledi. Erdoğan, şu mesajları verdi:

SEVİNDİK, GURURLANDIK: Onca savaşa, şiddete ve insanı insanlığından utandıran vahşet görüntülerine rağmen iyilik hikâyeleri ile sevindik, gururlandık. Gördüklerimiz istikbalimiz adına umut aşılıyor, güven veriyor. Her biri kıymetli bu hikâyelerde iyilik pınarlarının çorak gönülleri sulandırdığına şahit oluyoruz. Rabbim sizlerin sayısını artırsın. 

MAKYAJI DÖKÜLÜYOR: Vefa ödülünün milletin göz bebeği, istiklalimizin ve istikbalimizin teminatı, bölgemizdeki mazlumların muhafızı kahraman Mehmetçiklere takdim edilmesinden de memnuniyet duydum. TSK, gerçekleştirdiği başarılı operasyonlarla hem vatan güvenliğini temin ediyor hem de terör örgütlerinin zulmüne maruz kalanların yardımına koşuyor. Afrin’den yansıyan insanlık dışı manzaraları görüyorsunuz; sivilleri canlı kalkan olarak kullanan, tuzaklar ile çocukları katleden terör örgütünün makyajı tel tel dökülüyor. 3400 teröristi etkisiz hale getirdik. Afrin’e girdik, giriyoruz çok fazla bir şey kalmadı. İşgal için girmiyoruz. Oraların gerçek sahiplerine teslim etmek için giriyoruz. 

MODA İKONU GİBİ: Batı medyasında moda ikonu edasıyla pazarlanan teröristlerin vahşi, gaddar, katil yüzleri ifşa oluyor. Mehmetçiklerimiz, ÖSO ile beraber teröristlerden temizlediği her toprak parçasıyla bölge halkının geleceğini de kurtarıyor. İnsanlıktan, adalet ve merhametten taviz vermeden, hakkımızda yürütülen kara propagandaya aldırmadan Afrin’i, Münbiç’i ve Suriye’nin kuzeyine bu katil sürülerinden tamamen temizleyeceğiz. Tüm bu toprakları Suriyeli kardeşlerimizin emniyet ve huzur içinde yurtlarına dönebilecekleri eman bölgeleri haline getireceğiz. Böylece hem bölgedeki Kürt, Arap ve Türkmen kardeşlerimizi terör örgütlerinin zulmünden kurtaracak hem de Suriye’nin yeniden inşasına yönelik anlamlı bir adım atacağız.

SİZ NE YAPIYORSUNUZ?: Birileri Suriye’ye binlerce kamyon dolusu silah ve mühimmat gönderirken Türkiye Diyanet Vakfımız oraya binlerce kamyon insani yardım malzemesi gönderdi, gönderiyor. Kızılayımız, AFAD’ımız, aynı şekilde gönderdi, gönderiyor. Şimdi ben dünyaya sesleniyorum. Peki siz ne yapıyorsunuz? Siz varil bombalarıyla, bombalarla Doğu Guta’da binlerce çocuk, yaşlı, kadın bu insanları öldürürken, siz Suriye’nin genelinde 1 milyona ulaşan insanı öldürürken ve öldüren insana sahip çıkarken, biz mağdur, mazlum olanlara yardım eli uzatıyoruz. 

HASSAS GİDİYORUZ: Bize akıl veriyorlar. Diyorlar ki ‘Sivil insanlar ölüyor’. Bilerek konuşun, bilmeden konuşmayın. Biz sivil insanları hiçbir zaman hedef almadık. Eğer sivilleri hedef alsaydık Afrin çoktan düşmüştü. O kadar hassas gidiyoruz ki aman siviller vurulmasın. Ama bunlarda böyle bir şey yok. Bunlar sivildi, sivil değildi, hiç fark etmez, bombaları yağdırıyorlar.. Birileri Suriye’de terör örgütüne yardıma giderken Diyanet Vakfı gibi kurumlarımız insanların yaralarını, sadece Vakıf değil askerlerimiz orada yaraları sarıyor. Adeta orada bir sivil savunma görevini icra ediyor. 

BAZI UKALALAR: Burada şahitlik ettiğimiz örnekler, İslam’ın ruhunu da anlatıyor. İslam ahlak ve merhamet dinidir. Kız çocuklarını katleden, kadınlara zulmeden bireyler İslam ile müşerref olduktan sonra adalet timsallerine dönüşmüştür. Kibir, haset, cehalet ve şirk ile kararan kalpler Kuran ile aydınlığa ve feraha kavuşmuştur. Birilerinin son zamanlarda söyledikleri çok şeyler var. Onların hepsi Diyanet’in inşallah ilgi alanında, gereğini da yapacaktır. Bazı ukalalar dolaşıyor; bu hadisler üzerinde de yok şöyle böyle diye konuşuyor. 

ALANI BOŞ BIRAKMAYACAĞIZ: Hocalarımız irşat vazifesini yaparken, İslam’ı anlatırken çok daha dikkatli olmaları gerekiyor. Öyleyse alanı boş bırakmayacağız. İnsanları İslam’a çağırmaya devam edeceğiz. İslam dünyası ağır bir imtihandan geçiyor. Birileri bizi ısrarla FETÖ ve DEAŞ’ın, Boko Haram’ın temsil ettiği sapık din anlayışlarına mahkum etmeye çalışıyorlar. Sahih İslam düşüncesi yerine özünden kopardıkları bu yapıları bize dayatıyorlar. 

HAŞHAŞİLERE İZİN VERMEMELİYİZ: Fark edilesi en zor düşman bizim gibi giyinen düşünendir. ‘Hayır’, ‘Eğitim’, ‘Cihad’ gibi dinimizce mukaddes olan kavramların birilerinin sinsi eylemlerine maske yapmalarına müsaade etmemeliyiz. Gençlerin elimizden koparılmasına, 3-5 şarlatanın elinden mankurtlaşmasına asla müsaade etmemeliyiz. Modern Hasan Sabbahların sapkın anlayışları ile evlatlarımızı efsunlamasına neo-haşhaşilere çevirmesine izin vermemeliyiz. Cihad gibi önemli ve kapsamlı bir kavramın gözünü kan bürümüş katil sürüsü tarafından coğrafyamızın yakılıp yıkılmasına kullanılmasına seyirci kalamayız. Bundan dolayı din eğitimine önem vermeliyiz. 

Vefa ödülü TSK’ya

Bu yılki “vefa” ödülü TSK’ya verildi. Ödülü Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elinden aldı. Akar, “TSK mensupları ‘ölürsem şehit kalırsam gazi’ anlayışı içindedir. Görevlerini barış, adalet ve huzur götüren atalarımıza yakışır şekilde yapma azim ve kararlılığındadır. Bu ödülü aziz şehitlerimiz ve gazilerimiz ve değerli aileleri ile başta Afrin olmak üzere; egemen ve kararlarımız doğrultusunda ülkemizin güvenliği ve barış ve istikrarı için büyük kahramanlıklarla görev yapmakta olan silah arkadaşlarım adına alıyorum” dedi.

Yıldırım: Canlının ölümüne sevinmek ilkel kalmış ruhtur

Başbakan Binali Yıldırım da konuşmasında şu mesajı verdi: “Dünyadaki bütün mücadele iyilik ile kötülük arasındakidir. İyi insanların sevgisi ve merhameti olmasa ne toplum ne de insanlık ayakta durabilir. Dünya iyilerin yüzü suyu hürmetine ayaktadır. Üzülerek ifade etmek gerekir ki bugün iyilerin sesini bastıran onları önemsizleştirmek isteyen bir anlayış dünyada hakim oluyor. Bu anlayışa esastan itirazımız var. Birisinin başına gelen kötü hadiseye sevinmek insanlıktan nasibini almamaktır. Canlının ölümüne bile sevinmek ilkel kalmış ruhun tezahürüdür. Bizim inancımızda bu yoktur. Dün uçak kazasında, bugün otobüs kazasında hayatlarını kaybeden vatandaşlarıma Allah’tan rahmet diliyorum.” 

Ödüller ağlattı

Ödül treninde bir çok katılımcı göz yaşlarını tutamadı. 2018 yılında İyilik Ödülleri’ne layık görülen isimer ise şöyle:

Mardin’de engelli hayvanlara kendi imkanlarıyla yürüteç ve protez yapan Hasan Kızıl, Tanzanya’da çiftçi ile evlendikten sonra bölgedeki çocukların ve kadınların eğitimine destek olan, okulları ağaçlandırıp su olmayan yerlere su götüren Sevde Sevan Usak, İstanbul’daki bakkal dükkanında okudukları kitap karşılığında çocuklara istediklerini ücretsiz dağıtan Kanber Bozan, Kanada’da Müslüman lokantasında parası olmadığını söyleyen herkese ücretsiz yemek veren Yahya Hashemi ve ortağı Ala Abdelrazaq, evsizlere, kimsesizlere el uzatan bir yardımsever olarak tanınan Yrd. Doç. Dr. Mahmut Karaman, 1978’de Libya’dan ABD’ye göç ettikten sonra kimsesiz ve ölüm döşeğindeki çocukları evlat edinen Muhammed Bzeek, Kadıköy Tarihi Hasanpaşa Camii’nde din görevlisi olarak çalışan ve sokakta kalanlara rehabilite çalışmalarında bulunan Levent Uçkan.

Bu habere ifade bırak
  • 4Mutluyum
  • 1Şaşkınım
  • 1Kararsızım
  • 1Kızgınım
  • 1Üzgünüm
Toplam Oy8