“İstanbul’da yaşamak uzaya gitmekten çok daha riskli”

Bir havacılık firmasının dünya genelinde düzenlediği yarışmada 20 milyon kişi içinden seçilen tek Türk olan Halil Kayıkçı uzaya gitmeye hazırlanıyor. Kayıkçı “İstanbul’da akşam eve sağ salim dönmeye çalışmak uzaya gitmekten daha riskli” diyor

“İstanbul’da yaşamak uzaya  gitmekten çok daha riskli”

Esnaf bir baba ve ev hanımı bir annenin oğlu Halil Kayıkçı’nın çocukluğundan beri hayali uzaya gitmek. Üniversitede de tercihini bu yönde yapıyor ve İTÜ Uzay Mühendisliği Bölümü’nü kazanıyor. Okul başladığında ise uzaya gitmeyeceğini, uzaya giden uçaklar tasarlayacağını anladığında hayal kırıklığı yaşıyor fakat vazgeçmiyor. 2013 yılında Unilever ve XCOR havacılık firmasının 23 kişiyi uzaya göndermek üzere başlattığı yarışmaya katılıyor. Dünya genelinde düzenlenen yarışmaya 20 milyon başvuru olsa da Kayıkçı, önce Türkiye’deki binlerce kişi arasından seçiliyor, daha sonra Amerika’daki eğitimde 150 aday arasından seçilerek uzay yolculuğunun biletini kapıyor. Şimdi Kayıkçı için sırada sadece seneye Karayipler’den uzaya yapılacak yolculuk var...

- Çocukken de uzaya ilgili miydiniz?

Çocukken “Büyüyünce ne olacaksın?” diye sorduklarında düşünmeden cevap vermemeye çalışıyordum. 4 yaşlarındaydım, tıp okumak istemediğimi biliyordum. Mühendis olursam bir araba fabrikasına girip herkese araba sattıktan sonra işsiz kalacağımı düşünüyordum, herkesin bir kere araba alacağını zannediyordum. Sonra belgesel izlerken uzayın sürekli genişlediğini öğrendim. “Ben uzayla ilgili bir iş yapacak yaşa gelene kadar her şey keşfedilmiş olsa bile ben keşfedilen yerlerde yapacak bir iş bulabilirim” dedim.

- Eminim çocukken düşündüğünüz gibi kolay olmamıştır hiçbir şey.

Büyürken hayal kurmayı bir kenara bırakmak zorunda kalıyorsunuz, işin gerçekleriyle yüzleşiyorsunuz. Ben de kararımı verdiğimde tercihimi İTÜ Uzay Mühendisliği Bölümü’nden yana yaptım ve hayallerime yaklaştığımı düşündüm. Fakat hocalarımız “Uzay mühendisi olduğunuz zaman uzaya gitmeyeceksiniz. Çünkü uzay mühendisi, uzaya gidecek olan araçları ve uyduları tasarlar” dedi.Çok büyük hayal kırıklığı yaşadım. Bölümü bırakanlar bile oldu. Ben üstüne gittim işin, “imkansız değil” dedim.

“Buzz Aldrin’le tanıştım”

- Sonrasında da uzaya gitmenizi sağlayacak yarışmaya mı katıldınız?

Evet yarışmanın videosunu en çok paylaşan 20 kişiyi seçtiler ve mülakata aldılar. Ben de uzay mühendisliğinde okuduğumu ve hayalimin uzaya gitmek olduğunu, eğer beni yollarlarsa hayalimi biraz daha erken gerçekleştirmiş olacağımı söyledim. Ben dahil üç kişiyi seçtiler ve bizi Amerika’ya yolladılar. Orada da başka elemelere girdik.

- Toplamda kaç kişiydiniz Amerika’daki elemelere giden?

60 ülkeden 150 katılımcı vardı. Dört gün boyunca astronot eğitimleri aldık. 150 kişi arasından bu eğitimleri en yüksek puanla geçen 23 kişiye uzay yolculuğunun biletini vereceklerdi.

- Nasıl eğitimler aldınız?

Yerçekimsiz ortamda kaldık ve o ortamda su içme deneyimi yaşadık. Çok unutulmaz anlardı benim için. Uçak kullandık, roket yaptık. Fiziksel antrenmanlar yaptık. Ay’a ayak basan ikinci insan Buzz Aldrin’le tanışma fırsatım da oldu. Harika bir andı gerçekten. Bunların sonucunda da 23 kişiden biri ben oldum. Türkiye’den seçilen de tek kişi oldum. Bu anlamda ülkemi, okulumu, ailemi temsil etmek benim için çok güzel.

- Aldrin’le konuşabildiniz mi?

Çok kalabalık bir organizasyonda tanıştık. “Bana çok akıllsın, aferin, hep böyle devam et” filan dedi ama ben o anda heyecandan unuttum her şeyi, ne cevap verdiğimi hatırlamıyorum.

- Yolculuk ne zaman gerçekleşecek ve nasıl bir plan var önünüzde?

“İstanbul’da yaşamak uzaya  gitmekten çok daha riskli”

Karayipler’deki Curaçao Adası’na uzay üssü kuruldu. Seneye yolculuğumuz bu uzay üstünden gerçekleşecek. Uçak yatay bir şekilde kalkacak, arkasındaki dört roket ateşlenecek.103 kilometre gideceğiz ve 1 saat sürecek. Uzay sınırı sayılan 100 kilometreyi geçmiş olup astronot unvanını alacağız.

15 dakika uzayda kalacağız ve dünyayı küre şeklinde gözlemleyip geri geleceğiz. Biraz fotoğraf çekerim, biraz dünyaya felsefi bakarım diye düşünüyorum.

- 1 saat ne kadar kısa bir süre aslında, öyle değil mi?

Evet, “Duyan insanlar ben 1 saatte akşam iş çıkışı evime gidemiyorum” diyor. Ama biz roketle gideceğiz. Sesin dört katı hızla hareket ediyorsunuz. Aslında uzaya gidiş 8 dakika sürüyor ama dönüş daha uzun; atmosferde yanmamak için daha uzun sürede geri geliyorsunuz. Bunlar teknik konular tabii, uzun uzun anlatmak istemem ama yanlış anlamayı düzeltmek isterim.

- Uzaya giderken size nasıl bir ekip eşlik edecek?

Bir ekip yok, sadece pilot olacak yanımızda.

- Orada aldığınız dört günlük eğitim bu yolculuğa tek başınıza çıkmak için yeterli olacak mı? Riskli değil mi bu?

Bence İstanbul’da yaşamak uzaya gitmekten daha riskli. Babam uzaya gideceğimden korkmuyor ama akşam eve sağ salim dönüp dönmeyeceğimden korkuyor. Aldığımız eğitim bizim için orada yeterli olacak ve pilot da komutan gibi olacağı için bir sıkıntı yaşamayız. Talimatlara uyarsak problem yaşanacağını düşünmüyorum. -

21 Eylül 2019 Magazin Bülteni21 Eylül 2019 Magazin Bülteni

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber