“Yine doğsam yine müzisyen olurum”

Usta müzisyen Cahit Berkay bu sene sanatta 50’nci yılını kutluyor. Ömrünü müziğe adayan sanatçı: “Hayatım boyunca sevdiğim işi yaptım ve yapmaya devam edeceğim. Tekrar dünyaya gelecek olsam yine müzisyen olurum”

“Yine doğsam yine müzisyen olurum”

Devlerin Aşkı”, “Dila Hanım”, “Selvi Boylum Al Yazmalım”... Fonda Cahit Berkay’ın müziği çalmayan bir Kadir İnanır-Türkan Şoray filmi düşünülemez. Berkay’sız bir Moğollar da keza. Barış Manço, Cem Karaca gibi müziğin dev isimleriyle uzun yıllar çalışan ve kıskandıran dostluklar kuran Cahit Berkay bu sene sanatta 50’nci yılını kutluyor.

1965’ten bu yana neler yaptığını bir de kendisinden dinlemek üzere, 2015’in son günlerinde kar kış demedik Raffles Otel’de bir araya geldik. Cahit Berkay bizi kırmadı ve fotoğraf çekiminde 50’inci yılına özel olması için ilk kez takım elbise giydi, çok da yakıştı!

Bu arada hayranlarına müjde! 50’nci sanat yılına özel, 2016 yılı boyunca her ay farklı sanatçı dostlarıyla Roxy’de sahneye çıkacak. Berkay’a 6 Ocak’taki ilk konserinde Zuhal Olcay, Serhat Kılıç ve Kürşat Başar eşlik edecek.

-Küçükken mimar olmayı istermişsiniz, değil mi?

Müziğe müthiş bir yatkınlığım vardı ve zevk alıyordum ama profesyonel olmayı hiç düşünmedim. Mimar olmak için o zamanki Güzel Sanatlar Akademisi sınavına bile girdim. Hayalden resim çizme bölümünde çaktım. Bir yıl boşta kalmamak için devam mecburiyeti olmayan bölüm iktisat diye, oraya kayıt oldum. O yıl da Selçuk Alagöz’le çalışmaya başladım, 19 yaşındaydım.

“Lise 2’den beri gitar, en yakın arkadaşım oldu”

-Üniversiteye de girmişken aileniz müzikle ilgilenmenize mani olmadı mı?

İkisi de terziydi. Babam bir haftada
bir manto dikip 50 lira alırdı. Ben o parayı bir sahneye çıkışımda kazanmaya başladım. Onlara da “Ben okulu bitireceğim, size söz veriyorum, siz bana izin verin” dedim. Askerlik tecil hakkımı da kullana kullana sekiz yılda bitirdim. Müzik çok hoşuma gidince de bir daha güzel sanatlar için sınava girmedim. Hayatım boyunca sevdiğim bir işi yaptım ve yapmaya devam ediyorum. Tekrar dünyaya gelecek olursam yine müzisyen olurum.

-Hiç müzik eğitimi almadınız değil mi?

Hayır, hiç almadım. Her şeyi kendi kendime öğrendim. İlk gitarım lise ikinci sınıftayken elime geçti. O günden sonra da en yakın arkadaşım oldu, hiç bırakmadım elimden. Müzik aslında matematik işidir. Zamanı bölmek ve notaları kullanmak matematik gerektirir. İktisat fakültesinin etkisi olmuş olabilir.

-1968 yılında da Moğollar’a katılıyorsunuz...

Evet, yurt dışına gidip meşhur olup çok para kazanmak için Moğollar’ı kurduk. İyi işler de yaptık. Solist problemimiz vardı.
O dönemde de Barış Manço’yla çalıştık ama olmadı bir türlü. Askerlik sorunları devreye girdi. Kütahya’da arabamıza molotof kokteyli attılar. Araba yandı, dağıldık. Sonra tekrar Fransa’ya döndük. Türkiye’ye dönünce de Cem’le çalışmaya başladık, çok verimli oldu. Dostluğumuz, müzik arkadaşlığımız yıllara yayıldı.

-76’da Moğollar dağıldıktan sonra neler yaptınız?

Çok başka işlerle uğraştık Fransa’da.
İlk evliliğimi de Fransa’da yaptım. Kafe işlettik, ilk Türk restoranını açtık. Amsterdam’da da yaşadım bir süre,
13 ay barmenlik yaptım. Sonrasında 82’de Türkiye’ye döndüm ve Bağdat’a ticaret yapan bir akrabamızın şirketinde çalıştım. O yıllarda müzik yapma şansım yoktu. Eski gazinolar kapanmaya başladı, disko müzikleri popüler oldu. Sinema da batmıştı. Sadece porno filmlerinin çekildiği bir dönemdi. Filmlere müzik yapma şansım da yoktu yani. O ticaret şirketinde üç yıl çalıştım. Maaşım çok iyiydi, hatta hisse bile verdiler ama müzik piyasası düzelince ben yine her şeyi bırakıp müziğe döndüm.

“Dostlarımla her ay bir konser vereceğiz”

-Sanattaki 50’nci yılınıza özel “Cahit Berkay’la Hayat” projesinde neler olacak?

İlk konserimizi 6 Ocak’ta Roxy’de veriyoruz. Tüm sene boyunca her ay Roxy’de dostlarımla parçalarımı, film müziklerimi, Barış’tan (Manço) ve Cem’den (Karaca) şarkılar çalacağız. İlk misafirlerim, Zuhal Olcay, Kürşat Başar ve Serhat Kılıç olacak. Ne mutlu bana böyle bir projede olduğum için. Nevin (Ongur) olmasaydı ben hiç kalkışamazdım böyle bir projeye. Sanatta 50’nci yıla giren herkese saygım var ama bu işi tek başıma yapamazdım.

“Yeşilçam’da bir günde müzik yapıyor diye adım çıktı”

-Bir dönem Yeşilçam’daki neredeyse tüm film müzikleri size ait. Kaç film müziği yaptınız, sayısını biliyor musunuz?

Taner Öngür bana “Cahit melodi fabrikası” der. Yeşilçam’da Atıf Yılmaz bir gün “Deli Yusuf” filmi için efekt yapmamızı istedi. Uğur Dikmen’le gidip yaptık. Sonra kovalamaca ve duygusal sahneler için de müzik yapmamızı istedi. “Atıf abi şimdi mi?” diye sordum.
O da bana gülerek “Ne zaman yaparsın?” dedi. “Yarına yaparım abi” deyince, “Nasıl yani! Yetiştirebilir misin yarına?” diye şaşırdı. Ben o gece hazırladım temayı, ertesi gün yaptık. Bu durum da “Cahit bir günde müzik yaptı” diye Yeşilçam’da yayıldı. “Köprü” diye bir film geldi arkasından, sonra “Dila Hanım”, “Devlerin Aşkı”, “Bodrum Hakimi”, “Selvi Boylum Al Yazmalım” filan derken bayağı hızlı çalıştım, 200’den fazla film müziğim var.

-Yıllar boyunca pek çok şey görüp geçirdiniz. Yeni kuşağa ne söylemek istersiniz?

Sevmekten korkma. Sevgini paylaşmaktan kaçınma. Sevgi her şeydir. Önce kendini sev, aynada kendine bak, gözlerinin içine bakabil. Kendini seversen doğayı, insanı, hayvanı, her şeyi seversin.

“Yine doğsam yine müzisyen olurum”

Cahit Berkay (solda) ilk kez 1965’te profesyonel olarak sahneye çıktığında. Berkay (sağda) 9 yaşında okul sahnesinde.

“Yine doğsam yine müzisyen olurum”


Cahit Berkay (ortada), Cem Karaca (oturan) ve Moğollar grubuyla birlikte.

13 Kasım 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber