Ege
17.07.2017 - 02:30

Plan yetkisi

Sitene Ekle
--  |  Mustafa Yılmaz ege@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »

Balçova’da çok kıymetli baraj havzalarına imar izni verildi. 

Karayolları Genel Müdürlüğü’nün Bornova Ağaçlı Yol’daki ‘Bölgesel Park’ olan

planları değiştirilerek yapılaşmaya açıldı.

Karşıyaka’da binlerce dönem araziye ayrıcalıklı imar haklar tanındı.

Hacılarkırı’nda 136 bin metrekarelik alan Askeri

Bölge’den çıkarıldı, Maliye Bakanlığı’na devredildi.

Maliye Bakanlığı da bu alanı TOKİ’ye devretti. TOKİ  de yine kendi yetkisini kullanarak yeşil alan olan ve içinde ağaçların bulunduğu bu arazinin imar planını değiştirdi.

Yeni planlarda söz konusu arazi, konut dışı kentsel çalışma alanı olarak ilan edildi. 5 kata kadar imar hakkı verildi.

Ayrıca arazi içindeki yeşil alanlar, bisiklet yolları iptal edildi. Onların yerine akaryakıt

istasyonu izni verildi.

***

İzmir ve Manisa’nın 1/100 binlik planlarında 1400 dönüm alan imara açıldı.

Son örnek ise Mavişehir’de yaşandı. TOKİ’ye ait 100 dönüm alanda imar düzenlemesi yapıldı. 15 dönümünün spor alanı olarak kamuya terk edilmesi gerekiyordu.

TOKİ söz konusu araziyi sattı.

Yeni sahipleri de arazinin yüzde 25’ini İller Bankası’na sattı. İller Bankası olduğu için “kamu menfaati” diyerek, 15 dönüm spor alanı da arada kaynadı.

Bütün bu planların ortak bir özelliği var. Tamamı İzmir’deki yerel yönetimler atlanarak Ankara’dan yapılan planlama ile oldu.

***

Aslında yerel yönetimlerin en temel yetki ve sorumluluğu olması gereken plan yapma yetkisi nedense son 15 yılda pek çok başka kuruma verildi.

Ortada çok çarpıcı bir tablo var. Neredeyse 20’ye yakın kurumda planlama yetkisi bulunuyor.

Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin yanısıra valilikler, Toplu Konut İdaresi (TOKİ) ve Özelleştirme İdaresi’nin plan yetkisi var.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, zaten geniş bir plan yapma yetkisine sahip.

Bunun yanında Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Sanayi ve Ticaret Bakanlıkları da, kimseye sormadan ya da onay almadan herhangi bir bölgeyi istedikleri gibi planlayabiliyor.

Ama bu kadar da değil.

Milli Emlak Dairesi, Kalkınma Bakanlığı, TCDD ve Karayolları

Bölge müdürlükleri ve kalkınma ajanslarının da plan yetkisi bulunuyor. 

Bu kurumlar yerel yönetimlerin görüşünü bile almadan istedikleri yeri istedikleri gibi planlayıp imara açabiliyor.

***

Bu kadar çok kurumun plan yaptığı bir ortamda işin suyunun çıkmaması mümkün mü?

Çıkıyor elbet. Aynı mekanlarda birbirleri ile çelişen planlar yapılması artık neredeyse sıradan bir olay haline geldi.

Bazen de aynı alanın bir bölümünün başka kurum, diğer bölümünün başka kurum tarafından planlanması gibi durumlar oluşuyor.

Türkiye’de başka hiçbir konuda planlama konusunda olduğu kadar yetki karmaşası yaşanmıyor.

Burada şu soruyu yüksek sesle sormak gerekir.

Çok sayıda devlet kurumu ihtisas alanları olmadığı halde neden planlama yapma konusunda bu kadar hevesli?

Bu soruya verilecek cevap, aslında sorunun da neden kaynaklandığını açıkça gösteriyor.

Mutlak hükümdar, bir ülkeyi zora ve baskıya dayanarak yöneten kişi anlamında kullanılan terim hangisidir?
©Copyright 2017 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.