Cumhurbaşkanı Erdoğan: Milletimizle bir olup bu oyunu bozacağız

Cumhuriyetin ilanının 94'üncü yıl dönümü törenlerle kutlanıyor. Kutlamalar kapsamında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Cumhuriyet resepsiyonu başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan resepsiyonda, "Önümüze çıkartılan engelleri, yıllardır kesintisiz bir şekilde süren saldırıları birer birer boşa çıkartıyoruz. Küresel ve bölgesel düzeyde başarıya ulaşan projelerin, senaryoların hiçbiri ülkemizde işe yaramadı. Türkiye bir kabile devleti değildir. Türkiye asırlara varan birikimi ile dünyada devletlere örnek olmuş bir devletttir. Eskiler 'zor oyunu bozar' derlerdi, biz de milletimizle bir olup bu oyunu bozacağız." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Milletimizle bir olup bu oyunu bozacağız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Önümüze çıkartılan engelleri, yıllardır kesintisiz bir şekilde süren saldırıları birer birer boşa çıkartıyoruz. Küresel ve bölgesel düzeyde başarıya ulaşan projelerin, senaryoların hiçbiri ülkemizde işe yaramadı. Türkiye bir kabile devleti değildir. Türkiye asırlara varan birikimi ile dünyada devletlere örnek olmuş bir devletttir. Eskiler 'zor oyunu bozar' derlerdi, biz de milletimizle bir olup bu oyunu bozacağız. Karşımızdakiler demokrasinin sınırı içinde hareket ediyorlarsa, demokrasinin kurallarıyla bozacağız. Karşımızdakiler hakka, hukuka uygun hareket ediyorlarsa, hukukun kurallarıyla bozacağız. Ama karşımızdakiler bunların hiçbirine uymuyorsa o zaman bu oyunu zorla bozacağız. Çünkü bizim kitabımızda esaret yoktur. Bizim kitabımızda köle olmak yoktur. Bizim kitabımızda kula kul olmak yoktur, bizde hakka kul olmak vardır" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla Beştepe'deki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde resepsiyon verdi. Erdoğan burada yaptığı konuşmada, şunları kaydetti:

TÜRKİYE UMUDUN ADIDIR

Yurt içinde ve yurt dışında yaşayan tüm vatandaşlarımın Cumhuriyet Bayramı'nı tebrik ediyorum. Türkiye Cumhuriyeti 1923 yılında, binlerce yıllık devlet geleneğimizin toprakla buluşmuş son fidanı olarak doğdu. Aradan geçen 94 yılın sonunda, artık cumhuriyetimiz ulu bir çınar olma yolunda büyümesine devam ediyor. Bugün Türkiye bir yandan köklerine daha sıkı sarılan, diğer yandan semaya doğru daha fazla yükselen, kendi gövdesiyle birlikte geniş bir alanda güvenin, huzurun, umudun adı olan bir devlettir.

MUSTAFA KEMAL'İN VASİYETİ

Cumhuriyeti kuran ve bir kez daha kendilerini rahmetle yad ettiğimiz, başta Gazi Mustafa Kemal ile arkadaşlarının yeni devletimiz için belirledikleri bir hedef vardı. Aynı zamanda Gazi Mustafa Kemal'in bizlere vasiyeti olarak da görebileceğimiz bu hedefin adı muhasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkmaktır. Ülkemizde yıllarca cumhuriyetin ve Gazi Mustafa Kemal'in adını kullanarak kendilerine bir statü elde etmeye çalışanların bu hedef doğrutusunda attıkları somut bir adımın olmaması dikkat çekicidir. Tam tersine Türkiye ne zaman muhasır medeniyet seviyesi yönünde bir kalkınma hamlesi başlatsa, birileri hemen çıkıp cumhuriyeti korumak ve kollamak adına buna engel olmuştur.

MİLLET YENİ BİR DÖNEM AÇTI

Darbeler, cuntalar, vesayet girişimleri tarihimize hep cumhuriyetin kazanımlarına darbe vuran karanlık duraklar olarak geçmiştir. 15 Temmuz darbe girişimi ise Türkiye'nin kazanımları yanında, doğrudan istiklalimize ve istikbalimize yönelik bir saldırı olarak hafızamıza kazınmıştır. Daha önceki darbelerde kimi zaman içinden 'la havle' çekerek, dişini sıkarak sabreden milletimiz, bu defa özgürlüğüne ve geleceğine sahip çıkmak için sokaklara meydanlara inmiştir. Ülkemiz bu manzaraya en son Kurtuluş Savaşı'nda şahit olmuştu. 15 Temmuz gecesi aynı ruh, aynı heyecan bir kez daha dirilmiş, milletimiz tamamen kendi iradesiyle, çağrımıza kulak vererek ülkesine, devletine, bayrağına, ezanına sahip çıkmıştır. 250 şehidimiz 2193 gazimiz oldu ama tıpkı 1071'de Malazgirt'te, 1299'da Söğüt'te, 1453'te İstanbul surları önünde, 1920'de TBMM'nin açılışında olduğu gibi bir kez daha önünde yeni bir dönem açtı.

HERKES İMKANLARINI SEFERBER ETMELİ

Cumhuriyetin 94. yıl dönümünü kutlamak, aynı zamanda 2023'e biraz daha yaklaştığımızı ifade ediyor. Cumhuriyetimizin 100. yıl dönümünü, önemine ve 2023'e yüklediğimiz vizyon çerçevesinde kutlamayı planlıyoruz. Bunun için şimdiden hazırlıklara başladık. Önümüzdeki yıldan itibaren somut ürünleri ortaya konmaya başlayacak olan 100. yıl kutlamalarımız 2023'e kadar sürecektir. Yıllarca tarihinden kültüründen uzak tutulmaya çalışılan nesillere, ecdadının başarıları ve büyüklüğünden hareketle yeni bir vizyon kazandırmak, öyle bir anda gerçekleştirilebilecek bir hedef değildir. Tüm kurumlarımızın, bu çerçevede hem üzerlerine düşen görevleri yerine getirmeleri, hem de Başbakanlık'taki çalışma ile uyumlu bir şekilde yürütmeleri yerinde olacaktır. 2019 yılı bu vizyonun başarıya ulaşmasında kritik bir öneme sahiptir. Bu çerçevede, sorumluluk sahibi herkesin birikim ve imkanlarını seferber etmesini bekliyoruz.

KABİLE DEVLETİ DEĞİLİZ

Cumhurbaşkanı olarak milletimize söz verdiğimiz 2023 Türkiye'sini inşa etmek için gece gündüz çalışıyoruz ve çalışacağız. Önümüze çıkartılan engelleri, yıllardır neredeyse kesintisiz bir şekilde süren saldırıları, Allah'ın yardımı ve milletimizin desteği ile birer birer boşa çıkartıyoruz. Küresel ve bölgesel düzeyde başarıya ulaşan projelerin, senaryoların hiçbiri de hamdolsun ülkemizde işe yaramadı. Türkiye'yi cumhuriyetimizin 94. yılını kutluyor olmamıza bakarak, nevzuhur bir devlet sananlar, gerimizdeki binlerce yıllık birikimi, gücü göremediler. Türkiye bir kabile devleti değildir. Türkiye asırlara varan birikimi ile dünyada devletlere örnek olmuş bir devletttir. Türk milletini sadece 80 milyon vatandaşımızdan ibaret sananlar, bizim için dua eden, yüz milyonlarca kardeşimizi bunlar farkedemediler.

ŞİMDİ ONLAR BORÇ İSTİYOR

Cumhuriyetimizin 100. yılına doğru bu büyük mücadele, bu büyük silkiniş, bu büyük uyanış ikliminde gidiyoruz. Karşımızda bulunan sıkıntılar, engeller elbette büyüktür. Fakat 2003'ten bu yana hamdolsun şu ana kadar 1'e 5 katlayan büyüme hızımız, bundan sonraki sürecin de nereye varacağının işaretidir. İşte gördük, ilk çeyrekte 5,1 büyüme gösterdik. Yılsonu itibariyle büyüme oranının yüzde 7'yi bulacağına inanıyorum. Şu andaki gidiş oraya. İhracatımızda 157-158 milyar dolarları yeniden yakalayacağız, daha üzerine çıkacağız. Merkez Bankamızdaki döviz rezervini yeniden 115 milyar dolarlara ulaşacak ve onları da aşacağız. 23,5 milyar dolar IMF borcuyla devraldık. Fakat 2013'te IMF'e olan borcumuzu sıfırladık, bitirdik. Şimdi onlar bizden borç istiyor.

KİTABIMIZDA KÖLE OLMLAK YOK

Eskiler 'zor oyunu bozar' derlerdi, biz de milletimizle bir olup bu oyunu bozacağız. Karşımızdakiler demokrasinin sınırı içinde hareket ediyorlarsa, demokrasinin kurallarıyla bozacağız. Karşımızdakiler hakka, hukuka uygun hareket ediyorlarsa, hukukun kurallarıyla bozacağız. Ama karşımızdakiler bunların hiçbirine uymuyorsa o zaman bu oyunu zorla bozacağız. Çünkü bizim kitabımızda esaret yoktur. Kimse bu millete esaret zincirini yakıştıramaz. Bizim kitabımızda köle olmak yoktur. Bizim kitabımızda kula kul olmak yoktur, bizde hakka kul olmak vardır. Bizim kitabımızda haksızlık karşısında susmak da yoktur. Bizim kitabımızda bir yanağımıza tokat atanlara, diğer yanağımızı dönmek de yoktur. Tam tersine bizim için özgürlük her şeyin başıdır.

KUTSALLARIMIZ CANIMIZDAN ÖNCE GELİR

Bizim için ezanımız ve bayrağımız başta olmak üzere kutsallarımız canımızdan bile önce gelir. Milletimiz Çanakkale'de, Dumlupınar'da, 15 Temmuz'da işte bu ruhla ellerinde teknolojinin en son ürünü silahlarıyla üzerine gelen düşmanları tarumar etmiş, hüsrana uğratmıştır. Tankın altına yatan bu ülkenin evlatlarını sindirebilmek mümkün mü? F16'larla bomba yagdıranlara karşı yeğenini cep telefonuyla arayıp da 'belki bir daha görüşemeyiz, belki şehadet var' deyip helalleşen bu gençlerin karşısında kimse durabilir mi? Bir de diyorlar ki 'bu gençler şöyledir, böyledir.' Hayır bizim gençlerimiz Allah'ın izniyle bu vatana bu millete sahip olmanın idraki içinde olduğunu 15 Temmuz'da göstermiştir. Bugün de sınırlarımız içinde ve dışında terör örgütlerine, onları destekleyenlere karşı verdiğimiz mücadelenin anlamı budur.

İzmir'de eski koca dehşeti! “Çok sevdiğim için bıçakladım"İzmir’in Tire ilçesinde, bir hemşire, barışma teklifini reddeden eski kocası tarafından sokak ortasında yaklaşık 8 yerinden bıçaklandı. Ağır yaralanan iki çocuk annesi talihsiz kadına ilk müdahale görev yaptığı hastanede yapıldıktan sonra İzmir Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildi. Gözü dönmüş koca ise suç aleti ekmek bıçağını çöpe atarak olay yerinden yaya olarak kaçarken yakalandı. "Eşinizi niye bıçakladınız?" sorusuna “Çok sevdiğim için” yanıtını veren zanlı, polis tarafından gözaltına alındı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber