'Kanal İstanbul, Türkiye'nin milli güvenlik meselesidir'

AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı  Binali Yıldırım, Kanal İstanbul'un İstanbul Boğazı'ndan sonra açılacak ikinci su  yolu projesi olduğunu belirterek, "Kanal İstanbul, İstanbul'un can ve mal  güvenliğin teminat altına alacak bir projedir. Kanal İstanbul, Türkiye'nin milli  güvenlik meselesidir" dedi.

'Kanal İstanbul, Türkiye'nin milli güvenlik meselesidir'

Binali Yıldırım, seçim çalışmalarına Küçükçekmece'de devam etti. Küçükçekmece Hacı Bektaş-ı Veli Anadolu Lisesi Proje Okulu'nu ziyaret eden Yıldırım, buranın yakındaki Tüccar ve Sanayiciler Derneği İlkokulu bahçesinde kendisini bekleyen öğrencilerle görüştü.

Küçükçekmece AK Parti İlçe Başkanlığı ziyaretini basına kapalı olarak gerçekleştiren Yıldırım, Osmanlı Düğün Salonu'na geçerek sivil toplum kuruluşları (STK) temsilcileriyle ilçedeki kanaat önderleriyle buluştu. Yıldırım, burada yaptığı konuşmada, Küçükçekmece'ye bereket, güzellikler, bolluk ve Kanal İstanbul'un yakıştığını söyledi.

Küçükçekmece'nin nüfus bakımından İstanbul'un ikinci büyük ilçesi olduğunu ifade eden Yıldırım, "Küçükçekmece Kanal İstanbul Projesi'nin yapılacağı ilçemiz. Birkaç cümle ile Kanal İstanbul'un ne olup olmadığını anlatmakta fayda var. Çünkü herkes farklı bir yandan anlatmaya çalışıyor. Projenin önemini gölgelemeye çalışıyorlar. Kanal İstanbul, İstanbul Boğazı'ndan sonra Marmara'dan Karadeniz'e açılan ikinci su yolu projesidir." diye konuştu.

"Kanal İstanbul önemli bir boşluğu dolduracak bir projedir"

Yıldırım, şöyle devam etti:

"Kanal İstanbul, İstanbul'un can ve mal güvenliğin teminat altına alacak bir projedir. Kanal İstanbul, Türkiye’nin milli güvenlik meselesidir. Düşünün Boğaz'a bir şey oldu. Ne yapacağız? Montrö Anlaşması var. Montrö Anlaşmasına öyle her şey elimizin altında değil. Yarın şartlar değiştiğinde var mı bir seçeneğimiz? İşte Kanal İstanbul o. Her yıl İstanbul Boğazı'ndan 140 milyon ton petrol geçiyor. Bunun İstanbul için ne anlama geldiğini anlatmama gerek yok. Türkiye'nin denizcilikte, deniz taşımacılığında, İstanbul’un güvenliğinden önemli bir boşluğu dolduracak olan proje: Kanal İstanbul'dur. Türkiye'nin küresel güç olma yolundaki en önemli büyük adımlardan biri Küçükçekmece'de yapılıyor. Bir yandan Küçükçekmecelilerin hayatını kolaylaştıracak adımları atacağız diğer yandan burada yaşayan bütün hemşehrilerimize özellikle de gençlerimize yeni iş, aş fırsatlarını oluşturacağız."

İstanbul'un birçok yerinde olduğu gibi Küçükçemece'nin de en büyük sorunun ulaşım ve trafik olduğuna dikkati çeken Yıldırım, "Küçükçekmece adeta metro hatlarıyla donatılacak. Küçükçekmece’de 7 proje var. Yenikapı-Sefaköy- Büyükçekmece Hattı başta olmak üzere, Küçükçekmece’den 5 tane daha metro hattı geçecek. İstanbul ulaşımı için çok iddialı bir projeyle geliyoruz. Gelecek 5 yıl içinde raylı sistemin İstanbul ulaşımındaki payını yüzden 18'den yüzde 48'e çıkaracağız. Raylı sistemin uzunluğunu 170 kilometreden 518 kilometreye çıkaracağız. Bunu gerçekleştirdiğimizde, raylı sistemin uzunluğu, Londra, Paris ve Moskova’daki raylı sistemden daha fazla olacak." ifadelerini kullandı.

"Mavi ile yeşili buluşturacağız"

İstanbul'daki trafiği akacak hale getireceklerini yoğun saatlerde bile düşük hızla araçların seyredeceğini vurgulayan Yıldırım, trafikteki dur kakları bitireceklerini vurguladı.

Ulaşım sorununu Türkiye’de çözdüğü gibi İstanbul’da da bunu başaracağını anlatan Yıldırım, "240 noktada tıkanma var. Yol ve kavşak düzenlemeleriyle tıkanıklıkları gidereceğiz. Küçükçekmece’ye yönelik de çok projemiz var. 57 dönümlük bir alanda su sporları tesisi kuracağız. Mevcut stadın yerine daha güzel bir stat yapmayı planlıyoruz. Küçükçekmece Spor daha güzel bir konuma gelir. Süper şehre süper takımlar yakışır. Niye bir Başakşehir Spor gibi Küçükçekmece Spor da birinci ligde olmasın? Küçükçekmece'ye ilişkin yeşil ağ projemiz var. İstanbul'un birçok deresi kayboldu. Şimdi, bu dereleri tekrar gün ışığına çıkaracağız. Kuzeyden güneye yeşil ile maviyi birleştireceğiz. Bu koridorların amacı, mavi ile yeşili buluşturmak. İki tane koridor Küçükçekmece'de olacak. Yeşil miktarını 2 milyon metrekare daha artıracağız. Küçükçekmece’nin bütün sahili halka açılacak. Yapılan her şey İstanbul ve Küçükçekmece halkının hayat standardını yükseltmek içindir." değerlendirmesinde bulundu.

"Sabırlı olsunlar takipçisi olacağım"

İstanbul'a gönül belediyeciliğini getireceklerini söyleyen Yıldırım, program çıkışında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Emeklilikte yaşa takılanların taleplerine yönelik bir soruya Yıldırım, "Ben bu konuda ne dedim? 'Biraz sabırlı olun, ben takipçisi olacağım' dedim. Yine aynı şeyi söylüyorum. Sabırlı olun demek, ne demek?. Gayet açık."

CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun 'İstanbul'un sorunlarını konuşalım' diye bir çağrısı oldu. Bu çağrısını nasıl değerlendiriyorsunuz?" şeklindeki bir soruya ise Yıldırım, şu cevabı verdi:

"Konuşuyoruz zaten. Bütün adaylar, sahada konuşuyor, İstanbullular da dinliyor. 31 Mart'ta ise karar verilecek. Bu karar İstanbullular için hayırlı olsun. İstanbul'da 7 aday var. Her aday, İstanbul'da kendi projelerini anlatıyor. İstanbul'un sorunlarını nasıl çözeceklerini anlatıyor. İstanbullu da bizleri dinliyor. Ona göre karar verecek."

"Gerçek anketler 31 Mart'ta ortaya çıkar"

Bugüne kadar 6 anketin açıklandığını, bunların 5'inde kendisinin önde gözüktüğüne dair bir soruya ise Yıldırım, "Benim işim anket yapmak değil. Benim işim İstanbullularla daha çok buluşmaktır. İstanbul'u konuşmaktır. Gerçek anket 31 Mart'ta sandıklar açıldığında ortaya çıkar. İstanbullulara güvenimiz tam. Herhangi bir tereddüdümüz yok." diye konuştu.

Buradan Halkalı Çamlık'ta yaptırılan Millet Kütüphanesi'nin açılışına katılan Yıldırım, seçim şarkısına eşlik etti ve halka seslendi. Küçükçekmece'ye ilişkin projelerini anlatan Yıldırım, daha sonra Küçükçekmece Belediye Başkanı Temel Karadeniz ve milletvekilleriyle birlikte açılış kurdelesini kesti. İBB Başkan Adayı Binali Yıldırım, buradan MHP Küçükçekmece İlçe Başkanlığı'na geçti.

'Mıknatıs adam' her şeyi çekiyorİzmir'in Konak ilçesindeki Basmane semtinde otel işleten Ethem Arslan (69), 1980'li yıllarda bir televizyon programında gördükten sonra denedi ve vücudunun belirli bölgelerinin metalleri bir mıknatıs gibi çektiğini fark etti. Arslan'ın göğsüne ve sırtına yapıştırdığı metal kaşık, kase, tepsi, bozuk para gibi materyaller, saatlerce düşmeden durabiliyor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber