Disiplin getirmez, sorunlar çözülmez

Futbol ekonomisti Tuğrul Akşar, TFF'nin yeni lisans talimatı ile kulüplere harcama limitleri belirlemesini Milliyet için masaya yatırdı.

Disiplin getirmez, sorunlar çözülmez

SPOR SERVİSİ

“Kulüplere bir yıl için tanınan harcama yetkisi 2 milyar TL ve bunun yüzde 40’ı üç büyüklere ait. Zaten rekabet üstünlüğüne sahip olan bu kulüpler, haksız rekabet üstünlüklerini daha da artırıyorlar. Burada asıl amaç, kulüplerin kaynak ve bütçeyi nereden bulacaklarına odaklanmak olmalıdır. Sadece denetlemeye odaklanmakla sorunlar çözümlenmez, uygulama amacına ulaşmaz.”

Futbol ekonomisti Tuğrul Akşar, Türkiye Futbol Federasyonu’nun yeni Lisans Talimatı’na göre uygulamaya başladığı, “harcama” yetkisini değerlendirdi. Futbolun Yönetimi, Endüstriyel Futbol, Futbol Ekonomi Politiği kitaplarıyla finansal sorunları inceleyen Akşar’a göre TFF’nin listelediği harcama yetkisi, bu yıl da “Üç Büyükler” lehine oluşan haksız rekabeti sürdüren özellikler taşıyor.

Milliyet’e konuyla ilgili kapsamlı değerlendirmelerde bulunan Tuğrul Akşar, “TFF’nin kulüplere bir yıl içinde tanıdığı harcama yetkisi yaklaşık 2 milyar TL. Bundan en fazla payı da 370 milyon TL’ye yaklaşan bir tutarla Galatasaray alıyor. Beşiktaş 256 milyon TL, Fenerbahçe ise 206 milyon TL tutarında harcama yapabilecek. 18 Süper Lig kulübü için tanınan toplam harcama limitinin yüzde 40’ı Üç Büyükler’e ait. Bu durum doğal olarak rekabeti yeniden şekillendiren bir durumu ifade ediyor. Zaten rekabet üstünlüğüne sahip bu kulüpler, haksız rekabet üstünlüklerini daha da artırıyorlar” diyor.

‘Daha çok borç’
Akşar, uygulamanın kendi içinde tutarlı ve doğru görünmekle birlikte özkaynak açığı bulunan, sürekli zarar eden, varlıklarının üzerinde borca sahip kulüplerin mali disiplin altına alınmalarının çok zor olduğunu ifade ediyor:
“Verilen harcama yetkisi, kulüpleri daha fazla harcama yapmaya teşvik edermiş gibi. Harcama cesaretini artıran bir cömertlik söz konusu. Oysa bu dönemde cesaretli olmaktan çok mali konularda temkinli ve tedbirli olunması gerekiyor. Kulüplerimizin mali konularda çok cesur karakter sergilemeleri bugünkü borç batağını doğurdu. Yeni harcama limitlerinde asıl amaç, kulüplerin kaynak ve bütçeyi nereden bulacaklarına odaklanmak olmalıdır. Limitlerin belirlenip sonrasında sadece denetlemeye odaklanmakla sorunlar çözümlenmez, uygulama amacına ulaşmaz.”
Tuğrul Akşar’a göre harcama limitlerinin belirlenip ilan edilmesi düşünce olarak doğru, ancak bu durum Finansal Fair Play (FFP) ilkeleri kapsamında vizyonu ve misyonu farklı yönlere çevirebilir ve daha çok borçlanma yaratabilir.

Disiplin getirmez, sorunlar çözülmez



‘Palyatif çözüm’
Akşar, gelir-borç hesaplamalarında kulüplerin “net borçlarının, toplam faaliyet gelirlerine oranı”na bağlı olarak gelirlerinin yüzde 40 ile 95’ini harcayabileceklerini, bunun da TFF’nin belirlediği harcama oranlarını gösteren tabloya göre oluştuğunu söylüyor. Kulüplerin finansal sağlığa sahip olmadıkları halde mali tasarruf yapmaları gerekirken harcama yetkisi uygulamasının palyatif bir çözüm olacağını öne sürüyor.
UEFA’nın FFP uygulamalarına göre, kulüplerin mali tablolarında öncelikle “Başa Baş Noktası”na (gelir-gider dengesi) ve finansal rasyolarına (işletme verimliliği oranları) bakılıyor. UEFA, ancak uygun durumdaki kulüpleri Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi’ne kabul ediyor. UEFA, kulüplerin minimum 5 milyon euro kârlılık göstermelerini öngörüyor. FFP ilkelerine uygunluk sağlamaları bakımından da 30 milyon Euroluk “tolerans” tanıyor. Bu rakamların daha sonra aşağı çekilmesini ve Başa Baş noktasının yakalanmasını istiyor.

Batmaz: Önemli olan ilke ve oran
Türkiye Futbol Federasyonu yönetim kurulu üyesi ve mali işler eski sorumlusu Erdal Batmaz, TFF tarafından belirlenen yıllık harcama limitlerinin “ilkeler doğrultusunda” ve “oransal” olarak uygulanması gerektiğini aktardı.

Harcama limiti için yüzdelik oran önerisinde bulunan Erdal Batmaz şunları söyledi: “Yeni lisans talimatına göre TFF, Finansal Fair Play ilkelerine uygun olarak tüm kulüpler ve şirketlerinin bilançolarını ve konsolide finansal tablolarını isteyerek değerlendirme yapmalı, harcama için yüzdelik bir oran belirlemelidir. Yıllık harcamaların milyonluk rakamlarla belirlenmiş olması hem gevşeklik, hem de keyfilik yaratabilir.”

Mali Üst Kurul önerisi
Tuğrul Akşar, UEFA’nın yıllık kâr/zararlarına bakarak kulüplerin finansal durumlarını değerlendirdiğini; ancak kulüplerin yıllık bazda kârda olabileceklerini, ne var ki geçmiş yıllardan gelen birikimli zararlarının dikkate alınması gerektiğini ifade ediyor.
Nitekim Üç Büyükler’in toplam borcu 4 milyar TL civarında. Geçmiş yıllardan gelen birikimli zararları bulunduğuna dikkat çekerek “öncelikle geçmiş yıllardan gelen zararların kârlılığa dönüştürülmesiyle” kulüplerin finansal sağlığa kavuşacaklarını ve bunun bir zorunluluk olduğunu vurguluyor.
Akşar, “Hâlâ faaliyet karlarının üzerinde finansman yükü taşıyan, borçlarını ödeyemeyip yapılandırıldığı halde transfer yapan kulüplerin uygulamasına ‘dur’ denilmeli” ifadelerini kullanıyor.

Sadece denetimin yeterli olmayacağı görüşünü dile getiren Tuğrul Akşar bu nedenle alınması gereken önlemleri de şöyle özetliyor:
1) Türkiye Futbol Federasyonu, kulüplerde uzun vadeli yapısal değişim ve dönüşüm programı başlatmalı. Kulüplerin bağımsız denetim kurumları tarafından federasyon ve her türlü dış etkilerden arınmış - Futbol Mali Üst Kurulu oluşturulmalı.
2) Kulüplerin şeffaf bir yapıya sahip olmaları sağlanmalı.
3) Kulüpler, paydaşlarına karşı sorumluluk içinde kurumsal yönetim ilkeleri gereğince yönetilmeli.

 

 

Aykut Kocaman: “Kaybetmiyorduk ama kazanma ile ilgili sıkıntımız vardı”

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber