13. HAFTA

Everton haftayı galibiyetle kapadı. Son üç maçında Tottenham, Crystal Palace ve Liverpool ile berabere kalan Liverpool ekibi, tekrar galibiyete ulaştı. Kendi sahasında Stoke City'yi ağırlayan Everton 4-0 ile farklı kazandı. Goller Deulofeu, Coleman, Oviedo ve Lukaku'dan geldi. Puanını 24'e çıkararak haftayı beşinci sırada kapatan Everton'da Romelu Lukaku'nun gollerine ara vermeden devam etmesi dikkat çekti.

Premier lig ekibinde dokuzuncu maçına çıkan 20 yaşındaki Belçikalı forvet, ağları havalandırarak ligde sekizinci golüne imza attı. Chelsea'nin Anderlecht'ten büyük umutlarla aldığı Lukaku, geçtiğimiz yıl West Bromwich'teki macerasının ardından bir kez daha kiralık formasını giydiği bir takımla üstün performansına devam etti.

1993 Mayıs'ında Belçika'nın kuzeyindeki Antwerp kentinde doğdu. Kökenleri Orta Afrika'ya dayanıyordu. Zaire Milli Takımı'nın da formasını giyen bir profesyonel futbolcu, Roger Lukaku'nun oğluydu. Belçika'nın çeşitli takımlarında oynayan Roger, 1996 senesinde Gençlerbirliği forması da giymişti.

Romelu, 5 yaşındayken Rupel Boom takımında futbola başladı. Dört yıl sonra Lierse'nin scout'ları tarafından keşfedildi ve bu kulübün akademisinde yer aldı. 68 maçta 121 gol atan becerisi ülkede ses getirince, 13 yaşındayken Anderlecht tarafından transfer edildi. Köklü kulübün genç takımında üç yıl oynadı, 93 maçta 131 gol kaydetti.

16 yaşına geldiğinde Anderlecht ile profesyonel sözleşme imzaladı. Bu imzanın 10 gün sonrasında Belçika liginde ilk maçına çıktı. Standard Liege karşısında 69. dakikada oyuna dahil oldu. İlk resmi golünü Zulte Waregem'e karşı 89. dakikada attı.

18 yaşına geldiğinde Chelsea onu 22 milyon euro bonservis bedeli karşılığında transfer etti. 5 yıllık sözleşmeye imza atan ve ilk maçına Norwich City karşısında Fernando Torres'in yerine oyuna girerek çıkan Lukaku, sezonun büyük bölümünü ise rezerv takımda geçirdi. Yaşadığı hayalkırıklığını, o sezonun sonunda Avrupa'nın en büyüğü olan takımında Şampiyonlar Ligi kupasını tutmayarak gösterdi. Kendisini bir winner gibi hissetmiyordu.

Bir sonraki sezon forma giyebilirdi ama kulübü kendisini kiralamaya karar verdi. Önce Fulham'a gideceği söylentileri çıksa da West Bromwich Albion'un yolunu tuttu. 2012-13 sezonda Albion formasıyla ligde 17 gol attı. Herkes bu başarısının ardından artık gelecek sezon (yani bu sezon) Chelsea tarafından değerlendirileceğini düşünüyordu.

Ancak Demba Ba'nın üzerine bir de 'cila' niyetine Samuel Eto'o transferlerinin yapılması, Belçikalı forvet için yeni bir kiralık ilanının vitrine asılması anlamına geliyordu. Lukaku bu kez farklı bir takımın yolunu tutacak, rotasını Ada'nın kuzeyine çevirecek ve Everton'a imza atacaktı. Kiralık olarak da olsa; bir sezon öncesinde Premier Lig'in en golcü oyuncuları arasına adını yazdıran bir ismi bedelsiz almak olmazdı. Liverpool kentinin mavi formalıları onun için Londra ekibine 3.5 milyon euro ödedi.

20 yaşındaki forvet bu sezon, Everton'da şu ana kadar sekiz gol kaydetme başarısı gösterdi. Ancak bu genç adam artık Chelsea'deki geleceğiyle ilgili somut birşeyler bilmek istiyor. Zira geçtiğimiz günlerde bu konudaki sessizliğini bozarak açıklamalarda bulundu ve bundan sonra futbol hayatına -ömür billah- Everton'da devam edebileceğini söyledi: "Hele bir de Şampiyonlar Ligi'nde oynayacaksak neden Everton'da devam etmeyeyim ki".

...: "Bu hafta oturmuş maçları izliyordum ve Avrupa futbolunu çok özlediğimi fark ettim. Chelsea'de bir şeyleri başarmayı isterdim. Ancak çalışmam, kendimi geliştirmem ve her geçen gün daha iyi bir oyuncu olmam gerekir. Bakalım... Sezon sonunda kariyerimle ilgili doğru kararın ne olduğunu göreceğiz".

Kulübünün kendisiyle iletişim kurmamasına da içerleyen Lukaku, "İyi bir performans sergiliyorum. Kulübümün takip ettiğini ve maçlarımı izlediğini düşünüyorum. Ancak Chelsea'den benimle en son aylar önce kontak kurulmuş olması biraz garip" diyerek hayalkırıklığını gizlemedi.

Bu sözlere cevap ise gecikmedi. Mourinho, "Romelu konuşmayı seviyor. O, genç bir çocuk. Ancak dile getirmediği bir tek şey var. O da neden kiralık olarak Everton'a gittiği. Ben kendisi ile en son temasa geçtiğimde neden burda olmadığından hiç bahsetmediğini söylemiştim. Bu onun açıklaması gereken bir konu. Hani konuşmayı seviyor ya... Neden şu anda Chelsea'de değil de Everton'da... Bunu anlatması gerekir" diyerek oyuncunun kendi arzusuyla gittiğini dile getirdi. Lukaku'nun bu sözlere cevabı basitti: Daha çok oynama süreleri almak ve kendisini göstermek. Everton'a gelmese, şu an belki de yedek kulübesinden maçları izliyor olacağını ima etti ve "Şimdi ise attığım gollerle herkes beni konuşuyor" dedi.

Küçüklüğünden beri Didier Drogba'yı kendisine örnek aldığını söyleyen, Fransızca, Felemenkçe, İspanyolca, Portekizce, İngilizce ve Almanca olmak üzere 6 dil bilen bu genç Belçikalı forvet için bakalım işler nasıl gelişecek! Kiralık olarak attığı gollere aynı şekilde devam mı edecek? Yoksa eve mi dönecek? Tabi bir de yazın Dünya Kupası var. Dünyanın gözü üzerinde olacak.

Newcastle durmuyor

Newcastle United’ın yükselişi bu hafta da sürdü. Ekim ayı sonunda Sunderland’e yenilen siyah beyazlılar, o tarihten sonra ligde Chelsea, Tottenham, Norwich’i mağlup etmişti. Bu kez West Bromwich ile karşılaşan Newcastle rakibini 2-1 ile geçerek üst üste dördüncü galibiyetini aldı. Ev sahibi ekipte Gouffran ve Sissoko'nun golleri galibiyete yeterken, konuk takımın tek sayısı Chris Brunt'tan geldi. Newcastle puanını23 yaptı.

West Ham United ile Fulham’ın mücadelesinde gülen taraf West Ham oldu. Londra ekibi Diame, Carlton Cole ve Joe Cole’un golleriyle 3 puanı kaparak ligdeki puanını 13’e yükseltti. Bu maçın ardından, tehlike bölgesinden kurtulamayan ve üst üste beşinci yenilgisini alan takımda teknik direktör Martin Jol’un görevine son verildi. Deneyimli çalıştırıcının yerine bir başka Hollandalı Rene Meulensteen göreve getirildi. Geçmişte çeşitli Arap takımlarını çalıştıran 49 yaşındaki hoca son olarak Rus ekibi Anzhi’nin başındaydı.

Chelsea haftanın galip gelen bir diğer takımıydı. Sothampton’ı Stamford Bridge’i 3-1 yendiler. Cahill, Terry, Demba Ba’nın attığı goller Londra ekibini zafere taşıdı. Southampton’ın golü ise henüz 13. saniyede Jay Rodriguez’den geldi. Chelsea kaptanı John Terry bu maçta Premier Lig’deki 400. maçına çıktı. Puanını 27 yapan Londra ekibi haftayı lider Arsenal’in ardında ikinci sırada geçti.

Lider Arsenal, Cardiff City deplasmanında galip gelerek ligin zirvesindeki yerini korudu. Sezonun formda oyuncuları arasında bulunan Aaron Ramsey iki gol birden attı, Flamini de takımının bir diğer golüne imza attı. Londra ekibi puanını 31’e yükseltti. Manchester City, Swansea’yi 3-0 ile geçerken iki gole imza atan Nasri yıldızlaştı. Norwich City, Tony Pulis yönetiminde ilk maçına çıkan Crystal Palace’ı 1-0 ile geçti.

Tottenham ile Manchester United’ın mücadelesi çekişmeli geçti. Ev sahibi ekibin gollerini Walker ve Ranieri kaydederken, Manchester United’da iki gol de Wayne Rooney’den geldi. Bir diğer berabere biten karşılaşma Aston Villa-Sunderland mücadelesiydi. Trabzonspor’dan kiralık olarak Sunderland’de oynayan Ondrej Celustka bu maçta ilk 11’de forma giymese de 84. dakikada oyuna dahil olarak haftayı yine boş geçmemiş oldu.

Kiralık Katil

‘Ben zavallı bir berberim’

Her ne kadar Premier Lig’de yaşanan bir gelişme olmasa da; geçtiğimiz hafta Avrupa Ligi’nde yaşanan bir olay bir Premier Lig takımı ve onun hocasının başına gelmesi nedeniyle önemliydi. Avrupa Ligi’nde perşembe günü oynanan Tromsö -Tottenham maçında Tottenham Teknik Direktörü Villas Boas’ın hemen arkasındaki tribünde oturan Norveçli bir taraftar, Portekizli hocanın işine son verileceğini dillendiren bir şarkı söyleyerek kendisini kızdırdı.

Devre arasında Boas bu taraftarı UEFA müfettişine şikayet etti. Bunun üzerine görevliler taraftarı bulunduğu yerden uzaklaştırdılar. Maçın ardından açıklamalarda bulunan Reidar Stenersen, “Ben küçük Tromsö kentinde yaşayan zavallı bir berberim. Beni niye su kadar ciddiye aldı anlamadım” dedi. Tottenham’ın özellikle geçen hafta Manchester City’ye 6-0 yenildiği karşılaşmanın ardından Boas’ın işinin tehlikede olduğu yorumları yapılmaya başlanmıştı.

Ada’da haftanın bizim açımızdan ilginç gelişmelerinden bir tanesi Yılmaz Vural olayıydı. İngiliz basınının ilgi gösterdiği deneyimli hocayla röportaj yapıldı. Alex Ferguson’un 27 yılda bir takım çalıştırdığı, Vural’ın ise yakın bir sürede bir o kadar çok takım çalıştırdığına vurgu yapıldı. Türk teknik adamın bazı Premier Lig kulüpleriyle transfer görüşmesi yaptığı da iddia edildi. Cardiff City ilk sırada ismi sayılan ekip olsa da kulüp başkanı bu iddiaları yalanladı, hem de sert bir dil kullandı. Yılmaz Vural’ı tanımadığını, daha önce ismini bile duymadığını söyleyen başkan, “Bunlar saçmalık” dedi.

HAFTANIN KARMASI

Wojciech Szczesny (Arsenal)

Bryan Oviedo (Everton)

Curtis Davies (Hull City)

John Terry (Chelsea)

Seamus Coleman (Everton)

Gerard Deulofeu (Everton)

Aaron Ramsey (Arsenal)

Mousa Dembele (Tottenham Hotspur)

Samir Nasri (Manchester City)

Wayne Rooney (Manchester United)

Demba Ba (Chelsea)

HAFTANIN TAKIMI

Hull City

Premier Lig'in yeni ekibi zirve hesapları yapan Liverpool'u 3-1 mağlup etti. Livermore ve Meyler'in gollerine bir de Skrtel'in kendi kalesine attığı gol eklendi. Gerrard'ın şık frikik vuruşu skoru tayin etti. İki maç üst üste yenilgi alan turuncu siyahlılar bu galibiyetle soluklandı.

HAFTANIN YILDIZLARI

Wayne Rooney – Aaaron Ramsey

Rooney Machester United, Aaaron Ramsey ise Arsenal’de ikişer gol atarken, takımlarına maksimum katkı yapmayı başardılar.

HAFTANIN GOLÜ

Sandro (Tottenham)

Tottenham'ın ikinci golünü attı. Top ayağına orta sahaya yakın bir bölgede gelmişti. Rakibini uyuttu ceza sahasında doğru gitti ve enfes vurdu. Manchester United’ı bu golle zora soktu.

HAFTANIN ŞANSSIZI

Skrtel (Liverpool)

Hull City sahasında Liverpool'u yenerken konuk ekipten Skrtel, rakibin iki golünde başroldeydi. Hull City'nin iki golünde top ona çarparak ağlara gitti.