Mehmet Demirkol

Mehmet Demirkol

mdemirkol@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları
Haberin Devamı

Arda’nın gelişim hızı belki de hiçbir oyuncuda görülmemiş seviyede. Geçen yıl 60. dakikalarda yorgunluktan bayılan adam bu yıl Milli Takım’ın kalbi oldu bile

Sonuna kadar övgüler yağdırabileceğimiz ve ağır eleştirilerde bulunabileceğimiz bir maç seyrettik. Böylesi az bulunur.
Arda, Tuncay, Emre gibi maksimumlarını veren, sonuna kadar çabalayan oyunculardan bahsedebiliriz. Gökhan Gönül, Hakan Balta gibi çok çabalamalarına rağmen takımlarına katkıda bulunamayan hatta soruna yol açan oyuncuları da anlatabiliriz.
Şimdi iyi tarafına bakalım. Üç ayda futbolunu, zekasını, her şeyini birkaç gömlek üste çıkaran Arda’dan... Üçüncü golü 1.76’lık boyuyla daha doğrusu aklıyla kornerden kafayla buldu. İkinci golde topu rakibinden sökerek alıp golü yarattı. Ama en önemlisi ilk golde topa dokunmadan asist yaptı.
Arda’nın gelişim hızı daha önce belki de hiçbir oyuncuda görülmemiş seviyede. Geçen yıl 60. dakikalarda yorgunluktan bayılan adam bu yıl Milli Takım’ın kalbi oldu bile. Her daim hazır Tuncay’ı ve nihayet bir hazırlık kampı geçirip, hazır olabilen Emre’yi unutmayalım.
Kişisel eksiklik ve noksanları saymadan takım olarak neyi yanlış yaptığımıza gelince... Estonya karşısında dahi iki farklı öndeyken oyunu tutamamak, rölantiye alamamak Avrupa Şampiyonası yarı finalistine yakışmıyor. Bunun temel sebebi savunmada verdiğimiz açıklarla ve kanat savunmacılarımızın oyuna girememe sebepleriyle aynı. Orta saha göbeğimiz Hamit ve Emre’den oluşunca iki yönlü oynamakta zorluk çekiyor. Başımız sıkışınca hücumda iyi işler yapıyorlar, ama savunma yönünde birbirlerini tamamlayamıyorlar. Umuyorum Bosna Hersek karşısında övülecek yönlerimiz daha fazla, yerilecek taraflarımız ise çok az olur.
Bütün bunların dışında futbolun ve hayatın ne kadar acayip olduğunu dün bir kez daha yaşadık. Bosna’ya karşı 70 milyon, Ermenistan’ı destekledik. Ulusal çıkarlarımız öyle gerektiriyordu.