Başta Hollandalının bir B planı olmayışı eleştiri konusuydu. Dün önümüze bırakın B’yi Z planını koydu

Savunması sorunlu bir takım olarak başladığı sezonda Galatasaray artık dinamik bir savunma takımı.
Bunun sadece 2 aylık bir sürede gerçekleşebilmesi çok ilginç.
Ancak asıl önemlisi bu 180 derecelik değişimin bir Rijkaard takımında olabilmesi...
Tabii ki zorunlulukların da etkisiyle Rijkaard’ın kariyerindeki ilk defansif deneyiminde başarısız olduğunu da söyleyemeyiz. E aslında oyunculuk kariyerine çok daha uygun bir durum bu.
Başta Hollandalının bir B planı olmayışı eleştiri konusuydu. Atletico maçı dün önümüze bırakın B’yi Z planını koydu. Galatasaray sezon başında neyi temsil ediyorsa bugün tam tersi noktada çünkü...
Strateji olarak sonuna kadar ileride basmaya çalışan ve defansif açıklar veren bir takımdılar. Bugün son derece aktif bir savunmaları var. Oyun merkezleri geride, ama çıktıklarında da etkili olabiliyorlar.
Kadro olarak durum daha da garip. Ligin ilk haftasından tam 7 değişik bir kadroyla sahadaydılar dün. İlk Beşiktaş maçından 6 farklı... Bunun sebebi sakatlıklar kabul. Ama bu krizi idare etmede büyük bir sorun da yaşamıyor...
Yani Rijkaard bırakın A planından B’ye geçmeyi, Z’yi bile zorluyor...
Oyunu enine geniş oynayan bir takım olmaktan dar alan savunması yapan ve direkt kaleye yönlenen bir ekibe çevirildiler. Dünden sonra onlar adına şunu söyleyebilirim. Atletico maçı için umutlu olmakta sakınca yok.
Dün ilk 20 dakikada tam 10 korner oldu. Bunu sağlayan Beşiktaş’ın arzulu hücum çabası. Bu mantalitelerini kutlamak lazım. Ellerinden geldiği kadar oyunu genişletmeye Ernst ve Fink’i hücuma dahil etmeye çalıştılar. Nobre eski günlerine biraz yakın olsa Galatasaray’ı daha da zorlayabilirlerdi.
Bu oyunu daha düşük yoğunlukta da olsa ilk yarı boyunca sürdürmeyi de başardılar. İkinci yarıda Elano ve Arda’nın orta sahada top almayı başarmasıyla baskıları hafifledi doğal olarak. Sanırım fiziki bir düşüş de yaşandı.
Ancak yine de yenik duruma düştükten sonra oyuna dönebilmeleri önemli. Her ne kadar Rijkaard’ın zorunlu ve keyfi değişikliklerle oyun kontrolünü biraz olsun bırakmasıyla ilgili olsa da, Denizli’nin öğrencilerini bu çaba nedeniyle kutlamalı.