Beşiktaş – Göztepe karşılaşması, ligdeki konumlarından dolayı iki takım için de büyük önem taşıyordu. Şenol Güneş, bu önemli karşılaşmaya oldukça ofansif bir kadro ile çıkarken Kagawa ile Ljajic’i de ilk kez birlikte ilk on birde sahaya sürdü.

Ancak ilk yarıda işler siyah- beyazlıların düşündükleri gibi gitmedi. Beşiktaş, Göztepe’nin önde basmasından dolayı geriden oyun kuramadı ve topu rakip kaleye taşıyamadı. Adriano’nun henüz 12.dakikada sakatlanarak yerini Necip’e bırakmasıysa Beşiktaş için işleri daha da zorlaştırdı. Bu değişiklikten sonra sol beke geçen Medel, doğal olarak hücum anlamında hiç katkı sağlayamadığı gibi o kanattan gelen akınlar da siyah- beyazlılara zor anlar yaşattı.

Bu saydığım etkenlerden dolayı hücum anlamında hiçbir varlık gösteremeyen Beşiktaş, 35.dakikadan itibarense kalesinde önemli tehlikeler yaşadı. Özellikle Yasin Öztekin’in getirdiği toplar Beşiktaş kalesinde önemli pozisyonlar yaşanmasına neden oldu.

İkinci yarıya Necip’in yerine Lens ile başlayan Şenol Güneş, sistemde de değişikliğe gitti. Geride Dorukhan, Vida ve Medel ile üçlü bir savunma hattı kuran tecrübeli teknik direktör, kenarlara Gökhan Gönül ve Lens’i yerleştirdi. İlk yarıda sol açıkta oynayan Ljajic ise, Atiba’ya yaklaştırılarak Kagawa ile birlikte hücuma daha fazla katkı yapması amaçlandı.

Gelgelelim ikinci yarının hemen başında gelen gol, maçın hikayesini tamamen değiştirdi. Bu golden sonra moral üstünlüğü Beşiktaş’a geçti. İkinci yarıda uygulanan yukarıda anlattığım sistem de Kara Kartal’ın futbolunu pozitif etkiledi. Özellikle Ljajic ikinci yarıda daha etkili oldu. Genç futbolcu kanatta çok verimli olamıyor. Nitekim Göztepe maçının ilk yarısında da bunu gördük. Ancak ortaya geçtiği zaman çok etkili bir silaha dönüşüyor. Bence Şenol Güneş kalan maçlarda onu, Göztepe karşılaşmasının ikinci yarısında olduğu gibi Kagawa ile birlikte ortada oynatabileceği bir sitem üzerinde düşünmeli.

Göztepe, 1-0’dan sonra da Beşiktaş kalesinde etkili olmayı başardı. Ancak sarı- kırmızılı futbolcuların son paslardaki hataları, onların golle buluşmalarını engelledi. Elbette Vida’nın yaptığı kritik müdahaleleri de unutmamak gerekir. Kaleci Karius da bu karşılaşmada daha istekli ve başarılı bir performans ortaya koydu.

Ancak siyah- beyazlılarda maçın adamının Quresma olduğunu düşünüyorum. Portekizli futbolcu, uzun bir aradan sonra bu unvanı yeniden almayı başardı. Quresma hırsı, iştahı, güzel futbolu ve Burak Yılmaz’a yaptığı asistiyle Beşiktaşlı taraftarların özledikleri performansı uzun bir süre sonra yeniden gösterdi.

Gollerine bu maçta attığı güzel kafa golüyle devam eden Burak Yılmaz ve sahada basmadık yer bırakmayarak profesyonellik dersi vermeye devam eden Atiba’yı da saymadan geçmek olmaz.

Yeniden Göztepe’ye gelirsek, sarı- kırmızılılar için bundan sonra işler daha da zorlaştı. Çünkü Göztepe 27 puanda kaldı ve Bursaspor dışındaki rakipleriyle arasında en az 4 - 5 puan fark var. Üstelik o rakipler kazanmaya devam ediyorlar.

Esasen Göztepe, Beşiktaş karşısında kötü bir futbol oynamadı. İlk yarıda öne geçmek için şanslar yakalayan sarı- kırmızılılar, ikinci yarıda da etkili ataklar gerçekleştirdiler. Ancak yukarıda da belirttiğim gibi son paslarda, son tercihlerde hatalar yaptılar. Gerçek şu ki, Göztepe’nin santrafor bölgesinde ciddi bir sorunu var. Sarı – kırmızılılar bu sezon transferde önemli hatalar yaptılar. Jerome çok yetersiz, Deniz Kadah tek santraforlu oyunda iyi değil, Ghilas da derde derman olamıyor.

Göz Göz’ün lige verilen bu arayı çok iyi değerlendirmesi gerekiyor. Bundan sonraki süreçte arka arkaya rakipleriyle karşılaşacak olan Göztepe’nin alacağı seri galibiyetler işleri bir anda değiştirebilir. Göztepe’de bunu başaracak potansiyel fazlasıyla var. Yeter ki, şu gol atma sorunu aşılabilsin.

https://twitter.com/tolgaersari