17.01.2018 01:30 | Son Güncelleme:
ANKARA Milliyet

'Terör yuvalarını birer birer dağıtacağız'

Türkiye’nin Irak ve Suriye’de oynanan oyunları bozduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah yarın, öbür gün Afrin ve Münbiç’ten başlayarak Suriye’deki diğer terör yuvalarını da birer birer dağıtacağız” dedi. Erdoğan operasyonun Suriyeli muhaliflerle birlikte yapılacağını açıkladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Afrin’e yönelik olası operasyonla ilgili olarak ABD Başkanı Donald Trump’ı aramayı düşünmediğini belirterek, “Çünkü daha önce bunları konuştuk, o bana dönecekti. O bana dönmediği sürece ben ona dönmem” açıklamasında bulundu. “Afrin ve Münbiç’ten başlayarak Suriye’deki diğer terör yuvalarını da birer birer dağıtacağız” diyen Erdoğan “Buna ne müttefikimiz gibi gözüküp bizi sırtımızdan vurmaya kalkanlar engel olabilir ne de siyasetçi görünümlü marjinal terör destekçileri mani olabilir” diye konuştu. Erdoğan CHP İstanbul İl Başkanı seçilen Canan Kaftancıoğlu’nun tartışma yaratan tweet’lerini de ekrandan gösterip, “Atatürk’ün partisi kimlerin eline kaldı” dedi.

Erdoğan, dün Ak Parti grup toplantısında şu mesajları verdi:

NE TAVIR ALDINIZ: Ey NATO, siz ortaklarınızdan birine herhangi bir sınır tecavüzünde, tacizinde bulunanlara karşı tavır almakla da mükellefsiniz. Peki şu ana kadar siz, ne tür bir tavır aldınız? Bunu kendilerine duyurduk, duyuruyoruz. Şu anda da Belçika’daki toplantıda Genelkurmay Başkanımız, kendileriyle bu konuları da görüşüyorlar, görüşecekler.

KİMSE ENGELLEYEMEZ: Dün Irak’ta oynanan oyunu bozduk, Suriye’de oynanan oyunun kalbine Fırat Kalkanı ile adeta bir hançer sapladık. İnşallah yarın, öbür gün, kısa bir süre içinde Afrin ve Münbiç’ten başlayarak Suriye’deki diğer terör yuvalarını da birer birer dağıtacağız. Buna ne müttefikimiz gibi gözüküp de bizi sırtımızdan vurmaya kalkanlar engel olabilir ne de siyasetçi görünümlü marjinal terör destekçileri mani olabilir. Hala bizim rabiamızın anlamını kavrayamayanlar ve bu uğurda neler yapabileceğimizi göremeyenlerin olduğu anlaşılıyor. Osmanlı’ya yaptıkları gibi bize de ‘hasta adam’ muamelesi çekmek isteyenler varsa açsınlar 15 Temmuz gecesinin görüntülerini tekrar tekrar seyretsinler. Orada hasta bir millet, hasta bir devlet mi var yoksa erkeğiyle, kadınıyla, genciyle, yaşlısıyla kıyama kalkmış koskoca bir millet ve arkasında dualarıyla onları destekleyen yüz milyonlarca kardeşi mi var, iyi baksınlar.

BİR GECE ANSIZIN: (Grup toplantısı sonrasında, Afrin’e yönelik operasyonun ne zaman yapılacağı sorusuna) Ben her zaman ne diyorum? ‘Bir gece ansızın.’ Çünkü savaş stratejisinde geceler biliyorsunuz sayısızdır. (MGK’dan bu konuda bir karar çıkıp çıkmayacağı sorusuna) Onu oradan beklersen yanlış olur.

SURİYELİ MUHALİFLERLE BİRLİKTE: (Afrin operasyonuna Suriyeli muhaliflerin dahil olup olmayacağı sorusuna) Tabii onlarla beraber olacak. Onlar için veriliyor bu mücadele, bizim için değil. Biz onlara, topraklarına sahip çıkmaları için, bu kardeşlerimize orada yardımcı oluyoruz. Çünkü biz bugün onlara yardımcı olmazsak, yarın orada bizim için bir tehdit kuşağı oluşacak. Biz bu tehdit kuşağının oluşmaması orada bize gönül veren, Türkiye’ye karşı gerçekten muhabbeti fazla fazla olan bu tür insanlarla dayanışma içerisinde... Amerika 11-12 bin kilometreden gelecek, burada kendisine bir ordu oluşturacak ve adını da ne koyacak? ‘Sınır güvenliği’. Neyin sınır güvenliği? Bakın şu anda Suriye’de rejim, ‘bu bizim için bir tehdit oluşturur’ diyor ve kesinlikle böyle bir oluşuma onlar da sıcak bakmıyor. (Operasyonda hava desteğinin olup olmayacağı sorusuna) Bu konuda çok fazla detay istenmemeli. Bu stratejiktir. Bu taktiktir.

‘Trump’a dönmem’

Cumhurbaşkanı Erdoğan bu konuda ABD Başkanı Donald Trump ile bir görüşmesi olup olmayacağı sorusu üzerine, “Şu anda henüz kendisini aramayı düşünmüyorum. Çünkü daha önce bunları konuştuk, o bana dönecekti. O bana dönmediği sürece ben ona dönmem” diye konuştu. Putin ile görüşmesinin olup olmadığına dair soruya da Erdoğan, “Oluyor. Daha iki üç gün önce konuştuk, telefon diplomasimiz devam ediyor” karşılığını verdi.

‘Geleceğin siyasetçisi’

Grup toplantısında Erdoğan’a, “Tayyip amca” diye seslenen bir çocuk, “Zulmü alkışlayamam” şiirini okudu. Şiiri sonuna kadar dinleyen Erdoğan, “Allah nazardan saklasın, maşallah. İnşallah işte geleceğin siyasetçileri yetişiyor” ifadesini kullandı. 

‘İnanmayın’

Erdoğan, “MHP ile ittifakta Kürt vatandaşların küseceği” iddiasının hatırlatılması üzerine, “Onlara inanmayın. Bu millet o oyunları artık aştı” ifadesini kullandı.

‘Atatürk’ün partisi ne hallere geldi’

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının önemli bölümünü CHP İstanbul İl Başkanı seçilen Canan Kaftancıoğlu’nun tweet’lerine ayırdı. Tweet’leri ekrandan gösteren Erdoğan şunları söyledi:

İL BAŞKANI TAM BİR FACİA: Dünyanın her yerinde ana muhalefet partileri ülke  yönetimine aday olur. Bizdeki ana muhalefet ise cebinde keklik olarak gördüğü yüzde 25’lik oyun üzerine en küçük bir ilave yapmaya gerek görmüyor. Tam tersine kendini marjinalize etmenin gayretinde. Şimdi İstanbul’a bir il başkanı seçmişler ki tam bir facia. Bu kişi madem ki kongre salonundan çıkmıştır öyleyse CHP’nin il başkanıdır. Ama bu il başkanının geçmişine baktığımızda bizim bir şey söylememize gerek kalmıyor, kendi söyledikleri zaten her şeyi anlatıyor. Her şey bir tarafa da Gazi Mustafa Kemal’in kurduğu parti ne hallere geldi, kimlerin eline kaldı? Ermeni soykırımı diyerek tarihi ve milleti aşağılıyor. Devlet katil değil, seri katil açıklamasıyla güvenlik güçlerine saldırıyor.

TAM DA FETÖCÜLERİN İSTEDİĞİ GİBİ: CHP, BDP işbirliğine dair tweet’ler atıyor. Bu konuda tepkiler almış olacak ki hemen CHP’yi BDP ile aynı yola girdi diye eleştiren gerzekler, ‘yol doğru yol ona bak sen’ diyerek karşı saldırıya geçiyor. PKK’nın güdümündeki BDP’liler, ülkemizi kaosa sürüklemek için sokakları kana ve ateşe boğarken bu kişi Kürtler Gezi’de yok, şunu yapmış, bunu yapmış bahane bulma sen, Kobani’de ne yapıyorsun, nasıl davranıyorsun, ona bak diyerek, yapılan ihanete ortak oluyordu. Bu olaylarda ihtiyaç sahiplerine kurban eti dağıtmak için evden çıkan Yasin Börü ve arkadaşları başta olmak üzere 50’nin üzerinde masum insan alçakça şehit edilmişti. 15 Temmuz kahramanlarına etmedik hakaret bırakmıyor, darbe gecesi daha işin rengi dahil henüz tam belli olmamışken, ‘alın size nurtopu gibi mağduriyet’ diyerek tam da FETÖ’cülerin istediği gibi 15 Temmuz direnişini itibarsızlaştırmaya çalışıyor. 34 vatandaşımızın alçakça şehit edildiği Boğaziçi Köprüsü’nde darbe gecesi yaşanan olayları nasıl anlatıyor biliyor musunuz; ‘Tekbir getirerek, boğaz keserek mi demokrasi mücadelesi verilir? İnandığınız Allah’ınız, sizin de belanızı versin’. Ey Kılıçdaroğlu, ey Kemal Efendi, söyle bana arkadaşını söyleyeyim sana kim olduğunu. Kiminle yoldasın, ortada işte. 15 Temmuz’la ilgili, ‘dinin nasıl afyon olarak kullanılabileceğinin canlı ve acı örneğini yaşadık dün gece’ diyerek, Marksist terminoloji ile milletimizin değerlerine saldırdı. Bay Kemal, herhalde sen de bundan sonra çok daha fazla düşüneceksin.

MARJİNAL DERNEK BAŞINDA OLMASI GEREK: Kendisi bu naneleri yer de eşi bundan geri kalır mı? O da adeta övünerek, 7 dakikada çeyrek domuzu nasıl yediğini anlatıyor. Hıza bak, hıza. Milletime olan saygım nedeniyle şahsıma, hatta vefat etmiş anacığıma yönelik galiz küfürleri burada zikretmekten hicap duyacağım. Eğer Türkiye’nin siyasi alternatifi bu şahsın İstanbul İl Başkanı olduğu bir CHP ise vay milletimin, ülkemin haline. Bu kafayla CHP, bırakınız iktidara gelmeyi kendi birliğini, bütünlüğünü dahil koruyamaz. Normal şartlarda Taksim’in arka sokaklarındaki küçük bir büroda faaliyet gösteren marjinal bir derneğin başında olması gereken bu tipleri, oradan alıp siyasi partinin başına koyduğunuzda işte böyle arizi bir durum ortaya çıkıyor.  Kemal Kılıçdaroğlu gibi karikatür bir tipin başında bulunduğu partiye de tencere kapak misali herhalde böyle bir il başkanı yakışır.  

‘Vicdan ve ahlak fukarası’

Kendini yakmaya teşebbüs eden bir vatandaşa, ‘Gidip kendini sarayın önünde yaksaydın, ardından sarayı da yaksaydın’ diyebilecek kadar vicdan ve ahlak fukarası. Şu anda ben de, arkadaşlarım da, zaten suça teşvikten başta Bay Kemal hakkında davalarımızı açıyoruz. Terör örgütlerinin sözcülüğüne soyunmayı, hatta bizzat terör örgütü mensuplarını göreve getirmeyi muhalefet sanan bir zihniyet CHP’yi esir almıştır. CHP’ye gönül verenler arasında bu seviyesizlikleri, bu çirkinlikleri, bu ihanetleri kabul etmeyen nice insanlar olduğunu biliyorum. Onlara özellikle sesleniyorum; Türkiye’nin ana muhalefet partisinin böyle bir avuç marjinalin elinde heder olması demokrasimiz adına da çok büyük kayıptır.

OYUNLARINA GELMEYİZ: CHP’de yaşananlar, ülkemizin güney sınırlarında maruz kaldığı tehditten bağımsız değildir. Türkiye’yi güney sınırları boyunca kurmak istedikleri bir terör koridoruyla kuşatmayı hedef alan projenin içerdeki bir başka kolu da CHP eliyle içeride siyaseti kuşatmaktır. Milletimiz Gezi olaylarından beri böyle bir kuşatmaya izin vermeyeceğini göstermiştir. Sınırlarımız boyunca terörist ordusu kurmaya çalışanlara, vaktimizi ve enerjimizi içeriye hapsederek destek olmaya çalışanların oyunlarına gelmeyeceğiz. Milletimize yapılan hiçbir hakareti elbette cevapsız bırakmayacağız ama kimseye de hak ettiğinden fazla zaman ayırmayacağız.

Bu habere ifade bırak
  • 16Mutluyum
  • 1Şaşkınım
  • 2Kararsızım
  • 1Kızgınım
  • 1Üzgünüm
Toplam Oy21