Uzay Gökerman

Uzay Gökerman

uzaygokerman@yahoo.com

Tüm Yazıları

Dün iki açıklama geldi.

İlki sportif taraftan; TFF’den.

“Fenerbahçe-Galatasaray maçı sonrasında çıkan olaylar hepimizi derin bir üzüntüye sevk etmiştir. Futbolun ruhuyla bağdaşmayan, tarihi bir rekabete asla yakışmayan, taraflı-tarafsız herkesin yüreğini acıtan bu tabloyu kabullenmek, hoşgörü ile karşılamak, sebebi ne olursa olsun alışılagelmiş bir saha olayı gibi görmek asla mümkün değildir.

Türkiye Futbol Federasyonu, bu aşamada çok yönlü bir değerlendirme yaparak gereken yaptırımları uygulayacaktır.”

Haberin Devamı

İkincisi siyaset tarafından; Başbakan’dan.

“Bunu biz terörde görüyoruz. Ama bu tribünlere terörü hâkim kılmak isteyen zihniyeti de lanetliyorum.”

Ülkemizin temel sorunu karşılaştığımız olayları doğru anlayamama ve bunun sonucunda da gerekli önlemleri alamamaktan kaynaklanmaktadır.

Yüzyıllar önce söylenmiş bir tespiti burada tekrardan hatırlamada yarar var.

“Görünenle içerik aynı olsaydı bilim olmazdı.”

Ülkemizin bütün gelişmeleri geriden takip ediyor oluşunda da işte bu var. Sadece gözlerimizle gördüğümüz şeyler her zaman gerçeğin kendisi olmayabilir. Bu durumda da koyduğunuz tüm teşhisler ve peşinden gelen tedavi yöntemleri de yanlış olacaktır.

TFF daha giriş paragrafı ile suçu ve suçluyu tespit ettikten sonra ne ceza vereceğinin araştırmasına girişirken; Başbakan, bu ülkenin duymaya çok alıştığı en popüler benzetmesiyle “terörist” söylemini ortaya koyup sonrasında herhangi bir açıklama yapmaya izin vermeyecek bir irade göstermektedir.

Bu sonuç bizi sonraki yıllarda yaşanacak yeni olaylara hazırlamanın ötesine geçmeyecektir.

Fenerbahçe-Galatasaray Süper Finali öncesinde, sırasında ve sonrasında rakip takımı rahatsız edecek tek bir eylem olmamıştır.

Maç sonunda Galatasaraylı oyuncular saha ortasında sevinirlerken, Fenerbahçe taraftarlarının çok büyük bölümü diğer taraftan kendi futbolcusu ile ilişki halindeydi.

Stadyumun birçok yerinden alkış yükseliyordu, Fenerbahçeliler futbolcusunu tribünlere çağırıyordu.

Zaten karşılaşmanın genel havası maçın berabere biteceğini stadyumdaki herkese hissettirmiş ve taraftarlar bu duruma kendilerini hazırlamıştı.

Haberin Devamı

Nedense belki de bir tesadüftür bir önceki Galatasaray maçı öncesinde de emniyet güçlerinin sürekli sorun yaşadığı Türk Telekom tribününün küçük bir bölümünde taraftar ile polis arasında yine sınırlı bir temas oldu.

Emniyet karşılaşmanın sonlarına doğru saha içinde öylesine önlemler almıştı ki sahaya fiili bir müdahalede bulunulması zaten mümkün değildi.

Açıkçası olayları başlatan o tribünlerden de bir müdahale olamazdı. Ancak polis bulunduğu yeri terk edince tüm toplumsal olaylarda olduğu gibi bir kovalamaca başladı.

Sonra da ortalık karıştı.

Saha dışında olanların (gerçi saha içindekilerin bile ne kadarının olduğu da şüphe götürür) Fenerbahçelilerle ilişkilendirilmesi konusu çok hassas bir denge üzerindedir.

Kimdir o kişiler?

Bulunmuş mudur?

Karşılaşma öncesinde stadyumun çevresinde çok büyük bir kalabalık toplanmıştı. Bunlar yüzünden elinde kombinesi olduğu halde stadyuma sokulmayan yüzlerce kişi oldu. Hatta tek istekleri hakları olan maçı izlemek üzere tepki veren bu kişilerin üzerine biber gazı sıkıldı. Bu biber gazı sıkılan insanların arasında işadamları, yöneticiler vardır.

Haberin Devamı

Biber gazından nasibini alan kişiler arasında ben de vardım ve bunun nasıl bir şey olduğunu ancak buna maruz kaldığınız zaman anlayabilirsiniz. O gazı soluduğunuzda ve etrafınızdakilerle birlikte bir boğulma hissi yaşadığınızda sonrasında aklınıza gelen şey büyük bir öfke oluyor.

Neden?

Çünkü böylesi bir muamele ile karşılaşmayı kesinlikle hak etmediğinizi düşünüyorsunuz.

Toplumsal olaylara karşı devletimizin tek önlemi dayak atmak ve biber gazı sıkmak mıdır?

Çıkan olaylar birinci derecede sportif değildir! Bu nedenle de sportif cezalar vererek bu durumu geçiştiremezsiniz.

Sonuçlarını terörle açıklamaya çalışırsanız bambaşka yerlere kendiliğinden çekmiş olursunuz.

Şiddeti kimin yarattığını ayırt etmeniz gerekiyor.

Şiddet spordan mı yoksa spor dışındaki müdahalelerden mi geliyor?

Şiddettin kaynağı Fenerbahçe mi yoksa o şiddetin mağduru mudur?

http://twitter.com/uzaygokerman