Atanamayan öğretmenler, açıkta kalan öğrenciler!..

Sözleşmeli Öğretmenler Kervanı’na dün, 20 bin öğretmen daha katıldı. Keşke şartları biraz daha iyileştirilse ve okullar açılmadan ek bir atama daha yapılsa. Çünkü yüz binlerce öğretmen, bunu bekliyor.

Atanamayan öğretmenler ile gidecek lise bulamayan öğrenciler ve açıkta kalan üniversite adaylarının ruh hali aynı. Hepsi matemde.

Bayramda herkes gülerken, onlar, kendileri de dâhil, herkesten kaçacaklar...

Bunu hak etmedik!

Atanamayan öğretmenlerden mesaj yağıyor. Adeta enkaza dönmüş durumdalar.

Acilen bir morale ihtiyaçları var. Hem de hemen.

Öğretmenler için ek atama, liseliler için ek kontenjan, üniversite adayları için de sıfır faizli kredi verilebilir.

Neden mi?

İşte bu noktaya gelmemeleri için...

G.G., “Haydi Kızlar Okula” diye yıllardır, sırtını okşayıp, büyük hayal kurdurduğumuz, kardelenlerden biriydi. Bugün geldiği nokta ise yüz binlerce öğretmenin ruh halini yansıtıyor:

Çok yoruldum!

“Merhaba. Atanamayan 26 yaşında bir öğretmenim. Kendi alanım dışında da her şeyi çözdüğüm bir sistemde, sınavı geçemiyorum. Nasıl başaracağımı da ne yapmam gerektiğini de bilmiyorum.

Psikolojim iyice bozuldu. Atanamadığım için ailemle sürekli problemler yaşıyorum. Etrafımdaki insanların acıyan sözlerinden çok bunaldım.

Özel okulların sömürü anlayışıyla çalıştırılmaktan da çok yoruldum.

6 yıl tıp eğitimi almış bir doktor, doktorluk yapabilmek için tekrar sınava girmezken, zaten sınavla yerleştiğim, sınavlardan geçerek mezun olduğum mesleğimi, yapmak için sürekli sınava tabi tutulmaktan çok yıprandım.

Şimdi bir fabrikada işçi olarak çalışıyorum. Özel okullarda üç kuruşa yasal sınırın dışında adeta köle gibi çalıştığım için yorulup bıraktım.

Fabrika ortamını kendime uygun görmüyorum. Küçümsediğim için değil, ilkokul mezunu bireylerle verdiğim emeğin denk olduğunu görmek beni üzdüğü için.

Belki bir gün bu sistemde, galip gelenler arasında yerini alabilirim.

Belki de fabrikada işçi olarak emekli olurum. Ne için okuduğumun anlamını bulamadığım için emeğimin bir karşılığı olmadığı için mutsuz biri olarak yaşayıp, öleceğim. İstenen bu mu?..”

Zor bir soru. Ve cevabını verecek biri var mı, çok merak ediyorum!..

Çeşit çeşit öğretmenlik

Aynı Bakanlıkta görev yapacak, aynı puanlarla atanacak, aynı okulda görev yapacak ve aynı dersi vereceksiniz ama kiminiz uzman, kiminiz kadrolu, kiminiz sözleşmeli, kiminiz ücretli olacaksınız. Böyle bir saçmalık olmaz. Olmamalı da.

Dünkü atama sonrasında da sevinenlerin onlarca kat fazlası üzüldü. Bayram keyifleri kaçtı, pek çoğu içine kapandı, birçoğu da en büyük hayali olan öğretmenlikten nefret eder hale geldi.

Keşke, böylesi noktalara hiç gelinmese. Elbette hepsi atanamaz.

Atansa bile 10 yıl sonra yine aynı yığılma olur ve tekrar aynı noktaya gelinir.

Umut tacirliğinden vazgeçmenin zamanı hâlâ gelmedi mi? Daha nereye kadar, gençlerimizin hayallerini, yerle bir edeceğiz?..

Özetin özeti: Gençlerin yüzü gülmedikçe, refahı, mutluluğu, istikrarı, zor yakalarız!..