Eğitimde KDV kaldırılsın!

Lise kayıtları devam ediyor. Yakında üniversite tercihleri de başlar. Ve pek çok veli ikilem içerisinde...

Devlet okullarında aradıklarını bulamıyorlar, özeller ve vakıflar ise çok pahalı! Kimileri adeta servet gerektiriyor.

“Parası olmayanın özel okullarda ne işi var?” diyenler mutlaka çıkacaktır. Onlara önerimiz, her çocuğu kendi çocukları gibi düşünmeleri!..

Çocuklar, sadece ailelerinin değil, ülkemizin geleceği. İçlerinden hangisinin, yarın, ülkemizin kaderini değiştireceği hiç belli olmaz. Bu yüzden, her çocuğumuza en iyi eğitim olanaklarının sağlanması gerekiyor.

KDV’ye gelince, veliler, yemeyip, içmeyip, gezmeyip, çocuklarını geleceğe daha iyi hazırlamak için dişinden tırnağından kısıp özel okula, dershaneye (kimileri kapandı dese de hâlâ harıl harıl çalışıyorlar) gönderiyorsa, onlardan
bir de KDV almak ne kadar doğru?

Bir ara devlet desteği verildi, kesildi. Adil değildi, iyi oldu ama KDV indirimi, herkese uygulanacağı için çok daha adil ve devamlı olacaktır.

Kaldı ki kriz var diye hemen hemen her sektöre vergi indirimleri yapıldı, teşvikler verildi, eğitime de artık sıra gelmeli!

Devlet taşın altına elini koyarken, okul sahipleri de aynı duyarlılığı göstermeli ve devletin indirim yaptığı oranda bir indirim yaparak, okul ücretlerini makul seviyelere çekmeli. Yoksa, üç beş tuzu kuru okul dışında kontenjanların çoğu boş kalacak ki bunun milli servete verdiği zarar, yapılan indirimlerden çok daha yüksek olacaktır!

Demokraside çare tükenmez diyerek Amerikan füzeleri yerine Rus füzelerine yönelen Ankara, eminiz ki bu konuda da çare üretecektir!..

Zor hafta!

Milyonlarca üniversite adayı için zor bir hafta.

YKS yarın açıklanacak.

Bu bir anlamda, geleceğin anahtarı olacak.

İyi puan, umut vaat eden bir gelecek, vasat bir puan ise hayallerin bir başka bahara ertelenmesi olacak...

Umarız, taslak da olsa tercih listesi hazırlamışsınızdır.

En azından, hangi üniversiteler, hangi meslekler, hangi kentler, ev mi yurt mu, devlet mi vakıf mı sorularının cevabı kafanızda şekillenmiştir!

Eğer hâlâ bu kritik sorulara cevap bulamadıysanız, şu andan itibaren cevap aramanızda yarar var. Yoksa, son dakikaya kalırsınız, ki bu da yeni maceralara yelken açmak demektir!

Tercih listelerinin hazırlanması sınav maratonunun en önemli süreçlerinden biri. Bu yüzden hak ettiği önemi göstermek, gerekli olan zamanı da ayırmak zorundasınız.

Her yıl yüz binlerce aday tercih kurbanı oluyor. Son dakika tercihleri yüzünden tüm hayatını altüst edecek kararlar alıyor ve kendini bir anda hiç istemediği bir kentte, üniversitede, fakültede bulabiliyor!

Tercih sıralamasının en önemli püf noktası şu:

Kazandığınızda, “Benim bu kentte, bu üniversitede ne işim var?” demeyeceğiniz, kayıt yaptırıp da mezun olmayacağınız, mezun olduktan sonra o mesleği severek yapmayacağınız bölümleri asla tercih listenize almayın!..

Böylesi bir tercih, en az iki yılınıza, belki de bir ömür boyu mutsuzluğunuza neden olabilir!

Niye mi?

Kazandığınızda, gidip kayıt yaptırmasanız bile bir sonraki yıl yani gelecek yıl, ortaöğretim başarı puanınız yarı yarıya düşecektir. Dolayısıyla, bu yıl devam etmediğiniz bir tercih, sadece bu yılı değil, gelecek yılı da riske edecektir.

Ya da diyelim ki “Madem kazandım, bari okuyayım ve bitireyim” derseniz, bu da yaşam boyu mutsuzluğu beraberinde getirebilir. Çok örneklerini gördük. İçine sinmeyen bir fakülteyi sırf işsiz kalmamak için yazıp, sonra da bu mesleğe mahkûm olanların mutsuzluğu hiç çekilir gibi değil. Sakın bu kötülüğü kendinize yapmayın!

İş elbette önemli ama severek yapacağınız bir meslek çok daha önemli!..

Özetin özeti: Çocuklarımıza verdiğimiz önem, ülkemizin geleceğine verdiğimiz önemin bir göstergesi olacaktır...