Geleceğin anahtarı gençlerde ama!..

Eklenme Tarihi13.03.2018 - 1:30-Güncellenme Tarihi12.03.2018 - 23:32

Gençlerimiz başımızın tacı ama ne onlar bunun farkında ne de biz bunu kendilerine yeterince hissettire- biliyoruz.

Birkaç günlüğüne Biga’da öğrencilerin konuğuydum.

Keyifle gittim, mutlu döndüm.

Öğrenci toplulukları ya da diğer adıyla öğrenci kulüpleri ne kadar geniş yelpazede, ne kadar yaygın ve ne kadar güçlüyse, geleceğimiz o kadar güvencede sayılır.

Çağdaş devletlerde, demokrasinin en önemli ölçütlerinden biri de sivil toplum örgütlerinin gücüdür.

Onlar ne kadar güçlü ve temsil yetenekleri ne kadar fazlaysa demokrasileri o kadar güçlü ve oturmuş demektir.

Yine aynı şekilde, öğrenci kulüplerinin gücü ve temsil ettikleri öğrenci oranı da üniversitelerin reyting sıralamasında en önemli kıstaslardan biridir.

Şimdi, olaylara bu çerçeveden baktığımızda, sivil toplum örgütlerimizin de öğrenci kulüplerimizin de arzu edilen temsil gücüne sahip olduklarını söylemek hayalcilik olur.

İşte bu noktada, sivil toplum örgütlerimize ve öğrenci kulüplerimize elimizden geldiğince destek olmamız gerekiyor.

İnanmak gerek

Başkalarını bilmem ama ben, yazılarımla, programlarımla, konferans ve söyleşilerimle hep gençlerin yanındayım.

Hem de gazeteciliğe başladığım ilk günden itibaren...

Biga’ya da Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi öğrencilerinin kurduğu İktisat Topluluğu’nun konuğu olarak gittim.

Önce öğrenci arkadaşlarla eğitimi ve geleceği konuştuk, sonra da şehri ve bölgeyi gezdik.

Onların anlatacağı, soracağı çok soru vardı, benim de merak ettiklerim. Uzun uzadıya sohbetler yaptık.

Biga ve Çanakkale’nin öğrenci donanımı dünden bugüne hep çok iyiydi.

Defalarca Genç Bakış yaptık.

Her defasında da sorularıyla, nezaketleriyle ve aidiyet duygularıyla fark yarattılar.

Çanakkale ve Biga’da sokaktaki her üç dört kişiden biri öğrenci.

Onlar kenti, kent de onları seviyor.

Öğrenci profili de adeta bir Türkiye profili! Her ilimizden yüzlerce öğrenci var ve arkadaşlık duyguları öylesine pekişmiş ki Çanakkale’yi geçilmez kılan o günkü duygular ne ise bugün de o!

Keşke bu ruhu tüm üniversitelerimize yansıtabilsek!

İktisat Kongresi

İktisat Topluluğu’nun gündeminde önemli konular var.

Örneğin mayıs ortalarında Türkiye’deki tüm iktisat kulüplerine, gelecek öğretim yılında da dünyanın dört bir yanından katılacak iktisat öğrencilerine ev sahipliği yapmayı düşünüyorlar.

Ve bu konuda hem fakülte hem de üniversite yönetiminden kendilerine samimi destek var...

Bu arada, termik santrallerin yarattığı doğa tahribatına dikkat çekilmesi, bölgedeki tarımsal alanların korunması ve katma değeri yüksek ürünlerin üretilmesine yönelik çabaları da takdire şayan...

Öğrenciler, son yıllarda hepimize çok önemli dersler veriyor.

Örneğin bu yıl 350 bin kontenjanı boş bırakarak YÖK’e; doğayı, işsizliği, katma değeri yüksek ürünleri, markalaşma ve üretimi gündemlerine alarak da biz yetişkinlere biz sizin gibi olmayacağız mesajını veriyorlar.

Kendilerini her zaman olduğu gibi yine ayakta alkışladık. Alkışlamaya da devam edeceğiz.

Ülkemizin neresine gidersek gidelim, İstanbul’a hep moralle dönüyoruz. Çünkü gençlerin heyecanı bize moral veriyor.

Özetin özeti: Geleceği hep çok uzaklarda arıyoruz. Oysa yanı başımızdalar! Sadece gören gözler       gerekiyor!