İcraat zamanı!

Eklenme Tarihi13.07.2018 - 1:30-Güncellenme Tarihi13.07.2018 - 0:23

Oydu, buydu, şuydu derken, her şey geride kaldı.

Şimdi artık icraat zamanı.

Özellikle de eğitimde, acil çözüm bekleyen çok önemli konular var.

Allah’tan, yeni Bakan, konulara vakıf da çok zaman kaybedilmeyecek!..

Peki, eğitimde acil çözüm bekleyen sorunlar neler?

Örneğin ilk sırada LGS var!

LGS’de son durum!

Liselere kayıt süreci bu haliyle devam ederse, okullar açıldığında, yüz binlerce öğrenci okulsuz kalabilir.

Şimdi, aklıevvel birileri çıkıp da “Hayır, hiç kimse açıkta kalmayacak, örgün eğitimi istemeyenlerin kaydı Açık Lise’ye yapılacak” demesin ne olur!

Bu resmen zorunlu eğitim çağındaki, 14-15 yaşındaki çocukları sokağa itmektir ki buna da hiç kimsenin hakkı olmamalı!..

Kolejlerde kayıtlar, devlet liselerinde ise tercihler bu akşam sona eriyor.

Ne kadarı derin bir oh çekti ya da girebileceği okulu tahmin ediyor?

Bir milyon 150 bin adaydan, 150 bini bulmaz.

Bir milyondan fazlası hâlâ önünü göremiyor!

Daha da önemlisi, önümüzdeki yerleştirme ve nakil sürecinde nasıl bir tabloyla karşılaşabileceği konusunda en ufak bir öngörüde bulunamıyor!

İşte bu yüzden, bir an önce bu çarpık sisteme sihirli dokunuşlar gerekiyor!..

Bakan Selçuk, bu konuda geç kalırsa, önümüzdeki aylarda, çok daha ciddi sıkıntılarla karşı karşıya kalabilir ve hiç hak etmediği eleştiri oklarının hedefi haline gelebilir!..

Öğretmen atamaları

Öğretmen atamaları tam bir muamma.

Kaç öğretmen ne zaman alınacak, kadro dağılımı ne kadar adil olacak, hiç belli değil.

Önceki gün açıklanan mülakat sonuçları çok düşündürücü.

Adil olduğunu söylemek çok zor.

Öylesine mağduriyetler var ki çoğu kesinlikle yargıdan dönecektir.

Çok daha önemlisi, olağanüstü halle birlikte, mülakat sistemi de kaldırılacak mı, devam edecek mi?

Açtığı derin yaralar nasıl çözülecek?..

Kadrolu, sözleşmeli, ücretli komedisine son verilecek mi?

Parçalanmış öğretmen aileleri birleşecek mi?

Yönetici atamalarında liyakate önem verilecek mi?

Müfredat ve ödevler

Müfredat programı ve ders kitapları konusunda da kafalar hâlâ karmakarışık.

4+4+4 sistemi hâlâ devam edecek mi?

Bakan Bey’in mevcut sisteme sıcak bakmadığı biliniyor!

Göz mü yumacak, okullar açılmadan yeni bir model mi gelecek!

Ha bir de ödevler var!

Yılmaz, giderayak, kaldırdım demişti ama eğitim kökenli bir Bakan’ın bunu onaylaması mümkün değil!

Bağış ve kadrolar?

Kayıtlarda bir yandan bağış alınmayacak derken, öte yandan “Bağış yapmazsanız kaydınız mümkün değil ya da çocuğunuza hijyen koşullar sunmamız çok zor, karar sizin!” tiyatrosu oynanmaya devam edecek mi?

Bağış varsa adı konmalı yoksa da dayatma içerisine girilmemeli, okullara kaynak aktarılmalı!..

Bakan Selçuk’u bekleyen çok önemli görevler var ama öncelikle kadrosunu oluşturması gerekiyor.

Bakalım bu konuda ne kadar özgür, hızlı ve kararlı olacak?

Atacağı ilk adımlar, yapacağı ilk atamalar, geleceğin ipuçları olacak!

Kendisini yakından tanıyan herkes “O kesinlikle ilkelerinden taviz vermez” değerlendirmesi yapıyor.

“Ya başarır ya da fazla kalmaz” diyen çok fazla.

Haydi hayırlısı diyoruz.

Ülkemiz ve çocuklarımızın geleceği için en doğru olan ne ise o olsun diyor ve kendisine bir kez daha başarılar diliyoruz...

Böylesi bir atmosferi yakalamak her zaman,
herkese nasip olmaz!

Umarız bu fırsat en iyi şekilde değerlendirilir...

Özetin özeti: Eğitimde ilk kez yüzler gülüyor ve ne olur hep böyle devam etsin!..