Lütfen sessizlik

Bu hafta sonu üniversite sınavları var.
Gelecek hafta sonu ise tarihi bir seçim gerçekleşecek.

Bu yüzden, cumartesi ve pazar İstanbul’un dört bir yanında mitingler ve bangır bangır bağıran seçim otobüsleriyle seçim gezileri var.

Binali Bey ve Ekrem Bey’den yüz binlerce aday adına ricamız, ne olur yarın ve öbür gün öğle saatlerine kadar propagandalarına ya ara versinler ya da kapalı mekânlara alsınlar.

Nereden baksanız, aileleriyle birlikte yarım milyon seçmen söz konusu ve yapılacak en ufak bir hata, gelecek hafta ağır bir fatura olarak karşılarına çıkabilir. Onun yerine, sınavı kazanacak öğrencilere ve açıkta kalacak adaylara yönelik projeler açıklarlarsa, hiç ummadıkları kadar artı oy alabilirler. Bizden hatırlatması!

Örneğin hemen her ilde, üniversiteyi kazanan öğrencileri belediyeler, başta burs olmak üzere her türlü armağanla ödüllendirirken, İstanbul ne yapacak merak ediyoruz?

Yine aynı şekilde, sevinenin en az üç katı üzülen olacak ve tamamına yakını işsizler ordusuna katılacak. Peki, onlar için ne düşünülüyor? Bu konuda projeleri varsa açıklamaları için bugün, yarın en
uygun gün!..

Kaçı sevinecek?

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Halis Aygün hafta sonu düzenlenecek Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) 2.5 milyondan fazla adayın katılacağını açıkladı.

Büyük rakam! Peki, ne kadarı sevinecek?

Henüz kontenjanlar açıklanmadı.

Muhtemelen 800 bin civarı bir kontenjan açıklanır ama çoğu şişirme rakamlar olacaktır.

Kazanıldığında sevinilecek kontenjan sayısı 100 bini geçmez!..

Peki ya diğerleri?

Birkaç yüz bini ilk 5 tercihinden sonraki tercihlerine girecek, diğerleri de derin hayal kırıklıkları yaşayacak. Yani sevinenden çok üzüleni olacak bir sınav yapılıyor.

Bu tür sınavlarda çalışsaydın kazanırdın gibi söylemlerin çok fazla bir geçerliliği yok.

Bir milyon aday tam puan alsa ne olacak?

İstedikleri üniversiteye girebilecek, istedikleri mesleği seçecek ve mezun olduklarında istedikleri işe girebilecekler mi?

Sistem baştan aşağı yanlış! Bu yüzden bir an önce bu sistemden ve umut tacirliğinden vazgeçilmesi gerekir.

Şu soruyu bir kez daha kendimize soralım:

Sorun eğitimde mi yoksa yanlış insan gücü planlamasında mı?

Çok daha iyi eğitim yapılıyor olsa işsizlik ortadan kalkacak mı?..

Mümkün değil.

Üreten insan yetiştirmeden kalkınma mümkün değil! Kalkınmadan da işsizlik bitmez!

Balık verme yerine tutmayı, tüketim yerine üretimi, savurganlık yerine tasarrufu öğretmeliyiz ama bu kimin umurundaki!..

Baraj puanı?

Başkan Aygün, 2018 YKS’de TYT puanı 200 ve üzerinde olan adaylardan 2019 TYT’ye girmeden bu puanları kullanmak için başvuran aday sayısının da
13 bin 19 olduğunu açıkladı.

Peki, bu yıl yıl TYT barajını kaç aday aşabilir?

1.5 milyon civarında bir aday barajı aşabilir. Hatta daha fazla da olabilir. Çünkü geçen hafta çok zor bir sınavla öğrenci ve velilerin moralleri çok bozulmuş, MEB’e karşı bir tavır oluşmuştu. Yine çok kazık bir sınav yapılırsa, bu kez ÖSYM ve YÖK üzerinden iktidara karşı bir kırgınlığa neden olabilir! Bu da çok kritik bir seçim öncesinde, tahminlerin çok üzerinde bir etki yaratabilir.

Kaldı ki öğrencileri perişan etmenin kime ne yararı var!

Sorular kolay mı olsun? Kesinlikle hayır ama seçici olsun.

Dershaneye gidene, özel ders alana, hormonlu not verilene, öğretmen kadrosu dört dörtlük olana avantaj sağlamasın, adil olsun!..

Adaylara önerimiz, bugünü keyifle geçirmeleri. Sınavlar bittikten sonra görecekler ki TYT, AYT o kadar da önemli değilmiş, hele hele dünyanın sonu hiç değilmiş!

Özetin özeti: Çocuklarımız her şeyin çok daha fazlasını hak ediyor. Onları üzmeye, hayal kırıklığına uğratmaya ve işsiz bırakmaya da hiçbirimizin hakkı yok. Umarız LGS ve YKS artık tarihe karışır!