Nasıl bir eğitim?

Eklenme Tarihi11.11.2018 - 1:30-Güncellenme Tarihi10.11.2018 - 23:07

Eğitim, hayalleri gerçekleştiriyor mu, yoksa köreltiyor mu?
Bu konuda sorulacak çok soru var ve eminiz ki, ilki, nasıl bir eğitim olacaktır.
Bu konuda, mükemmel olanı varsaydığımızda da soruların ardı arkası kesilmeyecektir.
Örneğin eğitim nedir, amacı ya da amaçları nelerdir?
Eğitimi, hayalleri gerçeğe dönüştürme sanatı ya da çocuklara bırakılacak en iyi miras olarak tarif edenler var.
Peki bu ne kadar doğru?..
Her iki tespit de doğru hem de çok doğru.
Ayrıca eğitimle ilgili yüzlerce tarif yapılabilir.
Yapılıyor da.
Bu konuda, hemen sizden de bir eğitim tarifi bekliyoruz.
Öyle ilmi ve felsefi tarifler ya da tespitler olması da gerekmez.
Eğitim deyince aklınıza gelenleri ve beklentilerinizi alt alta sıralayın, tarif kendiliğinden gelecektir.
Ne kadar çok önemli desek de, şu da bir gerçek ki eğitim herkes üzerinde aynı etkiyi yaratmıyor.
Daha da önemlisi, sözü edilen eğitim, nasıl bir eğitim?..

İdeal eğitim?

İdeal eğitim, ülkelere, kentlere, iktidarlara, ailelere ya da dönemin koşullarına göre değişir mi?
Kesinlikle değişir.
Örneğin dünün Köy Enstitüleri’ni bugün hayata geçirmeye kalksanız aynı etkiyi yaratır mı?
Ha, bu arada, genel eğitimden çok daha önemli olan kişiye göre eğitim mi?
Yani bireysel yeteneklerin, ilgi ve beklentilerin önce çıktığı bireysel eğitim modellerini mi daha çok konuşmalıyız?
Çünkü hiçbirimiz birbirimize benzemiyoruz ve hiçbirimizin hayali bir diğerimizin hayaliyle örtüşmüyor.
Peki, o zaman tek tip sınav, tek tip önlük, tek tip müfredat, tek tip ödev, tek tip tercih sistemi dayatması niye?..
Eğitim, çok bileşenli ve bir o kadar da farkındalık gerektiren bir alan.
Bireysel ilgi ve yetenekler kadar hayaller de çok önemli.
Eğitimin ve eğitimcinin görevi ise onları köreltmek değil, bulup, çıkartıp, geliştirmektir.
Peki, biz ya da başkaları bunun ne kadarının farkında ve ne kadarını yapabiliyor?
Mükemmel işleyen bir sistem hiçbir ülkede yok.
Finlandiya gibi çok az nüfusa sahip olan ülkelerde daha iyi sonuçlar verse de yaratıcılık noktasında çok da ileride değiller.
Yapay Zekâ Çağı’na ve robot öğretmenlere hazırlanırken, eğitimin tarifi ve rol dağılımı kadar, beklentileri de yeniden masaya yatırmamız gerekiyor.
Hayaller giderse, geriye hiçbir şey kalmaz, bu böyle biline!..

Şimdi icraat zamanı

Eğitimin felsefi boyutlarını aylardır konuşuyoruz, tartışıyoruz.
Artık kangrene dönüşen sorunları ise yıllardır biliyoruz.
Eylem planlarını hayata geçirme zamanı geldi de geçiyor.
Eğitimi, tılsımlı bir değnekle, bir gecede değiştirmek mümkün değil.
Bazen minik, bazen de kocaman dokunuşlar gerekiyor.
Ve zamanında gerçekleştirilen minik bir dokunuş, iş işten geçtikten sonra yapılacak kocaman bir dokunuştan çok daha önemlidir.
Özetin özeti: Eğitim reformlarını gerçekleştirirken, tamam acele etmeyelim ama geç de kalmayalım!..