Sınavlar önemli ama her şey değil

Bir milyonu aşkın öğrenci için önemli bir gün!
Liselere Giriş Sınavı (LGS), siz bu yazıyı okuduğunuzda, çoktan bitmiş de olabilir. Eğer öyleyse büyük geçmiş olsun. En azından, üzerinizden büyük bir yük kalkmış oldu. Sonuçlar 24 Haziran’da açıklanacak. Genel değerlendirmelerin hangi yönde olduğunu ise yarın tüm ayrıntılarıyla sizlere paylaşacağız.
Görünen o ki sınavınız ne kadar iyi geçerse geçsin, bir milyonu aşkın öğrenci, yine de sınavsız öğrenci alan okullara gitmek zorunda kalacak. Çünkü kontenjanlar o kadar!
Peki, kötü bir sınav dünyanın sonu mu? Kesinlikle hayır. Hayat bir maraton gibi, inişler çıkışlar hep olacaktır!..
Eğer her şey sınav olsaydı, dünyayı yöneten ve yönlendirenlerin en tepesinde hep sınav şampiyonları olurdu. Onları öylesine yoruyor, hırpalıyor ve kalıplara sokuyoruz ki hep zirvede kalmaları mümkün olmuyor...

Kazanamayan ne olacak?

Sınavı kazanamayanlar için çok seçenek var gibi gözükse de parası olmayanların ya da kriz beklentisiyle temkinli davranacakların tek seçeneği, sınavsız öğrenci alan devlet okulları.
Bu noktada, okul başarı puanı, okula devam durumu ve ikamet öne çıkacak ki hepsi de subjektif değerler. Örneğin şişirilmiş notların önüne nasıl geçilecek? Devamsızlığı olan bir öğrenci dersleri çok iyi olsa da geri plana mı düşecek ve en iyi okulların olduğu bölgede oturmak yeterli mi?..
Görünen o ki kayıt dönemi sınavdan çok daha zorlu geçecek!..

Hukuk fakülteleri

Yargı reformu çerçevesinde hukuk fakülteleriyle ilgili yapılan düzenleme, tüm mesleklere yönelik olmak zorunda.
Hukuk elbette önemli, peki ya diğer meslekler önemsiz mi? Bu yüzden, eğer bir insan gücü ve istihdam planlaması yapılacaksa, bu, tüm meslekleri içine almalıdır. Çünkü yaşam kalitesinin yükselmesi ve refahın artması için her mesleği itibarlı hale getirmek zorundayız! Çocuklarımızı, dershane köşelerinden kurtarıp, iş güç sahibi yapmanın da başka yolu yok!..

Sınav ticareti

Sınav sektörü tam bir ticarethaneye dönüştü. Hadi, özel sektörün işi bu. Peki, ya MEB ve ÖSYM’ye ne demeli! Soruları yayımlamak isteyen basın ve yayın kuruluşlarından on binlerce lira istiyorlar. Sanki bu işten para kazanılıyormuş gibi...
Medyanın soruları yayımlama isteği tümüyle sosyal sorumluluk projesidir. En ücra köşedeki öğrenci, öğretmen ve velilere de o soruları ulaştırma duyarlılığıdır. Ama gel de bunu MEB ve ÖSYM’ye anlat. O ÖSYM ki işsiz gençlerden sınav adı altında dünyanın parasını istiyor!..
Önceki gün Kamu Denetçiliği Kurumu’nun (KDK) toplantısındaydım, her türlü başvuru ve takip ücretsiz olarak yapılıyor. Oysa yanlış sorduğu soru için ÖSYM’ye itiraz etseniz bile sizden para istiyor. Böylesi bir mantık olabilir mi, öğrenciler üzerinden ticaret yapılır mı?..
İşte istenen paralar: YKS: TV, 150.000 TL; gazete, 50.000 TL.
LGS: Sınav iki oturum halinde yapılıyor. Kitapçık başı ücret 20 bin 50 TL + KDV; iki kitapçık toplamı: 40 bin 100 TL + KDV.

Eyvah eyvah!

Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi’nden (BETAM) Doç. Dr. Gökçe Uysal ve Araştırma Görevlisi Uğurcan Acar tarafından hazırlanan “15-19 yaş aralığındaki 1.3 milyon genç ne eğitimde ne istihdamda” başlıklı araştırmadan ilginç sonuçlar çıktı. Araştırmaya yönelik yönetici notu aynen şöyle:
“2012-2017 yıllarında ne eğitimde ne de istihdamda (NENİ) olan 15-19 yaş arası gençlerin durumları değerlendirilmiştir.
Türkiye’de hem genç kadınlar hem de genç erkekler arasında ne eğitimde ne istihdamda olanların oranının OECD ortalamasının çok üzerinde seyrettiği anlaşılmaktadır.
Son yıllarda düşüş eğiliminde olan oranın 2017 yılında tekrar yükselişe geçtiği görülmektedir. 2017 itibarıyla 15-19 yaş aralığındaki 500 bin genç erkek, yani yaklaşık her 7 genç erkekten biri ve 780 bin genç kadın, yani yaklaşık her 4 genç kadından biri ne eğitimde ne de istihdamdadır.
NENİ gençlerin yaklaşık 720 bini ilköğretim mezunu, 560 bini ise lise mezunu olarak eğitimden uzaklaşmıştır.
NENİ erkeklerin birçoğu işgücü piyasasında kendisine göre iş olmadığına inandığını ya da iş bulma ümidi kalmadığı için iş aramadığını, NENİ kadınların ise birçoğu ev işleri ve bakım sorumlulukları yüzünden iş aramadığını belirtmektedir.
Yaklaşık 385 bin NENİ genç ise dershaneye ya da kursa devam ettiğini beyan etmektedir.”
Özetin özeti: Sınavlar önemli ama her şey değil. Hele hele dünyanın sonu hiç değil ama işsizlik en can yakanı!