Vali Bey’in İstanbul heyecanı!

İstanbul Valisi Ali Yerlikaya ile önceki gün İstanbul’u konuştuk. Yarım kaldı. Özellikle eğitim için daha sık bir araya geleceğiz. Çünkü öğrenci, öğretmen ve veliler mutlu olursa, İstanbul daha mutlu olur inancındayız.

Sohbette, İletişim Danışmanı, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Ergün Yolcu da vardı. Diğer sorunların çözümü için de daha pek çok üniversite ve akademisyenle ortak çalışma içindelermiş, sevindim...

Vali Bey genç, dinamik, hoşgörülü ve her türlü düşünceye sonuna kadar açık. Ama çok daha dikkat çeken özelliği, sonuç odaklı olması.

İstanbul’un sorunları belli; trafik, güvenlik, göç, istihdam, rant, eğitim, sağlık, turizm başta olmak üzere 12 üst başlık belirlenmiş ve her birinin çözümü için yol haritaları hazırlanmış. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere tüm belediye başkanlarıyla yakın çalışma arzusu içerisinde. İstanbul için güç birliği şart, yoksa sorunların altında hep birlikte eziliriz görüşünde.

Daha önce sırasıyla Şırnak, Ağrı, Tekirdağ ve Gaziantep valiliği yaptı. 26 Ekim’den bu yana da İstanbul Valisi.

“Mesleğimde geleceğim yere kadar geldim, tek amacım İstanbul’a hizmet. Arkamda çözülmedik sorun bırakmak istemiyorum” şeklinde konuşuyor. Sık sık araya girip, Sayın Vali, İstanbul’da sorun biter mi, emin misiniz, bu işler bu kadar kolay değil gibi hatırlatmalar yapacak olsak da, o kararlılıkla, yapacaklarını, yapmak istediklerini anlatmaya devam etti. Umarız bu heyecan hiç körelmez!...

Sert ama vicdanlı

Dört çocuk babası Vali Yerlikaya, Gazianteplilerin kilo almadan veda ettikleri mülki amirlerden biri. Hemen her konuda olduğu gibi yeme içme konusunda da disiplinli. Ayrıca, her gün düzenli yürüyüş yapıyormuş!..

İstanbul’a yönelik tespitleri de fikirleri de fazlasıyla enteresan. Siyaset ve medya ile ilişkilerini sıcak tutuyor. “İktidarın değil devletin valisiyim, herkesi kucaklamaya mecburum, bunu yapamazsam Konya’da evim var, çeker giderim” diyor. Bu diyaloğu anlattığım arkadaşlar, “Samimi miydi?” diye sordular. Bana samimi geldi! Ama yine de bekleyip göreceğiz...

Vali Bey, ilişkiler konusunda çok dikkatli, örneğin, kaçak yapıların yıkımı konusunda, belediyelere, “Siz kötü olmayın, bırakın biz yıkalım” diyecek kadar da risk almaya hazır.

Bu sohbetten de öğreniyoruz ki imar barışından sonra yapıldığı tespit edilen tüm kaçak yapılar yıkılmış. “Kimsenin haberi olmadı, çünkü hepsi bir anda ve kararlılıkla oldu, kimse de itiraz edemedi” dedi.

Peki ya bundan sonrası için ne düşünüyor?

Bu konuda da çok radikal, kendini aşsa da, şunu öneriyor:

“İstanbul için artık yeni araziler imara açılmasın. İlle de konut yapacağım diyenler eskileri yıkıp, onların yerine yapsın, yoksa olası bir büyük depremde hepimiz çok zarar görürüz ve bunun vebalini kimse taşıyamaz!..”

Yerlikaya’nın başta Suriyeliler olmak üzere kaçak göçmen ve kaçak işçiler konusunda da ilginç fikirleri var.

İstanbul kaçak deposu ya da kaçakların transfer mekânı değil, iki aydan fazla burada kalamazlar, süresi dolanı gönderiyoruz, her gün binlerce geri gönderim var, bu daha da artacak. Bu yüzden, İstanbul’a kaçak yollarla gelmeyi düşünenler on defa düşünecek ve vazgeçecek iddiasında.

Kaçak işçi çalıştırmanın faturasını işverenlere defalarca anlatmış. “İleride devlet karşınıza öyle faturalar çıkartır ki altından kalkamazsınız” diye matematiksel hesaplar yapmış ve anlattığına göre, ikna edici de olmuş!

Trafik ne olacak?

Trafik konusunda İTÜ ve Yıldız Teknik Üniversitesi ile ortak proje üretiliyormuş. “Çok önemli bir rahatlama getirecek” diyor. Taksiler konusunda da “İstanbul’un nüfusu dört kat artmış, sayı aynı” diyerek sorunun sektörel olduğuna dikkat çekti ve bu konuda da çalışmalarının olduğunu özellikle hatırlattı.

Beni en çok etkileyen, en önemli tespitlerinden biri ise 3.5 milyona yakın çalışandan yüzde 42’sinin asgari ücret alıyor olması! “Şimdi bu hemşerilerimiz, nasıl daha güvenli evlerde oturacak, nasıl daha iyi hayat sürecek diyerek”, katma değeri yüksek mallar üretilerek, İstanbul’da çalışanların maaşlarının daha da artırılmasına yönelik projelere kafa yoruyor!..

Vali Bey’de proje çok, 3 milyonu aşkın öğrenciyle ilgili olanları da bir sonraki sohbette konuşacağız. Şimdiden heyecanla bekliyoruz. Bakalım, ne çözümler getirecek? Diğer konuların uzağındayız ama eğitimin göbeğindeyiz. Bu yüzden, yapılabilirlik konusunu, eğitimde çok daha net görülebileceğiz!...

Özetin özeti: Ekrem Bey’i de ziyaret edip onun projelerini de dinlemek, bir İstanbullu olarak, eminim ki bir o kadar daha bizi mutlu edecek...