Tokat, Anadolu’nun içlerinde kaybolan, gözden ırak, onlarca ufak ve şirin kentimizden biri.
Makûs talihini eğitimle kırmaya çalışıyor.
Okullaşma oranının giderek artması ve akademik kariyere yöneliş biraz da çaresizlikten.

Kişi başına düşen profesör sayısının pek çok mesleğe ve ilimize göre yüksek olduğu da kesin.
Eski YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan Tokatlıydı. Yeni Başkan Yekta Saraç da Tokatlı.
İstanbul Üniversitesi Rektörü Mahmut Ak atandığında da Tokatlı olması dikkat çekmişti.
Yeni ÖSYM Başkanı Mahmut Özer de Tokatlı olunca, harp okullarını aynı çatı altında toplayan Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Erhan Afyoncu’nun Tokatlılığı da gündeme geldi. Ve daha pek çok Tokatlının üniversitelerde üst düzey görevlerde olduğunu biliyoruz.
Akademik yükseltmelerde, elbette hemşerilikten önce liyakat gelir.
Eminiz ki bu atamalarda da liyakat her şeyin önünde gelmiştir. Ama Yusuf Ziya Özcan’ın YÖK Başkanlığı’nı hatırlayınca, o göreve ne kadar hazır olduğunu ve ne kadar başarılı olduğunu sorgulamayan yoktur!
Yekta Hoca’nın önceki YÖK başkanlarının çoğundan çok daha gayretli, samimi ve yıllardır YÖK üyeliği yaptığı için donanımlı olduğunu defalarca yazdım. Yeni ÖSYM Başkanı da bugüne kadar hiç yurt dışı ve büyük üniversite tecrübesi olmasa da aynı dönemde kurulan bölge üniversiteleri içerisinde kurumunu öne çıkaran bir isim. Diğer Hocalarımızın ve yeni ÖSYM Başkanımızın performansını da hep birlikte göreceğiz, başarılı olduklarında ayakta alkışlayacağız, havanda su dövdüklerinde de elbette ki eleştireceğiz...
Birlikte çalıştığımız arkadaşlar Türkiye’nin dört bir yanından. Onlardan biri de Tokatlı! Tokat’a ilgimiz ve aşinalığımız biraz da ondan.
Tokat’tan o kadar okumuşun yanı sıra seçtikleri milletvekillerinden biri keşke bakan olsaydı da Tokat’a yatırım gelseydi!..
TEOG, ÜGS unutuldu!
Lise ve üniversiteye giriş sistemlerinin değiştirildiği açıklandı ama yerlerine ne geldi henüz net değil.
Liselere girişte sınav var mı, yok mu, varsa sorular açık uçlu mu, test mi hâlâ belli değil!
Üniversiteye girişte tek basamaklı sınav olacağı duyuruldu ama derslerin puan ağırlıkları, lise başarı puanının etkisi, hangi fakülteler hangi puan türüne göre öğrenci alacak? Kime hangi yüksekokul ya da fakülteye girişte ne kadar ek puan verilecek? Meslek liseleri ve imam hatipler hâlâ mağdur edilmeye devam edilecek mi, bilen yok!. 
Ders kitaplarına gelince!
Güya bedava ama yardımcı ders kitaplarına ödenen paralar, bedavaya verilen kitapların üç katı!..
Devletin bedava dağıttığı asıl ders kitapları varken, neden yardımcı ders kitapları okutuluyor? Daha da önemlisi, yardımcı ders kitabı satanlar, okul müdürlerine ya da öğretmenlere menfaat sağlıyor mu, sağlamıyor mu?
MEB, bu iddiaları mutlaka soruşturmalı ve bir açıklama yapılmalı ki herkes zan altında kalmasın.
Bu durum okulların ve öğretmenlerin saygınlığına gölge düşürüyor. Buna da hiç ama hiç kimsenin hakkı olmamalı!..
Özetin özeti: Veliler de öğrenciler de artık eğitim yorgunu, ne olur onları bu dertlerden kurtarın!