Başbakan Yardımcısı Akdağ sigara ile daha etkin mücadele için atılacak 5 dev adımı açıkladı. Buna göre; Kasa yanında sigara satışı yasaklanacak Düz paket uygulanacak, her yeri uyarı olacak Sarma sigaraya önlem alınacak Kapalı mekanlarda sigara denetimi artacak Sigaraya karşı büyük bir medya kampanyası başlatılacak



Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, sigarayla mücadelede yeni yol haritasını Milliyet’e açıkladı. Akdağ yeni dönemde sigaranın satışına ve kullanımına getirilecek sınırlamalara ilişkin 5 önemli adım atılacağını belirtti.

Akdağ’ın sorularımıza verdiği yanıtlar şöyle: 

Uyuşturucu ve sigara ile mücadelede hükümetin yeni yol haritası nedir?
Uyuşturucu ile Mücadele Yüksek Kurulu vardı. Oluşan ihtiyaçlar doğrultusunda Başbakanımızla istişare ettik ve kendisi de bu kurulun Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu şeklinde geliştirilmesi talimatını verdi. Bu kurulun alt çalışma grupları olacak. Bunlardan biri uyuşturucu, biri alkol, biri sigara, biri teknoloji bağımlılığı. Sigara içme oranları maalesef Türkiye’de son yıllarda yeniden artış göstermeye başladı. Biliyorsunuz Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla 2008 yılında ciddi bir program başlatmıştık. 2008-2012 arasında 15 yaşın üstünde sigara içme oranları yüzde 31’den 27’ye düşmüştü. 2016’da yapılan iki araştırma yüzde 31’e tekrar çıktığımızı gösteriyor. Genç nesilde sigara içme oranının artmaya devam ettiğini görüyoruz. Asıl sebeplerden biri bu. Sigara içen herkes uyuşturucu ya da alkol kullanmıyor. Ama enteresan biçimde uyuşturucu kullanmaya başlayan kişilerin neredeyse tamamı, yüzde 90’dan fazlası, önceden sigara içmiş oluyor. Dolayısıyla sigara ile mücadele hem sağlığı korumak açısından hem de uyuşturucuyla mücadele açısından çok önemli. Onun için bunları aynı çatı altına koyuyoruz. Şimdi bu yeni kurula uygun eylem planı, iş planı hazırlıyoruz. 

 Gençlere ne uyarılarınız olacak?

Tüm toplum için çalışacağız ama gençler öncelikli olarak değerlendirilecek. Gençlerimizin şunu bilmesi lazım. Sigara ve uyuşturucu meselesi uluslararası kartellerin ve paradan başka gözü hiç bir şey görmeyen emperyalist unsurların ürünü. Yani uluslararası sigara firmaları büyük paralar kazanıyor ve onlar için gençlerin, bir toplumun sağlığının mahvolmasının hiçbir kıymeti yok. Yani bundan 70-80 yıl önce doktorların ağızlarındaki sigara ile gösterdikleri fotoğraflarla başladılar reklamlara. Şimdi başka taktiklerle daha az zararlı olduğu iddia edilen elektronik sigara gibi yeni ürünlerin reklamlarıyla devam ediyorlar. Doğrusu propagandayı da çok iyi biliyorlar.

 Ne tür yeni önlemler alınacak?



Ak Parti hükümeti olarak çok ciddi tedbirler aldık ve almaya devam ediyoruz. Kapalı mekanlarda sigara içilmesine yasak getirildi. Bunun çok iyi denetlenmesi gerekiyor. Bu denetimler güçlendirilecek. Ama konu sadece kapalı mekanda sigara içilmesi değil. Biliyorsunuz bu sigara kutularının üzerinde uyarıcı yazılar var. Bunların yenilenmesi lazım, daha etkin hale getirilmesi lazım. Ayrıca yeni bir kanun maddesi de taslak olarak hazırlandı. O da düz paket diye bilinen markası küçücük yeni bir sigara paketi uygulaması, yani her tarafının uyarılarla dolu olduğu paketler olacak. Sağlık bakanımızın yeni bir çalışması daha var. Sigara paketlerinin marketlerde, bakkallarda açıkta gösterilerek satılamayacağı hususu. Biliyorsunuz market çıkışlarında, kasanın yanında müşterileri cezb edecek, sakız gibi ürünler koyuyorlar. Genelde bu ürünlerin yanında sigara da bulunduruluyor. Buna mani olacağız. Bir de yeni ciddi bir medya kampanyası yapacağız. 

Makaron yasağı

Sarma sigaraya yönelik de önlemler olacak mı?

Normalde Türkiye’de tütün firmalara sözleşmeli olarak üretiliyor. Onun dışında küçük miktarlarda, kişilerin kendi kullanımlarına müsaade eden bir düzenleme var. Maalesef bu düzenleme istismar edildi. Yurt dışından gelen kaçak tütün ya da sigaradan değil, Türkiye’nin içinde üretilerek kaçak şekilde tüketilen tütünden bahsediyorum. Tütün Makaron diye önceden hazırlanmış sigara kağıdı içerisine dolduruluyor. Bir kutu sigara 8-10 liraya satılırken bu şekilde bir paket sigaranın maliyeti 2 veya 3 lira oluyor. Bu toplumda tütün kullanımının artmasına neden oluyor. Türkiye’de tüketilen sigaranın yüzde 20’si bu şekilde tüketiliyor. Eskiden sarma sigara diye bilinen tütün makaron halinde geliştiriliyor. Bu durum birilerine, çiftçiden çok aradaki aracılara ciddi paralar kazandırıyor. Bunlara mani olacak, tedbirleri üzerinde Maliye Bakanlığımız çalışıyor. 

‘Halk hareketi değil, tepeden inme kuruldu’

Meral Akşener yeni bir parti kurdu, siyasette başarılı olabilir mi? 
Halk tabanından oluşan bir hareketle karşı karşıya değiliz. Tepeden inme bir çeşit toplum mühendisliğiyle kurulan bir parti var. Zaten, kurucular kuruluna bakılınca böyle bir yapı görüyoruz. Bir partinin muvaffak olmasının birinci adımı onun halkın tabanından kurulup yükselmesidir. Türkiye’de kurulan, kurulduktan sonra gerekli desteği alamayan belki onlarca parti gördü. Dolayısıyla vatandaşın talebinin ne olduğuna iyi bakmak lazım. Ak Parti böyle yükseldi. Yani Ak Parti 2001’de kurulduğunda, vatandaşın Ak Parti gibi bir partiye yüksek talebi vardı. Siyasi olarak elit tabakanın bir araya geldik parti kuruyoruz demesinin bana göre siyasi hayatta çok bir önemi yok. 

‘Ak Partililer liderlerinin kararına uyar’

Belediyelerle ilgili tartışmalar var. İstifalar neden gerekli görüldü? 
Bu istifalar 2019 hazırlığından ziyade vatandaşlarımızın talebi ile gerçekleşmektedir. Bu arkadaşlarımız elbette yıllardır hizmet ettiler. Ama hizmetin çıtasının yükseltilmesi için partimizin istişari unsurları böyle bir karar vermişse buna da uymak lazım. Ak Partinin farklı bir geleneği var, bizim partimizde hizip, illa bir makama ulaşmak için başkalarını çiğnemek geçmek, iteklemek falan yoktur. Bizim geleneğimiz, bir davamız var, millete hizmet aşkımız var. AK Partililer partililerin ve liderlerin verdiği karara uyar. Bu bizim usulümüz. Kongrelerde birbirinin kafasını gözünü kıranlar, birbirine sandalye atanlar bunu beğenmiyorlar. İstedikleri kadar beğenmesinler. Bakın AK Parti seçmeninin bir problemi yok. Nedense bu CHP’lilerin problemi olmuş. Vatandaşın bu talebi CHP’yi niye rahatsız ediyor? Halbuki onlar da kendi belediye başkanlarına bakıp ne yapılması gerekiyorsa onun peşine düşmeleri lazım. CHP neden İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin verdiği hizmete bakmıyor?

‘Güney Kıbrıs Batı’nın şımarık çocuğu oldu’

Aynı zamanda Türkiye’nin Kıbrıs İşlerinden sorumlu olan Başbakan Yardımcısı Akdağ, Kıbrıs sorununun neden çözülemediği sorusunu şöyle yanıtladı:
Kıbrıs meselesi çözülmüyor. Çünkü Güney Kıbrıs Batı’nın şımarık çocuğu. Güney Kıbrıs yönetimini zamansız ve AB’nin prensiplerine uymayacak şekilde AB’ye dahil ettiler. Zaten bunun böyle olması çözümü müthiş güçleştirdi. Büyük bir şımarıklık oluşturdu Rum tarafında. ‘Biz artık AB’nin bir üyesiyiz’ diye üstten hareket etme tavrı oluştu. KKTC tarafı her zaman olumlu davrandı. Rum tarafı da olumlu davransaydı bu iş zaten çözülmüştü. BM’yi ve taraf olan diğer devletleri de rahatsız edecek anlayışsız bir tutum içine girdiler. Onun için çözülmüyor bu mesele. Peki biz ne yapabiliriz? Ben hükümetimiz adına KKTC ile Türkiye arasında ekonomik işbirliği ve destekleme programından sorumluyum. Biz KKTC’yi ne kadar hızlı geliştirirsek, refahı ne kadar hızlı artırırsak çözüme o kadar yaklaşırız. Biz barış ve huzur içinde yaşanan, refahı artan bir ada istiyoruz. Biz bunu Rum tarafı ile nihai bir çözüm olmadan da sağlayabiliriz. 2016-2018 yılları arasında 3.5 milyar TL’lik bir ekonomik paket işbirliğimiz var. KKTC kendi yapısal reformlarını gerçekleştirecek. Oranın geliri ve huzurunu artıracağız. Türkiye Cumhuriyeti var oldukça KKTC’deki vatandaşların bir saçının teline kimsenin dokunmasına zaten müsaade etmeyiz. Benim Kıbrıs Türklerinin zenginleşmesini sağlama, ülkenin gelişmesini hızlandırma, ve refah artırma odaklı gibi bir görevim var. Çözümü de en iyi bunun sağlayacağına inanıyorum. O zaman o şımarık taraf çözüme de gelecek. (Akdeniz’de gaz arama tartışmaları) Gaz ile ilgili bizim de orada haklarımız var. Burada KKTC’nin haklarının ihlal edilerek gaz çıkarılmasına ve onun Güney Kıbrıs’ın gazıymış, onun hakkıymış gibi kullanılmasına müsaade etmeyiz.